Otobüs camına yaslanmış bir gökyüzü var
Saçlarında geziniyor bulutlar...
Mavi mavi hiç bu denli yakın olmamıştı bana
Göğün ağırlığı kalbime indi o an
Şehrin dar sokaklarını değil,
Gözkapaklarının ardında sakladığın sırları merak ediyorum.
Kim bilir hangi ses
getirdi seni bu koltuğa, bu ana,
ama en önemliisi neden kalbim
bir virajda ansızın hızlanmayı seçti?
Belki bir şarkının kırıntısıydın,
belki de tesadüfün en keskin yüzü.
Henüz adını bilmeden
İçimde dalgalanıyor gökyüzü
İçimde dalgalanıyor denizler
Sana bakarken anlıyorum:
hiçbir harita göstermiyor bu rotayı,
hiçbir pusula ölçemiyor mavinin ağırlığını.
Ve otobüs yavaşça durağa yanaşırken
biliyorum, inersen
bütün şehir eksilecek içimden.
Ama kalırsan,
belki yolculuk ilk kez
gideceği yeri unutacak.
Süzülecek süzülecek süzülecek umutlara