9/10
·272 syf.··
2026 25. kitabı
Lâl, okulu birincilikle bitirmiş başarılı bir avukattır. Varlı Holding'de 10 yıldır çalışan Lâl, bir gün karşısına patronuna açılmış taciz davası dosyası gelmesiyle kendi hayatında bir geçmiş yolculuğuna çıkar. Burak, Lâl ile yakın ilişkisi olan gazeteci bir adam ve bu davada karşı tarafta olmaları yetmezmiş gibi Lâl bir de hayattaki en değerli varlığı dedesinin hediyesi lâl taşından kolyesini kaybetmiştir. Lâl dosyayı eline geçtiğinden itibaren başlayan mide bulantıları ve aklına gelen saçma anılar peşini bırakmaz. Bazen bir nane kokusu,bir gözlük,mürekkepli eller ve kaçık çorap gibi detaylar Lâl'i mor ayakkabılı küçüklüğüne götürmeye yetiyor. Mesele unutmak değil,hatırlamamak. Lâl geçmişiyle yüzleşebilecek mi? Dava Lâl üzerindeki etkisi ne olacak? Kitapta aile ilişkileri,yalnızlık,travma,adalet arayışı,bastırılmış duyguların psikolojik açısı gibi temalar işlenmiş. Yazarın dili akıcı ve betimlemelerle boğmayan sürükleyici bir anlatıma sahip. Kitaba başladığım gibi elimden bırakamadım, sürekli okuma isteği ve merak duygusu zirvedeydi. Benim için oldukça hüzünlü bir hikayeydi.Haluk ve Sezai gibi karakterler yüzünden toplumumuzda birçok kadın sessiz kalmaya mecbur bırakılıyor ve bu durum travmatik psikolojik sorunları da beraberinde getiriyor. Burak karakteri en sevdiğimdi çünkü Lâl'in hep yanında destek olup bu süreçte çok yardımı oldu. Ayrıca mütemadiyen okyanus gibi kokması Lâl için etkileyici bir detaydı. Dedesiyle ilişkileri de çok hoşuma gitti. Hem sinirlendim hem hüzün doldum okurken ama sonunda özgürleştim. Sessiz bırakılan kadınların çığlıklarını duymak isteyenlere..
SessizRefika Ayşegül Uzun · Doğan Solibri Yayınları · 202582 okunma
Puan vermedi·183 syf.·
2026 159. kitabı
Japon edebiyatının asi çocuğu Osamu Dazai’nin kendi doğduğu bölgeye yaptığı hac yolculuğunu ve içsel hesaplaşmalarını anlatan otobiyografik bir kitabı okuduk Mor Bir Serserinin Gezi Notları , yazarın çocukluk anıları, ailesiyle karmaşık ilişkileri ve belleğinin patikalarında gezinen dürüst, yer yer sihirli ve duygusal bir anlatım hakimdir.. Dazai, doğduğu bölgeye giderek çocukluğu ve geçmişiyle yüzleşir. İçsel Yolculuk yaşayan Dazai'nin: Mor Bir Serserinin Gezi Notları sadece fiziksel bir gezi değil, aynı zamanda yazarın kendi iç dünyasındaki karmaşayı ve yalnızlığı anlattığı bir arayış hikâyesidir . Yalnızlık ve Yabancılaşma,her kitabinda , dikkat çeken öne çıkan bir durumdur.Yazarın diğer eserlerinde olduğu gibi, bu kitapta da yalnızlık, anlaşılmama ve , anlaşılmama ve topluma uyum sağlayamama temaları ön plandadır.  Osamu Dazai bu kitapta kendi yaşamının zorluklarını ve duygusal çöküşlerini, sade ama derin bir anlatımla okuyucuya aktarır. Mor Bir Serserinin Gezi Notları Dazai ile bu on birinci buluşmamız Küllüyatini tamamlamak adına adimlıyorum, ilgiyle okudum..
Anlatı Edebiyat
Mor Bir Serserinin Gezi NotlarıOsamu Dazai · Yapı Kredi Yayınları · 2013387 okunma
Reklam
9/10
·24 syf.··
2026 31. kitabı
Kardeşini her kıskandığında içinde mor bir balon şişen kediciğin bu duygusuyla sağlıklı bir şekilde başetmesine dair güzel bir çocuk kitabı. Kitapta içinde çocuklar için konuya dair yönlendirici soru zarfları var. Kitabın son sayfasında ise özgün şekilde paketlendigini gördüğüm minik bir balon var. Çocuklar için sürprizli kitaplar şahane.
