Puan vermedi·523 syf.··
2025 35. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2025 20:02
Kıyamet Emeklisi’nin ikinci cildi, Aziz’in hikayesi, evliliğin getirdiği sorumluluklar ve kendi benliğiyle olan çatışmaları etrafında dönüyor. Evden dışarıyı görmesi, fiziksel olduğu kadar manevi bir yolculuğun da başlangıcı. Roman, yalnızlık, özgürlük, ilahi aşk ve insanın kendisiyle mücadelesi gibi temaları işliyor. Aziz’in iç dünyasına daldıkça, kendi varoluşumu sorguladım; Gürbüz’ün kalemi, adeta bir ayna tutuyor. Tasavvuf ve felsefenin iç içe geçtiği bu anlatı, beni hem zorladı hem de zenginleştirdi. Gürbüz’ün uzun, bazen yarım sayfayı aşan cümleleri beni ilk başta afallattı. Bu yoğun dil, Aziz’in zihinsel karmaşasını yansıtıyor, ama sabırlı olmazsan yoruyor. Eski kelimeler ve poetik imgeler, mesela “bir rastgele taş öylece bütün kış durur ve baharın bir mor çiçek halkası onu çepçevre ama sadece o taşı bir bordürle çevrelerdi” gibi pasajlar, dilin büyüsünü hissettirdi. Yine de, bir oturuşta 30 sayfadan fazla okuyamadım; her satır, düşünmeye zorluyor. Aziz, o kadar sahici ki, onunla birlikte bocaladım, yalnızlaştım. Bir kadın yazarın erkek bir karakteri bu kadar derinlemesine yaratması beni hayran bıraktı. Hilmi Baba ise favorim oldu; onun hikayesini ayrı bir kitapta okumak isterdim. Ancak Nuhu’nun bazı bölümlerde fazla yer kaplaması, tempoyu düşürdü. Neyse ki son 75 sayfa, ilk cildin o büyülü havasına geri döndürdü. Bu kitabı okumak, bir Nuri Bilge Ceylan filmini izlemek gibi: hüzünlü, derin ve ağır. Her sayfada durup düşündüm, Aziz’in yolculuğuna eşlik ederken kendi içime döndüm. Sabırlı bir okur değilim ama Gürbüz’ün kalemi beni içine çekti.
Kıyamet Emeklisi - 2. CiltŞule Gürbüz · İletişim Yayınları · 2022501 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2025 43. kitabı
Meczup - HALİL CİBRAN Türü: Aforizma Sayfa Sayısı: 64 #kitapyorumum Türk edebiyatının kıymetli yazarlarından olan Halil Cibran’ın kaleminden okuduğum beşinci kitap. Eser yazarın ölüm, din, aşk, insanlık ve insanın zayıflıkları gibi bir çok konuda yazmış olduğu ve dünya görüsünü yansıtan kısa öykülerden oluşuyor. #alıntı “Deliliğimde buldum özgürlüğü de güven duygusunu da; yalnızlığın özgürlüğünü ve anlaşamaz anın verdiği güven duygusunu, çünkü bizi kim anlarsa bir parçalarını kendilerine köle ederler.” “Arkadaşım eğer senin için vakit gündüzse bana gecedir; yine de sana tepelerde dans eden öyle güneşini ve vadede yol alan mor gölgeler anlatırım; çünkü sen karanlığımın ezgisini duyarsın ne de yıldızlara açılan kanatlarımın sesini. Gece de yalnız kalırım. Sen kendi cennetine çıktığında ben kendi cehenneme inerim.”
MeczupHalil Cibran · Kızıl Panda · 202122bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·328 syf.·
2025 7. kitabı
"Bak" dedi. "aşagıda Mor Mihayel Kilisesi nin ışıkları görünüyor, yukarıda ise Şeyh Zırrar Camii'nin ezan sesi geliyor. Sen şimdi ikisinin arasındasın. Acele etme, zamanla ögrenir, kendine uygun peygamber seçersin, belkide seçmez, öyle yaşarsın." "Peygambersiz insan mı olurmuş?" "Olur elbette, sen peygamberli olanlara da bakma, çoğunun inandığı yalnızca kendileridir de herkesten gizlerler. Yaşın biraz büyüsün, kendin karar verirsin. Ben senden iki şey isterim, iyi biri olmanı ve çalışkan olmanı. İnsana bu yaraşır." "Sen Hazreti İsa'ya inanıyorsun, ama başka peygamberlere inanan ölüler için de mezar taşı yapıyorsun, bu nasıl oluyor?" "Avdo, diriler bazen iyidir ölüler ise sonsuza kadar iyidir." Burhan Sönmez'in okuduğum 3 kitabı içinde en favorim olanı bu kitap. En favorim diyorum çünkü hepsi birbirinden güzel. 20. yüzyıl olaylarını mezar taşı ustası Avdo üzerinden çok tatlı ve hüzünlü hikayelerle anlatıyor. Haymana ovası, Mezopotamya, Ankara Cezaevi, Madımak, Adnan Menderes suikastı, 80 darbesi, Dersim olayları, işkenceler, bir dönem arabesk şarkıların radyolarda yasaklanması ve daha bir sürü şeye kısaca değip geçiyor. Keşke daha uzun yazsa diyorum bu adama. Hikayelerin tadı damağımda kalıyor. Hatta onun anlattığı hikâyelerin çoğunu da annem bana küçükken anlatırdı. Özellikle yaşlı köylü teyze ile kurnaz tilkinin hikâyesini , biraz daha farklı versiyonla, çocukken anneme hep anlattırır, çok severdim. Çocukluğumdaki tadı yetişkinliğimde yaşıyorum bu yazarla. İyi ki yazıyorsun Burhan Sönmez! İyi ki tanışmışım kitaplarınla.
