Zinadan hep tiksinmişimdir, fakat hak iddiasındaki bir ahlak anlayışından, namus düşkünlüğünden veya erdemlilikten değil, karanlıkta hırsızlık yapmak, yabancı bir bedeni ele geçirmek olduğundan da değil, fakat hemen hemen her kadının o sırada kocasının en gizli yanını ele vermesinden nefret etmişimdir; bu kadınlardan her biri, aldattığı kocasının en insani yanını, gücünün ya da güçsüzlüğünün sırrını çalıp bir yabancının önüne atan bir Delila gibidir. Bana bir ihanet gibi görünen, kadınların kendilerini vermeleri değil de, kendilerini haklı çıkartmak için neredeyse her zaman kocalarının peçesine bürünmeleri ve hiçbir şeyden haberi olmayan adamı adeta uykusunda, bir yabancının merakını, kibirle tadını çıkardığı kahkahalarına teslim etmeleridir.