MİSHEL:
Mishel: Yabanî eşek. Dizgin. Ziynet verecek nesne. Eğe, törpü. Dil, lisân... Nevad: Dil. Mahzen. Zarar, ziyan, hasar... Nevâde: Torun... Verâ: Torun. Arka, geri. Öte. Başka taraf... Nüvid: Müjde, beşaret. Hayırlı haberlerle tebşir... Eşek: Kızıl: İstikbâl: Müjde: Lisân: Feraset.
Vâridât: Nasreddin Hoca’nın Eşeği, ″NASREDDİN HOCA’NIN HİMMETİ″ başlıklı bölüm, İBDA Yayınları
Lûgatçe
KÜLTÜR DAVAMIZ: 800. Terakkuk: Merhamete gelen. (Kültür Davamız’ı Üstadım’ın bir ziyarette bana, “zaman içimizde akıyor!” demesi ve sonra doğrudan beni kastetmedi ise de, “bu dilden anlayan yok!” diyerek me’yus bir hâl göstermesi üzerine, “ben hariç” diyen iç çığlığımın ifâdesi bir vesile ile yazdım.): 800. Enmuzec: Numune, misâl. (Har: Eşek: Mishel-uzun zamanlar. Dil.): 800. Ruh: Efsanevi bir kuş. Sümürg, zümrüd-ü anka. Çehre. (İslâm büyüklerinin sözü: Arifin gözü çehrededir.): 800. Kazz: Yalnız, ferd: 800. Müstakırr: İstikrar bulmuş, yerleşmiş, sabit: 800. Âhir: Biten. Hitam bulan. Sonra gelen. Sonraki. (Ahir: Tembel kimse.): 801= 1800. Şahşah: Sözü doğru olan: 1800. Tekeşşüf: Sıyrılmak, meydana çıkmak. Sırları açığa çıkmak: 800. Hur: Güneş. (Hüri’: Bit.): 800.
Temmuz 2012, “ABDÜLHAMİD HAN”, TAKRİZ - MEDHİ YORUMDA, İbda Yay.·Kitabı okudu
Mücerret Fikir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kesel: Tembellik. Yorgunluk: 110. İNS: İnsan. (İnsan, Hakk’ın suretidir. Bütün âlemler Hakk’ın gölgesidir ki, İSİM VE SIFATLARIN MAHİYETİ SURETE BAĞLI OLMAMAKLA BERABER, onunla rahata ermişlerdir… “Gölge rahatlık yeridir!” diye buyurulan mânâ. Aynı çerçevede: EMR ÂLEMİ’ne nisbetle, buna girmeyen işlere HALK âlemi denmesi ve bunun Allah’ın doğrudan KÜN-OL emri ile meydana gelmeyen işler olması dolayısıyla, “zuhur sıkıntısından-şiddetinden” onların vukuu kasdı, neticede GÖLGE vasfı, aynı mânâdadır… Ruhumuzun bedende tecellisini de, eserlerinden bilinme, buna mukabil bedenden bağımsız olarak var oluşu diye tanıyoruz… Bütün bu mânâlar, “yorgunluk, dinlenme, tembellik, rahat etme” tâbirlerinin, sözkonusu mevzu dili içinde mahiyetinin ne olduğunu gösteriyor… Keza: İnsanların en kâmilleri, âlemde kendilerine bir zuhur –suret– talep eder ve kendilerine istidatlı bir salih –mürid, GÖLGE– ararlar; çünkü onlar, İLÂHÎ HİLÂFETLE muttasıftırlar. Zira, Allah, bir gizli hazinedir ki, kendinin kendisine zuhuru ile yetinmeyip, AYNA’dan da zuhur istemiştir… Ayna-göz-idrak-basar.): 111= 1110. Ahkab: Yabanî eşek. Uzun zamanlar. (Mishel: Yabanî eşek. Lisân… A’yar: Eşekler… Ayar: Altun ve gümüşten yapılmış şeylerin saflık ve hâlislik derecesi. Saadete doğru gitme… Kelâm, mücerret olarak “taayyün-belirme” demektir. Mânâlar, bu sıfatla, kelime klişelerinde ve harf şekillerinde, bunlarda görünen mânâsı da SURET, tecelli eder, rahata ererler… Bâtın yolu kahramanlarından uzun zamanlarda bir gelenler, Abdülhakîm Arvasî Hazretleri gibi irşadı devam eden KUTUB’lardır.): 1110. Mekn: KUDRET, kuvvet: 110. Mekân: Kevn kökünden, –varlık, kâinat, mevcudiyet– bir kelime. Zamanın tecellisiyle eserlerinin göründüğü kuvve. Yer. Mahâl: 111= 1110. ELİF: Allah’a işaret eden, birinci harf: 111= 1110. ELF: 1000
Temmuz 2012, “ABDÜLHAMİD HAN”, TAKRİZ - MEDHİ YORUMDA, İbda Yay.·Kitabı okudu
Ebced
MİSHEL: Dil, lisân. Yabanî eşek. (Dil, lisân - bilgi, ilim)... Ahkab: Yabanî eşek: 111. Elf: Bir şey vermek ve ünsiyet etmek: 111. Elif: Birinci harfin adı: 111. İNS: İnsan: 111. Mekân: (Kevn’den türeme bir mânâ): 111. Sigal: Düşünce, fikir. Kuruntu, endişe. (Eşekk: Çok şübhe eden.): 111. * Ahkab: Uzun zamanlar: 112. Salih İzzet Erdiş: 112. İmkân: Mümkün olmak. Olacak hâlde bulunmak: 112. Abâdile: Abdullah isimliler: 112.
