10/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:08
Bu romanda Hercule Poirot, dünyayı perde arkasından yönlendiren gizemli bir örgütün peşine düşüyor. Bu yönüyle kitap, klasik Poirot romanlarından farklı olarak daha hareketli ve macera dolu bir atmosfere sahip. Genellikle Poirot'yu sakin ve olayları zekâsıyla çözen bir karakter olarak görürken burada onu çok daha aktif görmek hoşuma gitti. Ayrıca Poirot ile Hastings'in dostluğu, birbirlerine duydukları güven ve yaptıkları fedakârlıklar kitabın en sevdiğim detaylarından biriydi. Özellikle Dört Numara karakteri her ortaya çıktığında beni şaşırtmayı başardı. Hangi kimliğin ardına saklandığını tahmin etmek oldukça zordu. Beni en çok etkileyen bölüm ise Bir Satranç Problemi oldu. Satranç oyununun Poirot ile Büyük Dörtler arasındaki mücadeleyi yansıtması ve Poirot'nun küçük ayrıntılardan yola çıkarak gerçeğe ulaşması gerçekten çok etkileyiciydi. "Mon ami, adam Hercule Poirot'nun gri hücrelerini hesaba katmadı." cümlesi ise yüzümde tebessüm bırakan satırlardan biri oldu. Büyük Dörtler, temposu ve sürprizleriyle keyifle okuduğum bir Poirot macerasıydı. Size de mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Büyük DörtlerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20192,308 okunma
Anna Karenina
Puan vermedi·1062 syf.··
2026 4. kitabı
·
458 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:15
Mon cher, Anna Karenina öldü! Anna Karenina bitti, ben şimdi hangi kitabı okumamak için başka kitaplar okuyacağım! * Anna Vronski'ye acı vermek için ölümü seçti! Ne kadar acımasız! *Bugünkü bakış açımla, Anna kendini hiç sevmeyen çocuk bir kadın! *Bu hayatta her şeyin başı kendini sevmek, her şey kendini sevmekle başlar. Kendini sevmeyen hiçbir şeyi sevemez! *Tolstoy amca döktürüyor. Bir Anna gibi düşünmesi fakat Vronski gibi düşünememesi ilginç olmuş! Bu yaşımın tespiti! *Aşk, kendi benliğinden uzaklaşmak, kendini tanıyamamak, bir daha eski kendine rastlayamamak falan. Fakat Anna gibi bir karar almak değil! Bunun için tam bir ruh hastası olmak şart
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Üç Başı Mamur Bir Ankara Romanı: Ankara! Mon Amour
Puan vermedi·167 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 23:26
Bu yazıya kadar, hakkında yazdığım kitaplar, özellikle de romanlar, hep gelip beni bulmuşlardı. Karşıma çıkmakla kalmayıp bir şekilde beni etkileyen bu kitaplar henüz bitmeden, zihnimde tahlil cümleleri dolaşıma giriverir, haliyle de dayanamayıp o eserler hakkındaki analizlerimi satırlara dökmek zorunda kalırdım. Dergimizin bu sayıdaki ana temasının ‘Ankara’da Edebiyat’ olacağı kararlaştırıldığında bir kere daha bana kitap analizi düştü. Böylece ilk defa bir roman hakkında yazmak için bizzat arayış içine girmiş oldum. Elbette Ankara’mız, edebiyat dünyamızda hatırı sayılır bir alan işgal ediyor ancak roman söz konusu olduğunda bu alan bir hayli daralıyor. Konusu bütünüyle ya da büyük oranda Ankara olan roman sayısı ne yazık ki bir elin parmaklarını geçmiyor. Ankara ile alakalı roman söz konusu olduğunda, edebiyata ilgisi biraz yoğun olan birçok kimsenin olduğu gibi benim de aklıma ilk gelen Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun ‘Ankara’sı oldu. Lakin bu roman, hakkında ziyadesiyle yazılan, birçok analize konu olan eserlerden biriydi. Ayrıca, İbrahim Eryiğit Hocamız, bu sayı için hazırladığı ve önceden vâkıf olduğum hayli zengin