Ekber'in bu serüveninden yine şöyle bir sonuç da çıkmaktadır. Modern zamanların yöneticileri, politik rejim güdücüleri de şunu iyi bilmelidirler: Hak Din'e rağmen, insanları yapay/beşerî bir dine zorlamak, onları belli bir kalıba sokmak, belli akidelerle motive etmeye çalışmak, saçma ve boşa gidecek bir çabadır. Yine devletin: "Dindar olabilirsin, ama ancak şu şekilde ve şuraya kadar!" türünden kısıtlamalarla inancı ve dinî hayatı sınırlamak gibi girişimleri batıl bir davadır ve sonuca ulaşmayacak boş bir çabadır. Belli sürelerde, muvaffak olunuyor gibi gözükse de, neticede başarı yine hakkın olacaktır. Nitekim Ekber'den sonra iktidara geçen oğlu Selim, eski düzeni ve yönetimi kısmen de olsa değiştirmiş ve bir "dine dönüş" süreci başlatmıştır. Daha sonra gelen yöneticiler de, dine daha çok sahip çıkmış, zamanın âlimi ve dinî önderi İmam-ı Rabbanî çizgisinde bir devlet siyaseti gütmüşlerdir.
Sayfa 98·Kitabı okudu
İslâm Dini
Değerini bilin;
İslâm devletleri arasında Mustafa Kemal'in emperyalizme karşı mücadelesini heyecanla izleyen ilk Müslüman devleti Afganistan'dır. Afganistan, Anadolu'da milli Türk devletini erkenden tanıdı ve bir dostluk anlaşması imzaladı (1 Mart 1921). Afgan Kralı Amanullah Han, Türkiye'deki gelişmeleri hayranlıkla izleyerek, memleketini çağdaş bir toplum yapmak için Atatürk'ü örnek aldı ve 20 Mayıs 1928'de Ankara'ya geldi. Dönüşünde, birçok Türk aydınını ve uzmanını memleketine çağırdı. Fakat İran'da olduğu gibi Afganistan'da da, Atatürk çizgisinde modern bir devlet yaratma girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu dönemde bu memleketlerin başarısızlığı, çağdaşlaşma doğrultusunda Osmanlı Türkiyesi gibi uzun bir geçmişi ve deneyiminin olmaması, fikri bir aydınlanma devresi geçirmemesi ve toplumda kabile geleneğinin güçlü olmasından ileri gelmiş olmalıdır.
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
kemalizm ve islam
Kemalist iktidarın kuruluş sürecinde ve bunu takip eden dönemde dinin denetlenebilir bir alan şeklinde ele alındığı, kontrol edilebilir bir araç olarak telakki edildiği önemli tartışmalara konu olmuştur. Kuşkusuz modernleşme sürecinin gecikmiş olması, modern devletlerin sahip olduğu araçlardan yoksun olmak psikolojisi Tanzimat'tan Cumhuriyete aktarılan önemli miraslardan bir tanesidir. Bu miras toplumların kültürel süreçlerini, kurumların bu kültürel süreçler içerisine nasıl gömülü olduğunu anlamak istemeyen, bu anlamaya vaktinin olmadığını baştan kabullenen bir bürokratik elit ortaya çıkarmışa İttihat ve Terakki’den Kemalistlere kalan bürokratik miras ve devlet hakkında sahip oldukları ortak bilinçaltı, dine tanınacak sorumluluk ve misyon konusunda teorik olarak kendilerini çok zorlamayacak ama pratikte epeyce ‘yıpratacak’ bir manevra problemi sunuyordu (İttihatçılar zaten şeyhülislamı kabineden çıkararak, kız çocuklarına okul mecburiyeti getirerek, vb. Kemalistler için yolu açmıştı. Kemalistlerin kendi mühürlerini vurabilmek için yapmaları gereken, süreci daha radikal kararlarla devam ettirmekten ibaretti). Dinin şeklî varlığının, pratik 'gösterenleri’nin kurumsal düzeyde ortadan kaldırılmasına (halifeliğin lağvından, Diyanet İşleri Başkanlığının tesisine kadarki uygulamalar) ve iktidarın zaman zaman sertleşen söylemine rağmen daha sonra siyasal İslamcı hareketlerin tarihlerindeki önemli problemlerden biri haline gelecek süreç başlamış oluyordu. Bir kere Osmanlı İmparatorluğu teokratik bir devlet olarak tanımlandıktan ve düz ayak bir mantıkla aşağı yukarı 200 yıllık bir modernleşme sürecinin sıkıntılarının temelinde ‘varolduğu şekliyle’ dinin bulunduğu hükmü verildikten sonra, yeni devletin kurucularında rahat hareket etme tavrı da pekişiyordu. Elbette kurucu elitler
Sayfa 880·Kitabı okuyor
Düşünce
Dron üreterek modernleşme mümkün mü?
Küçük siyasetin zamanı geçti,gelecek yüzyıl dünya egemenliği için büyük siyaset yapma zorunluluğu getirecektir.Alman tarihini sevenler için büyük Frederick’in babasını ile ilişkilerini gösterebilirim.William oğlu Frederick’in erkekliğini eksik olduğunu düşünüyordu.Fransızlara benzeyen oğluna karşı büyük bir nefret duygusu beslemişti.Oğlu ise bu nefrete karşı babasından nefret ediyordu (Bir tarih konusu, eski kafalı İmparator savaşçı vuran kıran sert mizaçlı bir evlat isterken,Fransız terbiyesi ile yetişen sanata meraklı, çıtkırıldım bir veliaht olan Frederick.Sonra bu veliaht imparator olduğu zaman köylü olan toplumu sanata meraklı modern bir alman halkına dönüştürecek ve Büyük Frederick olacak.Sanatsız bir millet gelişip kalkınabilirmi?Büyük düşünmek fetih yapmaktı eskiden savaşçı ruhu idi,bugün büyük devlet nasıl olunur?)Çocuklarınız elokro gitar,saz yada piyano çalabiliyormu,resim yâda tiyatro ilgisi varmı yoksa teröre kavgayamı meraklı?Doğu toplumu modernleşebilirmi,Ferdi kişiliği olabilirmi? yoksa hep liderin izindemi?Dron üreterek büyük olunuyormu?
Sayfa 156
antik devlet herşeyden önce kölecilerin, köleleri bastırma devletiydi; feodal devlet aristokrasinin serfleri ve kendine tabi köylüleri bastırma organıydı ve modern temsili devlet de ücretli emeğin sermaye tarafından sömürülmesinin aracıdır.
Sayfa 193
Devlet ekonomik açıdan en güçlü sınıfın devletidir
Devlet sınıfsal çelişkileri dizginleme ihtiyacından, ama aynı zamanda bu sınıfların çatışmasının tam ortasında doğduğu için, esasen en güçlü, ekonomik açıdan egemen sınıfın devletidir; bu sınıf devlet aracılığıyla politik açıdan da egemen sınıf olur ve böylelikle ezilen sınıfı bastırmak ve sömürmek için yeni bir araç elde etmiş olur.Böylece, antik devlet herşeyden önce kölecilerin, köleleri bastırma devletiydi; feodal devlet aristokrasinin serfleri ve kendine tabi köylüleri bastırma organıydı ve modern temsili devlet de ücretli emeğin sermaye tarafından sömürülmesinin aracıdır.
Sayfa 193