Adem

Adem
@monet
9 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
8/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
--- `spoiler` --- haydar ustanın kılıcını yanına alıp binbir umutla önce adanaya sonra ankaraya gidişi ve buralarda başına gelen olayların büyük usta yaşar kemal tarafından efsanevi bir üslupla anlatılması beni derinden etkiledi. ankarada karşısına çıkan adamın haydar ustayı hak ettiği şekilde ağırlaması, gereken saygıyı ve ilgiyi ailesiyle ve tüm komşularıyla birlikte kendisine göstermesi, buna karşın yardım istemek maksadıyla konuştuğu ismet paşa dahil hiçbir güçlü ve nüfuzlu kişinin haydar ustaya da kılıcına da itibar etmemesi çarpıcıydı. keremin çocuk aklıyla ve tüm masumiyetiyle obanın başına gelenlerden kendini sorumlu tutması, şahini hakkında duyduğu heyecan ve yaşadığı tarifsiz duygular... bütün bunların yine büyük bir ustalıkla anlatılıyor oluşu tek başına yetebilir yaşar kemal in nasıl da eşsiz bir yazar olduğunu idrak etmeye. halilden, cerenden, yörüklüğün nasıl da hazin şekilde sona erdiği gerçeğinin okuyucunun yüzüne tokat gibi vuruluyor oluşundan bahsetmedim bile... --- `spoiler` ---
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20206,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Adem

, bir kitap okudu
8/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
Yaşar Kemal
8.7/10 · 6,7bin okunma
9/10
·182 syf.··
Beğendi
·
2018 4. kitabı
yaşar kemal okumayı çok severim. bu nedenle bu kitaba başlarken, beklentimi yüksek tutmaktan kendimi alıkoyamadım. giriş kısmında yer alan yaşar kemal e ait açıklamayı okuyunca biraz şaşırdım. kitabin final bölümünü kendisinin yazmadığını, bu bölümde aslına tamamen sadık kalarak albay rüştü kobaşın anılarına yer verdiğini öğrendim. ancak kitabı okuyup bitirince hem beklentimin bütünüyle karşılandığını hem de final bölümü için büyük ustanın ne sebeple böylesine bir tercih yaptığını anladım. neticede bu eser yalnızca bir roman değil. aynı zamanda gerçek bir kişiye ait yaşam öyküsü. bu nedenle yaşar kemal büyük bir hassasiyet göstermiş. yapmış olduğu araştırmalardan elde etmiş olduğu bilgiler dışında pek bir şey yazmak istememiş. isteseydi çakırcalı mehmet efe hakkında ince memed benzeri ciltler dolusu bir eser meydana getirebilirdi. bunun dışında, osmanlının son dönemine bambaşka bir açıdan ışık tutuyor bu kitap. söylemeden geçemedim. yalnızca çakırcalı değil genel olarak eşkıya meselesinin, ülke sınırları içinde nasıl bir hal aldığını çarpıcı şekilde ortaya koyuyor. ----spoiler---- albay rüştü kobaş ve meseleye onun gibi bakanlar hakkında da bir şey söylemek istiyorum. tamam anladım çakırcalı devletin itibarını zedeliyor. eşkıyalık meselesinin son bulması lazım buna katılıyorum. ancak halka zulmeden ve haksız kazanç elde etmeye çalışırken köylüyü çaresiz durumda bırakan ağalar hakkında da bu tarz bir endişe taşımışlar mı bu insanlar. bunu merak ediyorum ben de. zulme maruz kalan, hakkı yenen kim varsa, bu insanlar için adaleti kendi meşrebince tesis etmeye gayret eden bir tek çakırcalı efe var o dönemde. onu öldürmek bütün problemlerin çözülmesi anlamına mı gelecekti, devlet itibarının korunması açısından. rüştü kobaşın iyi bir asker olmasının yanısıra iyi de bir
Edebiyat
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20126,6bin okunma

Adem

, bir kitap okudu
9/10
·182 syf.··
Beğendi
·
2018 4. kitabı
Yaşar Kemal
8.6/10 · 6,6bin okunma
"bir bakıyordun, hepsi ayrı bir havada gözüken o kalabalık, hep birlikte bir müzikli sigara kutusu merakına kapılıyor, derken japonyadan gelen, küçük parmağım büyüklüğündeki dolmakalemleri kapış kapış kapışıyorlar, ertesi ay ise hepsini unutup tabanca biçimindeki çakmaklardan öyle bir almaya başlıyorlardı ki, alaaddin yetiştiremiyordu. sonra, bir plastik ağızlık modası başlıyor, bütün millet içtiği sigaranın iğrenç ziftini sapık bir bilim adamı zevkiyle seyrederek altı ay saydam ağızlık kullanıyor, derken; onu bırakıp sağcısı solcusu, dinsizi dindarı alaaddinden boy boy, renk renk tespih alıp her yerde çekmeye başlıyor, bu fırtına dinip alaaddin elinde kalan tespihleri teslim edemeden, bir rüya modası çıkıyor, herkes rüyaları yorumlayan küçük kitapçığı alabilmek için kapıda kuyruk oluyordu. bir amerikan filmi gelir, bütün gençler kara gözlük alırdı, bir gazete haberi çıkar bütün kadınlar dudak kremi, bütün erkekler imamlara yakışır takkelerden isterdi, ama çoğu zaman, istekler hiç anlaşılmayan bir şekilde bir veba gibi yayılırdı. niye binlerce, onbinlerce kişi aynı anda radyolarının, kaloriferlerinin üstüne, arabalarının arka camının önüne, odalarına, iş masalarına, tezgahlarına o tahta yelkenlileri yerleştirmeye başlamıştı? anne çocuk, kadın erkek, ihtiyar genç herkesin hep aynı resmi, gözünden kocaman bir damla yaş akan mahsun ve avrupalı suratlı çocuk resmini anlaşılmaz bir istekle alıp duvarlara, kapılara asmasını nasıl anlamak gerekiyordu?"
Edebiyat