içerikli yazısında, söz konusu kitapla ilgili de kısa ama tatmin edici bilgilere yer veriyordu. Ve ilk seçenek böylece elendi. Bir de ‘Yaşanmayanların Romanı’ vardı tabii. Muhammed Ali Koçak ile tanışmama ve dergimizin yazarlarından biri olmasına vesile olan bu roman hem neredeyse bütünüyle Ankara’da geçiyor hem de Ankara’nın kadim tarihine dair birçok bilgi içeriyordu. Lakin onun hakkında da yakın zamanda web sayfamız ve e-dergimizde bir analiz yayınlamıştım. Araştırmamı sürdürürken nihayet istediğim özelliklere sahip romanı yakaladım. Hem adı hem de hikâyesi Ankaralıydı. Başta da ifade etmeye çalıştığım gibi bu sefer kitabı ben arayıp bulmuştum;
Ankara, Mon Amour!Şükran Yiğit · İletişim Yayınları · 20221,641 okunma
10/10
·167 syf.··
2026 40. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 00:00
Ankara, Mon Amour; büyümek, geçmişle yaşamak, aşkın bıraktığı boşluklar ve şehirlerle iç içe geçmiş duygular üzerine kurulu bir anlatı sunuyor. Alıntılar, insanın içindeki huzursuzlukla sakinlik arasındaki gerilimi, sıradan hayatların içinde ansızın beliren kırılmaları ve geçmişin omuzlarda taşınan ağırlığını anlatıyor. Kitapta edebiyat mevsimlere ayrılan bir sığınak gibi görülürken, anılar da bazen acı veren yükler yerine özlenen eski bir şarkı gibi hatırlanıyor. Aşk ise çoğu zaman yarım kalmış savaşlar, anlatılamayan duygular ve gidilen şehirlerle ilişkilendiriliyor. Kaybedilen ya da uzaklaşan insanlara dair kesin cevaplar aramanın sevgiyi tüketebileceği, bazen belirsizliğin kabullenilmesi gerektiği düşüncesi öne çıkıyor. Genel olarak eser; yalnızlık, nostalji, büyümek, şehirlerin insan ruhundaki izleri ve aşkın bıraktığı yenilgiler etrafında dolaşan melankolik bir atmosfer kuruyor. Açıkçası kitaptan çok büyük bir beklentim yoktu ama beni şaşırtacak kadar etkiledi. Üslubunu kendime yakın buldum; sanki uzun zamandır içimde dolaşan bazı duygular başkasının cümlelerine dönüşmüş gibiydi. Sayfalar beklemediğim şekilde peş peşe aktı ve kitap, okurken mesafe koyduğum değil, içine sessizce dahil olduğum bir şeye dönüştü.
Ankara, Mon Amour!Şükran Yiğit · İletişim Yayınları · 20221,641 okunma
10/10
·167 syf.··
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 22:00
Ankara, Mon Amour Mon Amour; Fransızca bir kelime olup "Aşkım" demekmiş. Yeni öğrendiğim bir kelime oldu benim için de. Dil bilmek, dil öğrenmek gerekiyor bazen. Hayat için, hayatımız için. Geçmiş yıllarımıza dönüyoruz bu kitabın satırlarını okurken. Belki de bir çoğumuzun olmadığı zamanlar. Suna, Emel ve Ömer Üç kişinin gözlerinden hayata bakış açılarına, yaşadıklarına eşlik ettik. Her biri de kolay bir şeyler yaşamamışlar. Kitaptaki üç karakteri de çok sevdim. Çok yakın hissettim kendime onları, yaşadıklarını... Yeni bir yazarı tanımış oldum bu kitap ile.
Ankara, Mon Amour!Şükran Yiğit · İletişim Yayınları · 20221,641 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 15:54
Agatha Christie kalemi anlaşılır, kolay okunur bir yazar... Onun kitaplarında en çok kitabın sonunu okumayı seviyorum. Çünkü "bakalım Hercule Poirot bu sefer zekasıyla nasıl şaşırtacak" diye meraklanıyor insan. Bu kitabında da yine aynı şekilde kitabın sonunda olayları tahmin edemediğinizi anlıyorsunuz ve sanki Hercule amca karşınıza geçip "yaa mon ami sana dememiş miydim? " diye sizinle alay ediyor :))
Ölüm Sessiz GeldiAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20174,197 okunma