Kesel: Tembellik. Yorgunluk: 110.
İNS: İnsan. (İnsan, Hakk’ın suretidir. Bütün âlemler Hakk’ın gölgesidir ki, İSİM VE SIFATLARIN MAHİYETİ SURETE BAĞLI OLMAMAKLA BERABER, onunla rahata ermişlerdir… “Gölge rahatlık yeridir!” diye buyurulan mânâ. Aynı çerçevede: EMR ÂLEMİ’ne nisbetle, buna girmeyen işlere HALK âlemi denmesi ve bunun Allah’ın doğrudan KÜN-OL emri ile meydana gelmeyen işler olması dolayısıyla, “zuhur sıkıntısından-şiddetinden” onların vukuu kasdı, neticede GÖLGE vasfı, aynı mânâdadır… Ruhumuzun bedende tecellisini de, eserlerinden bilinme, buna mukabil bedenden bağımsız olarak var oluşu diye tanıyoruz… Bütün bu mânâlar, “yorgunluk, dinlenme, tembellik, rahat etme” tâbirlerinin, sözkonusu mevzu dili içinde mahiyetinin ne olduğunu gösteriyor… Keza: İnsanların en kâmilleri, âlemde kendilerine bir zuhur –suret– talep eder ve kendilerine istidatlı bir salih –mürid, GÖLGE– ararlar; çünkü onlar, İLÂHÎ HİLÂFETLE muttasıftırlar. Zira, Allah, bir gizli hazinedir ki, kendinin kendisine zuhuru ile yetinmeyip, AYNA’dan da zuhur istemiştir… Ayna-göz-idrak-basar.): 111= 1110.
Ahkab: Yabanî eşek. Uzun zamanlar. (Mishel: Yabanî eşek. Lisân… A’yar: Eşekler… Ayar: Altun ve gümüşten yapılmış şeylerin saflık ve hâlislik derecesi. Saadete doğru gitme… Kelâm, mücerret olarak “taayyün-belirme” demektir. Mânâlar, bu sıfatla, kelime klişelerinde ve harf şekillerinde, bunlarda görünen mânâsı da SURET, tecelli eder, rahata ererler… Bâtın yolu kahramanlarından uzun zamanlarda bir gelenler, Abdülhakîm Arvasî Hazretleri gibi irşadı devam eden KUTUB’lardır.): 1110.
Mekn: KUDRET, kuvvet: 110.
Mekân: Kevn kökünden, –varlık, kâinat, mevcudiyet– bir kelime. Zamanın tecellisiyle eserlerinin göründüğü kuvve. Yer. Mahâl: 111= 1110.
ELİF: Allah’a işaret eden, birinci harf: 111= 1110.
ELF: 1000