''Şems der ki;
-''Şimdi sana sormayacaklar mı ; Deden yaşındaki adamda ne buldun? diye''
Kimya'nın cevabı aklın yolunu keser;
-''Sende bulduklarım değil, Sensiz kaybettiklerimdir önemli olan..''
Onsuz geçirebileceğim onca zaman. O zaman nefes alamıyorum; sanki biri kalbimin üstünde tepiniyor. Elim ayağım tutmaz oluyor. Öyle bitap düşüyorum ki, bir yere yığılıp kalmak istiyorum.
Geleneklere göre et üçe bölünüyor; biri aileye, biri dostlara, biri de fakirlere. Baba her yıl, etin tamamını yoksullara dağıtıyor. Zenginler yeterince şişman diyor.
Sorun, Baba'nın dünyayı siyah-beyaz görmesiydi. Ve neyin siyah neyin beyaz olduğuna karar verişinde. Hayatı böyle yaşayan birine duyduğunuz sevgiye mutlaka korku eşlik eder. Belki biraz da nefret.