7/10
·88 syf.··
2026 37. kitabı
Kitap Adı: İlişmek Yazar: Hakan Akdoğan Kitap Türü: Roman Sayfa sayısı: 86 Kitap uzun zamandır kütüphanemde okunmayı bekliyordu, bende nasıl bir roman okurum, derken bu kitaba başlamış oldum. Ayrıca tanınmamış yazarlara daha fazla şans vermeye başladığımdan dolayı bu kitaba bir şans verdim. Yazarın birçok eseri bulunmakta ama ben ilk kez bu kitabıyla karşılaştım. Çok farklı bir roman deyip kitap yorumuma başlayayım. Romana hızlı bir giriş yapıyorsunuz okurken birbirine bağlı hayatların yarışırcasına süren maceralarını okuyorsunuz. Çok hızlı ilerliyor hikaye, daha bir konu bitmeden diğer konuya hazır olmanız gerek. Kitapta birbirine karışmış hayatlar, hayaller, ihtimaller, baskılar ve hatalardan oluşan bir hikaye okuyorsunuz. Bazen de keşkeler eksik olmuyor. Kısaca kitabın konusu klasik gibi gelse de, anlatım çok farklı. Bu kadar spoiler yeter, kitaptan birkaç alıntı: -Banklarda oturan ihtiyarlar yavaşlığın tadını çıkarıyordu. - Mor ışık yüzündeki yarayı kaplıyordu, gözleri ise parlıyordu. - Bir kitap okuyorsanız, kitabın adını verdik yazarın adını görmeye çalışırlar. Görülse de pek bir şey çağrıştırmaz ama söz hep aynıdır. " Okumak güzel, biz okumadık hata ettik." - Yaşamda mutlu olmaya değer ne kadar az şey var - Vazgeçmenin özgürlüğün bir koşulu olduğunu düşündü. - Mutluluğun hesabını soran birileri hep çıkar Bu tarz kitapları okumayı tercih edenler, bu kitabı mutlaka okumalı. Bu da benden olsun: Hayat hepimizi farklı farklı sınar, kimine mutluluğu gramla kimine ise anlar dolu mutluluk verir. Aylin Özgür
1000Kitap
İlişmekHakan Akdoğan · Eksik Parça Yayınları · 2021161 okunma
Katre-i Matem
10/10
·480 syf.··
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 17:30
Matem damlası.. Siyaha çalan mor renkli lale.. Şehzade Ahmet'in namıdiğer Kara Şahin'in en mutlu gününü matem gününe çeviren esrarengiz olayın anlatıldığı kitap. Tarih, polisiye ve aşk romanı kategorilerinde yerini alan kitap bizi bir cinayeti çözmek için altmış altı sorunun cevabını bulmaya götürüyor. Bu cevapları ararken Osmanlı'nın lale devri dönemindeki siyasi olaylarına, saray ile halk arasındaki kopukluğa, bozulan düzene, yaşanan sefaletin( belkide modernleşmenin) bazı gruplar tarafından isyana( Patrona Halil isyanı) kadar götürülmesine tanıklık ediyoruz. Genel olarak akıcı ve merak uyandıran kitabın sonu beni çok mutlu etmedi. Kitabımızın kahramanı iyi veya kötü bir sonu hakediyordu.
Katre-i Matemİskender Pala · Kapı Yayınları · 202525,6bin okunma
Reklam
Siz ne okuyorsunuz tam olarak!