Temmuz 2012, HATIRLATMA VE EKLER, TAKDİM, İbda Yay.·Kitabı okudu
Ebced
- DİL VE ANLAYIŞ...
Mishel: Dil, lisân. Ziynet verecek eşya. Eğe, törpü. Yabanî eşek. Dizgin. (Hadîs: Erkeğin güzelliği, lisânındadır... Üstadım’dan bir Noktalama: Bıçaklarım su oldu boyuna bilenmekten, — Yandı benlik madenim boyuna törpülenmekten... Rikab: Büyük bir kimsenin önü, makamı, huzuru. Üzengi... Rikab: Kullar, köleler. Boyunduruk altında olanlar. Boyun, ense kökü.) Nevade: Dil, mahzen. Zarar, ziyân. (Nefî’nin ilk müstear ismi, Darri: Zarar, ziyânla ilgili... Hiciv ve mübalağalı kasideleriyle meşhur bir kişinin, duyguyu ayaklandıran tahrik ediciliğine uygun bir isim.) Nevade: Torun. (Sonradan doğan. Doğacak olan. İstikbâl.) Vera: Torun. Arka, geri.
Temmuz 2012, GÖZ - GÖRME - İDRAK, NASREDDİN HOCA’NIN EŞEĞİ, İbda Yay.·Kitabı okudu
Lügat
- DİL VE AYNA...
Eski semavî din kitablarında geçtiği söylenen ve bâtın kahramanlarının doğruladığı bir söz vardır: “Her şeyden önce kelâm vardı!”… Üstadım: Kâinat lisânla çerçevelendi ve İNSAN lisanla mühürlendi… Kökler’den: Dil, gönlün aynasıdır. Gönül ruhun aynasıdır. Ruh ise, İNSANÎ HAKİKAT’in aynasıdır. Gaibin hakikatleri, bu kadar basamak aşarak dile gelir ve istidatlıların kulağına erişir… Dilden başlayan ve dile dönen varlık ve varoluş maceramız. Kalb: Gönül: 132. İslâm: 132. A’yan: Gözler. (İnsan, Allah katında bakan bir gözbebeği gibidir. Bu yüzden ona İNSAN ve HALİFE dendi. Bu yüzden, cismi insan olan herkes, halife değildir.): 132. Eflâk: Felekler, gökler. Dünyalar, âlemler: 132. Neib: KARGA sesi. Ağaçtan yemiş indirmek. Süt sağmak. (Süt, ilim suretidir.): 132. Ayna: Gözü güzel ve iri olan. (Ayn: Göz. Zât. Kavmin şereflisi): 131. Ayna: (Üstadım’ın bir mısraı: Aynalar, söyleyin bana ben kimim?): 131. Elleys: Mutlak hiçlik. Adem-i sırf. (Allah’ın, gölgesi Zât’ında olan Vücud sıfatının görünüşünde, Vücud’un zıddını kabul Vahdet’e aykırı olacağından mümkün olmasa da, Allah’tan gayrı varlığın zıdlar içinde tecellisine nazaran, O’nun vücuduna mahsus elzem bir mefhum olarak, İmâm-ı Rabbanî Hazretleri’nin, Mektubat’ında geçer.): 131. Kal-kaal: Söz. (Hâl ile kaal terkibi, Kürtçe bir kelime Khâl.): 131. Kesan: İnsanlar. (Kökler’den: Sen, anılması güzel olan bir söz ol): 131. Hilkat: Doğuştan gelen vasıf. Yaratma. Yaratılış: 131. Nasik: Allah yolunda ibadet eden: 131. Kale: Dedi. Dedi ki. O söyledi. Mishel: Dil, lisân. Eğe, törpü. Ziynet verecek nesne. Yabanî eşek. (Hammar: Eşekçi… Hamr: Şarab. Mecazî olarak kullanımı ruh… Hammar: Meyhaneci. Mürşid, şeyh.): 138. Sembol: __Bir mânâ, kavram veya varlığı ifâde
Temmuz 2012, “VAV DÜNYASI İCÂBI AĞUSTOS”, DİL VE AYNA, İbda Yay.·Kitabı okudu
Ölçüler ve Anlayış