Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
sabahları evinden,
akşamları iş yerinden
ve girdiğin dükkanlardan çıkman;
bindiğin arabalardan,
otobüslerden inmen;
geceden gündüze, gündüzden geceye varman;
kıştan bahara, bahardan kışa ulaşman
bu kederin de yok olup gideceğini göstermiyor mu?
dinlediğin şarkının sona ermesi,
okuduğun şiirin son mısrası, seyrettiğin filmin son sahnesi,
yaşadığın kederlerin de bir gün sona ereceğini hatırlatmaya
kafi değil mi?
Mü’minlik ağırdır. Mü’min olmak, sıradan olmamak demektir. Muhammedun Resûlullah' dedim, ben farklıyım artık. Gıdam farklı, giyimim farklı, telaffuzum farklı, gözlerim sansürlü. Çile dolu, kontrollü bir hayata “evet” demektir mü’min olmak. Her türlü konuşamam. Her gülene gülemem. Her yolda yürüyemem. İstediğim kadar uyuyamam.