Ahlaka gelince, Daumier’nin Moliere’le bağları vardır. Tıpkı Moliere gibi doğrudan sadede gelir. Ana fikri hemen anlaşılır. Çizimine bakarsınız ve anlarsınız. Çizimlerinin altındaki yazılar pek bir işe yaramaz; zira genel olarak bunlar olmasa da olur. Onun komiği tabiri caizse istemdışıdır. Sanatçı aramaz, daha ziyade fikir ondan çıkıverir. Karikatürü gür sesiyle korkutucudur fakat içinde hınç da nefret de yoktur. Bütün eserlerinin temelinde dürüstlük ve temiz yüreklilik yatar. Şuna dikkat edin: Daumier bazı çok güzel ve çok şiddetli hiciv konularını işlemeyi -dediğine göre- komiğin sınırlarını aştığı ve insanlık vicdanını rencide edebileceği için sıklıkla reddetmiştir. Nitekim üzücü veya korkunç olduğunda bile bu, hemen her zaman istemdışıdır. O gördüğünü çizmiş ve ortaya bu sonuç çıkmıştır. Doğayı büyük bir tutkuyla ve doğallıkla sevdiğinden mutlak komiğe yükselmesi güçtür.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Bu dünya henüz büyük komik Moliere çağından üç adım ileri gitmedi. Daima üstadın ebedi komedyaları tekrarlanıp duruyor. Yalnız sahnenin dekorları değişti tarzlar başkalaştı. İnsanın mayası hep o maya. Kötüler daha kurnazlaştı. Birbirine zarar verme ilerledi ,fenalık büyüdü.
Sayfa 77·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
tehlikelidir!
“Bilim büyük aptallar yaratabilir.” Ve: “Aptal bir 'bilgin aptal bir cahilden daha aptaldır.” Moliere
Sayfa 57 - Epos Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
- Bana neden resminizi yaptırdınız ? + Yıllardır epilepsi ve yetenek, özellikle de sanatsal yetenek arasındaki olası bağlantıları incelemeye çalışıyorum. Bu konuyla ilgili birkaç makale yazdım. Pek çok büyük sanatçı epilepsi hastasıydı. - Hangileri epilepsi hastasıydı? diye sordum, kelimeyi ilk kez etmeyi başardığımı fark ederek. + Birkaç örnek vermek gerekirse: Aristoteles, Pascal, Edgar Allan Poe, Dostoyevski, Handel, Julius Caesar, Gustave Flaubert, Maupassant, Berlioz, Isaac Newton, Moliere, Tolstoy, Leonardo da Vinci, Beethoven, Michelangelo, Sokrates, Vincent Van Gogh.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Bu dünya henüz büyük komik Moliere döneminden üç adım ileri gitmedi. Daima üstadın ebedi komedyaları tekrar edip duruyor. Yalnız sahnenin dekorları değişti. Tarzlar başkalaştı. İnsanoğlunun tıyneti hep o tıynet... Kötülük yapanlar daha kurnazlaştı. Birbirine zarar vermek çoğaldı, kötülük büyüdü.
Sayfa 120
Ekler
Takdir ve hayranlık üzerine dayanan dostuk duygularından erotik isteklerin ne kolay filizlenip yeşerdiği bilinmektedir. Moliere şöyle der bir yerde: "Embrassezmoi pour l'amour du Grec." Öğretmenle kız öğrencisi, bir sanatçıyla kendinden geçmiş bir hanım dinleyicisi arasında, özellikle kadınlarda bu tür ilişkilerin kolaylıkla oluştuğu görülür. Hatta denebilir ki, cinsel obje seçiminde çokluk izlenen yolu doğruca birey karşısına çıkaran, başlangıçta amaçlanmamış bu tür duygusal bağlanımlardır. "Zinzendorf Kontunun Dindarlığı" adlı yazısında, Pfister, derin bir dinsel bağlanımın da regresyon sonucu ateşli cinsel uyarılmışlığa dönüşebilmesinin ne büyük olasılık taşıdığını gösteren bir örnek sunar bize ve bunun da tek örnek sayılmayacağına hiç kuşku yoktur. Öte yandan, gerçekte kısa ömürlü dolaysız cinsel yönelimlerin de salt sevecen karakterde sürekli bir bağlanıma dönüşmesi, her zaman gözlemlenen bir durumdur. Kimi ateşli aşk izdivaçları dağılmayarak sağlam bir temele oturuyorsa, bu da yine büyük ölçüde ilgili nedenden kaynaklanmaktadır.
Sayfa 114 - Say Yayınları