Asıl bahtiyar insan, ilim ve adalet ile şöhret kazan kimsedir. Her gelen bir gün gider. Kişi ne ekerse onu biçer. İnsan için sonunda iyi ya da kötü addan başka bir şey kalmaz. Düşmana galip geldiğin zaman onun canına kıyma. Zira ona mağlubiyet acısı yeter. Düşmanının minnetle pervane gibi etrafında dolaşması, eteğini onun kanın bulaştırmandan daha iyidir.
Sayfa 67 - İnsan Kitap
Edebiyat
"Gelecek nesiller hiçbir zaman sizleri unutmayacak ve minnetle anacaklardır. Bu dünya hep karanlık, hep kan, hep savaş değildir. Her sabah gün doğumuyla yeniden doğacak, acılarınızdan, yaralarınızdan arınacaksınız."
Sayfa 75·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Böyle bir gün lazım bize
“İçim minnetle dolu, kafam karmakarışık ve aşırı heyecanlıyım.”
"Gerçek sevgiyi tadanlar sıhhatleri yerinde, kendilerinden emin, gururlu, neşeli insanlar değildir; onların buna ihtiyaçları yoktur zaten; sevilmeyi kabul ediyorlarsa bunu, sanki herkes kendilerine saygı borçluymuş gibi böbürlenerek, aldırmayarak yaparlar. Başka birinin kendilerine bağışladığı bu sevgi onlar için sadece bir süstür, saçlarında bir ziynet, bileklerinde bir bileziktir ama onların hayatlarının tek saadeti, tek manası değildir. Ancak kaderin sillesini yemiş olan acizler, biçareler, felaketzedelerdir ki sevgiden bir fayda görürler. Birisi ömrünü onlara hasretti mi, böylelikle hayatın kendilerinden esirgediğini de bahşetmiş olur onlara. Ve ancak onlardır ki alçak gönülle, minnetle severler."
Sayfa 311 - Tema yayınları
Bir tabağı olan yemek yer, iki tabağı olan Nemrutlaşır. Bir saf gören minnetle bakar, iki saf gören kinlenir. Bir ağaç gören sevinir, iki ağaç görenin sırtındaki balta kımıldar. Bir güzel ile şifa bulan, iki güzel gördüğünde hastalanır. Bir tuğla bulunca evini sağlamlaştıran, iki tuğla bulduğunda yeni bir ev yapmaya koyulur. Bizi yoldan ayırır ikilik, üçlük, beşlik. Teklikle yola girer üçler, yediler, kırklar. Bir büyüktür, iki ufaktır, üç küçüktür, dört kısadır. Bir haktır, iki hakka gir-mektir, üç hakkından gelmektir, dört haksızlık etmektir. Bır haddir, iki haddi aşmak, üç haddi çiğnemek, dört haddinden fazladır. Bir dışında buraya kadar söylediklerimizin hepsi belki de yalandır. Bu yüzden her şeyi bilen anlatıcılar olarak toparlanırız, bir oluruz. Lakin yine de kendimizi Hüseyin'in hikẩyesine bir şeyler eklemeye çalışırken yakalar, dağılırız..
Beklentilerinin farkında ol ve onları minnetle değiştirmeyi öğren. Kanaat etmeyi ve şükretmeyi unutma. O vakit göreceksin ki mucizenin kendisisin aslında. Mucize sensin.