Ne çok güldük! Gül gül öldük! Gerçekten gülmüyorduk ama gerçekten ölüyorduk.'Güler misin ağlar mısın?''diyorduk, sanki ikisi yapışık kardeşlermiş gibi.BBirde başka güzel komik lafımız vardı bizim : ''Ölür müsün öldürür müsün?''.Onuda niyeyse gülerek söylüyorduk.Yeni değil yani, Gülmekle ölmek bizim dilimizde kardeşti.Çok güldüğümüz için değil muhakkak.Belliki gülünecek kadar çok ölüyorduk.
Bu akşam anladım ki,bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş.
Gene bu akşam anladım ki,onu kaybettikten sonra,ben dünyada ancak kof bir ceviz gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim.
Bütün hayat üstüme yığılmış gibiydi.Hayat, insanındı. Fakat insan, Ya Rabbim insan ne kadar zayıftı.Kime dokunmak istesem,kuru bir dal gibi elimde kalıyordu.