Puan vermedi
Siz tam olarak ne okuyorsunuz? Bütün içtenliğimle soruyorum, gerçekten. Emeğe saygısızlık asla etmem ama burada yazılan hiç bir şey normal değil. Dümdüz 2014 Wati kitabı. Bad boy ve çilekli lipbalm süren kız. Bad boy olsa sadece neyse adam dümdüz klinik geçmişi olan deli. Kızın her adımı anlamsız. Ya tamam saf numarası yaparsın da arkadaşlar bu kadarı artık saflığı aşmıyor mu? Ördek kuğuya farah harafa dönüşecekmiş okur onu bekliyor… kelimelerim kifayetsiz… Haydi bunu bile geçtim, siz okurken ne okuduğunuzu hiç sorgulamıyor musunuz? Samimiyetten uzak sahneler, sağlıksız ilişkiler, yüz ekşiten replikler, şu an ne alaka denilen anlar ve kitabı bitirdikten sonra boş boş duvara bakılan dakikalar… olay bundan ibaret. Bakın Dark romance yazılır, yazılmaz değil. Tabi ki yazılır. İsteyen de alır okur. Kitle küçük falan hiç o topa girmeyeceğim, aileleri kontrol etsin. İsteyen istediği tropeyi yazar. Sorun burada değil. Sorun şu ki bu Dark romance değil. Sayısız Dark romance okumuş biri olarak diyorum. Bu dümdüz bir Wati kurgusu. Yıl olmuş 2026 hala bu tarz sorunlu ve toksik kitapları okuyup seviyorsanız zihin olarak zerre ilerleyememişiz demektir. Boşuna kadın hakları o bu şu diye taglar açıp zırvalamayın. İçinizde ki ilkel benliği besleyen hala bu tarz sorunlu kitaplarsa bu toplum bir adım öne gitmez, gidemez. Hatayı hiç Wati yazarlarına da atmayın. Kitle olarak siz böyle sorunlu kitapları okuyup yüceltmeye devam ettikçe yazarlar da der ki o zaman ben bunu yazmalıyım. Herkes kendi cebini doldurmaya bakar. Siz adam akıllı tepki koymadıkça böyle kitapları okumaya daha çok devam edersiniz. Bir almayın mesela, kitle olarak koyun tepkinizi o zaman görün yazarlar nasıl adam akıllı şeyler yazıyor. Ama yok siz böyle toksik ve sorunlu şeylerden beslendiğiniz için önünüze konan
Duygu ve Düşünce
Sarkaç 1Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 20251,048 okunma
Mor Salkımlı Ev
7/10
·328 syf.··
2026 148. kitabı
Halide Edib Adıvar’ın Mor Salkımlı Ev’i, bir yazarın kendi çocukluk ve gençlik anılarını, imparatorluğun en fırtınalı yıllarının fonunda birer toplumsal hafıza kaydına dönüştürdüğü eşsiz bir otobiyografidir. Beşiktaş’taki o mor salkımlarla bezeli ev, Osmanlı’nın geleneksel dokusundan modern bir ulusa geçişin tüm sancılarının hissedildiği sembolik bir eşiktir. Adıvar, kendi çocukluk korkularını, eğitim serüvenini ve bir kadının entelektüel uyanışını anlatırken, aslında bir devrin kültürel dönüşümünü ve aile yapısındaki değişimleri de fotoğraf karesi berraklığında sunar. Yazarın son derece samimi ve içten bir dille kaleme aldığı bu hatırat, bireyin hikâyesinin toplumsal tarihin içinden nasıl süzülüp geldiğini gösteren, Türk edebiyatının en zarif ve dokunaklı anı kitaplarından biridir. Serenay Özkan
Edebiyat
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20253,695 okunma
Okuyun okutun
Puan vermedi·647 syf.··
2026 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2026 20:58
Sarah j maas ne yaptın sen resmen kitabın içindeydim evet okumak uzun sürdü ama yaşattı bayıldım rys feyre mor azriel Casriel bana ne yaptınız aşık oldum sinir oldum sevindim öldüm bittim fantastik kitaplarla bundan sonra Sarah j maas sıradaki gelsin
Sis ve Öfke SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20204,677 okunma
Puan vermedi·606 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2026 03:20
Bugün kardeşim Fatih çok güzel bir söz paylaştı: “Ziyaret etmek için eve değil de mezarlığa gidince anlıyorsun bazı şeyleri.” Ne kadar doğru, ne kadar derin… Kalbimi bıraktım bu cümleye; öncesinde parçalanmış, parça parça olmuş kalbimi. Herkes ölüyor… Yetim kalanların bile yetim bıraktığını görüyorum. Hepimiz gideceğiz oraya. Necip Fazıl Kısakürek’in ölüme dair güzellemesi geliyor aklıma: “Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber; güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?” Bu söz beni bir yere götürüyor ama Nazım’ın şu cümlesine erişemiyorum: “En fazla bir yıl sürer 20. yüzyılda ölümün acısı.” Hep bir şey eksik… O “hep” dediğim şeyin içi aslında merhamet kelimesiyle dolu. Ama etrafta kimse kalmadı; herkes kendi bencilliğinde, kendi dünyasında. Ne hâl anlatılır, ne hâl dinlenir. - Kaffe ehli iman ve ehli İslam’ın ruhu için, - Anne babamın ruhları için, - Ahmet Mor hocamın ruhu için, - Gözümü kapattığımda gözümde canlanan herkes için, - Bilhassa Allah rızası için…
Kur'an-ı KerimKolektif · Medrese Yayınları · 201954 okunma
Reklam
Reklam