Taş ve GölgeBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 2021959 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
61 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2025 14:01
Vurgun ~ Cemal Safi . Alıntılar; . Her yalan sözüne iftira ekler . Gene mi serabı su sanacaksın Pes ettirdin beni pekâlâ gönül Elbet aldanmaktan usanacaksın Lâkin geç olacak, ukâla gönül… . Mangal yüreğimde aşkın ateşi Söndüyse, sebebi gurur küllerin… . Senin hayat çağının henüz baharı, yazı, Benim ömür bahçeme kar düştü. . Gönlümün sonuçtan yok endişesi, Renk renk yediveren her bir köşesi, Dönersin ellerin mor menekşesi, Sen gibi hercai kokar gibiyse… . Şahlansın aşk atın hür bundan böyle! Ne yana dilersen sür bundan böyle. Ne halin var ise gör bundan böyle! Sen benim gönlümün harcı değilsin… . Maziye gömdüğüm lekedir izin Hasretle gelecek utançtır hüzün. Ne Şam’ın şekeri ne esmer yüzün;
Şiir
VurgunCemal Safi · Beste Yayınları · 2019603 okunma
Puan vermedi·228 syf.··
2025 7. kitabı
Evet tahmin ettiğimiz gibi ikinci kitap altın oran, pi sayısı, yaşam çiçeği, tedrahedron vs geometrik bilgilerle devam ediyor. Bu kısımlar diğer kitabın sonunda çok fazla verildiği için sıkıcı bi başlangıç oluyor. Burada ilgimi çeken kısım piramitteki odalar ve onların ne olabileceği ile ilgiliydi. Öncelikle piramidin altında bir kuyu adı verilen bir oda var. Bu oda mağaramsı imiş. Bu kuyu odasına bağlı bir de tünel var. Bu tünele önceden girişler serbestmiş ve çok insan öldüğü için artık yasakmış. Bu tünel piramidin bir parçası değilmiş aksine piramit bu tünelden dolayı buraya yapılmış yani baya eskiymiş. Yer altı dünyasına bir geçit kapısı gibi düşünebiliriz. Yazar da buraya izinle girmiş ve yaşadığı deneyimi aktarmış zaten. Tünelin içinde karemsi şekiller var belirli mesafeler boyunca. Bu şekilleri her geçtiğinizde frekans değişiyor ve sizde korku oluşturmaya başlıyormuş amaç da zaten korku oluşturmak için korkuyu yenemeyenler ya deliriyor ya da ölüyormuş çünkü halüsinasyon benzeri görüntüler oluşturuyormuş yılan gibi. Zaten orada yılanlar olduğu da söylenmiş eskiden. Peki neden korku salınıyor burda. Ya aşağı dünyaya inişi engellemek içindir ya da inisiye olmanın ilk kuralı olan korkudan kurtulmak içindir. Zaten mısırlılar bu kuyu odasını inisiyenin ilk odası olarak kullanıyorlarmış korkuyu yenmek için. İnisiyenin ikinci odası kral odasıymış. Orada bulunan lahit aslında karanlığı devam ettirip orada astral boyuta geçmenin anahtarıymış. O lahiti belirli bir açıya göre yapmışlar. Yapmışlar diyorum çünkü piramitle beraber yapılmış bu. Odanın kapıları o lahiti geçirecek boyutta değilmiş çünkü. Ama kapağını çaldıkları işin şu an yok. Lahitin içinde de hava alabilecekleri yerler de mevcutmuş. Normalde lahitler hava almayacak şekilde yapılır bu da onun mezar olmadığını
Yaşam Çiçeğinin Unutulmuş Sırrı - 2Drunvalo Melchizedek · Ovvo Yayınları · 2004115 okunma
Yol senden yana olsun
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2025 11:45
D. N. Archeron Damla Nur Archeron’a – Sözcüklerin Nymphe’sine Bizim gözümüzde sadece Damla… Ama aslında yüreğinde Eira Morwen olan yazarımız. Sözcüklerin fısıltısından, kelimelerin büyüsünden doğan bir nymphe’sın sen. Nehrin sessiz kraliçesi, su gibi akan, ama altındaki derinliğiyle ruhu sarhoş eden… Yolun şimdiye kadar önüne çıkardıklarıyla harika işler başardın. Gözümüzde bir ozansın; terk edilmiş öykülerin izini süren, kalbimize unutulmuş bir melodiyi yeniden hatırlatan bir ozan… Gözümüzde mor pelerinli bir şövalyesin; Enyoras’la ekmeğini bölüşen, kılıcından çok kalemiyle savaşan bir yiğit… Ve evet, sen bir Infelizsin. Ama aşkı uğruna ölüler diyarına girmedin; sen oraya unutulmuş büyülerin, hatırlanmayan şarkıların ve kaderine terk edilmiş öykülerin izini sürmek için girdin. Çünkü sen sadece anlatmıyorsun, kurtarıyorsun. Her cümle, her parça seni daha da büyü kılıyor. Senin kaleminden dökülen her sözcük, fantastik dünyaya açılan bir kapının anahtarı. O anahtar bazen bir satır, bazen bir sessizlik, bazen de sadece Remington’un minicik kalbinin yeniden atması kadar sade ama kudretli Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş Öyküler Ve biz… Senin yolculuğuna şahitlik eden şanslılarız. Kalemini takip eden her göz, büyülü bir diyara adım atıyor. Yol senden yana olsun, Damla. Kelimen daim, büyün baki kalsın. Ve biz, o nehrin kenarında, senin yeni bir öykü anlatmanı bekliyor olacağız…
Duygu ve Düşünce
Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş ÖykülerD. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025632 okunma