Biraz Kıskandım SankiMehmet Teber · SİNCAP KİTAP · 2021126 okunma
10/10
·396 syf.··
2026 41. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 14:35
" Tıpkı adaletin kilit taşının hukuk olması gibi. Demokrasinin kilit taşı da özgürlük ve adalet. Kültürümüzünki dilimiz ve âdetlerimiz. Ve en önemli kilit taşı da cumhuriyet bu nedenle. Dilerim bu kilit taşlarını yerinden oynatmaya kimsenin gücü yetmez." Selam . Kilit Taşı ile beraber kalemini ve duruşunu çok sevdiğim yazar @semasoykan ın tüm kitaplarını okuyup bitirmiş bulunuyorum. Kitaplar bir kurgudan çok öte, bilgilendirici ve büyük bir araştırma ürünü. Ber nedenle benim için çok kıymetliler Mardin'den İstanbul'a uzanan, üç kadının birbirine geçmiş hayatlarını okuyoruz kitapta. Geçmişin acısı ve getirdiği duygular ile hayatta dimdik duran, cesur bir kadın Nil. Yaşadıkları ona bir savunma kalkanı yaratmış ve bu kalkanı kimsenin geçmesine izin vermemektedir. Sevmek ve güvenmek isteyen ancak acı çekmekten, hüsrana uğramaktan korkmaktadır ki hakkıdır da bunda. Ancak bazen cesaret ve adım atmak gerekir. Nil intikam, aklındaki soruları gidermek adına çıktığı yolculukta çok farklı bir hikaye ile karşılaşacak ve duygularını ikinci plana itmek zorunda kalacaktır. Zeliha ve Berfin'in öyküsü aynı ülkede nasıl farklı hayatlar olduğunu gözler önüne seriyor. Bazılarına gümüş kaşıkla verilenler için diğerleri hayatları pahasına mücadele ediyor. Hangi yüzyılda yaşıyoruz diye düşünüyoruz ancak bazı sığ zihniyetler bir adım ileriye gitmiyor maalesef Her gün haberlerde gördüğümüz kadın c*nayetlerinde ve bu haberlere yapılan yorumlarda bu zihniyetleri görüyoruz Geçmişteki sırların açığa çıktığı, iyiliğin ve yardımsever insanların hala var olduğunu anlatan kitapta çalkantılı, yıllar geçse de sevgisi azalmayan aşklar da yer alıyor. Aşk için gurur bir kenara bırakılabilir mi? İletişim kopukluklarının ve saklananların insanın hayatından neler götürdüğü bilinse aynı hatalar
Kilit TaşıSema Soykan · Alfa Yayınları · 2022669 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 21:07
Silahtar Bahçeleri ~ Zabel Yesayan Merhaba sevgili kitapseverler, bugün sizi edebiyat hafızanızda derin bir iz bırakacak olağanüstü bir kadınla ve onun büyüleyici eseriyle tanıştırmak istiyorum: Zabel Yesayan ve onun çocukluk cenneti Silahtar Bahçeleri. Bazı kitaplar vardır kapağını açtığınız anda burnunuza hanımeli, mor salkım, yağmur sonrası ıslanmış toprak kokusu ve eski İstanbul gelir. Sizi elinizden tutar ve betonların altında kalmış o eski, çok dilli İstanbul’a götürür. İşte bu kitapta tam olarak böyle bir zaman makinesi,bir hafıza kazısı. 1878’de Üsküdar’da doğan yazar döneminin en parlak kadın aydınlarından biri. Yıllar süren kaçışlarının ardından yolu Sovyetler Birliği’ne düşmüş ve hayatı Stalin döneminde, Sibirya’daki meçhul bir sürgün kampında acı bir şekilde son bulmuş. Onun bu karanlık ve meçhul sonunu bilmek, çocukluğunu geçirdiği o zamanları okurken insanın boğazına tarifsiz bir düğüm bırakıyor. Bu otobiyografik eserde yazar bizi Türklerin, Ermenilerin, Rumların bir arada yaşadığı çok dilli, çok sesli o eski Üsküdar sokaklarına götürüyor. O devasa, meyve ağaçlarıyla dolu bahçeli evlerin arasında küçük bir kız çocuğunun dünyayı, yetişkinlerin ikiyüzlülüğünü, doğanın gücünü ve kendi kadınlığını keşfetme sürecini müthiş bir psikolojik derinlikle okuyoruz. Kitabın en çarpıcı yanı, yazarın muazzam duyusal hafızası. Yazar geçmişi bir gülün kokusuyla, ahşap merdivenlerin gıcırtısıyla, rüzgârın yapraklarda çıkardığı sesle ve Üsküdar’ın o ağırbaşlı melankolisiyle çağırıyor. Bize, ev dediğimiz şeyin sadece taşlardan yada ahşaptan ibaret olmadığını, asıl evin hatırladıklarımız olduğunu fısıldıyor. Eğer İstanbul’un geçmişine, çocukluğun o büyülü dünyasına ve mekânların ruhuna ilgi duyuyorsanız, Ermeni edebiyatının bu güçlü, lirik sesini okumanızı tavsiye
Silahtar BahçeleriZabel Yesayan · Aras Yayıncılık · 202354 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2020 92. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2020 12:41
Dünyanın bütün kabalığına karşı incelik ile direnen, ölüme giderken bile elindeki mor gülü yere düşürmeyen bir gencin, bizlere bıraktığı haysiyetli bir vasiyet.. Türk şiirinin o mahzun, öfkeli ama aynı zamanda şefkatli mor çiçeği. Zira o, şiirini bir kalkan değil, bir yara olarak taşıyanlardandı. Arkadaş Z. Özger, lirik şiiri devrimci bir öfkeyle, ama bir o kadar da naif bir kırılganlıkla harmanlar. Şiiri hep bir üşüme halidir. O, dünyanın soğukluğuna karşı şiirle ısınmaya çalışan bir aykırı çocuktur. Kitabın ruhunda iki temel eksen döner: Toplumsal Kavga: Adı Arkadaş olan birinin davası da insandır, dercesine sokağın, meydanın ve adaletin sesini yükseltir. Bireysel Yalnızlık: Kimliğini, varoluşunu ve o meşhur hüznünü saklamadan, en çıplak haliyle masaya yatırır. Onun dili, imge yüklü ama sokağın tozundan da kopmamış bir dildir. Arkadaş beyaz ölümden ve mor bir kederden bahsetmektedir. Şiirlerinde bir yandan başkaldırı vardır, bir yandan da beni sevmediniz diyen o hüzünlü çocuk yüzü. Alnını dağ ateşiyle ısıtan bir kuşaktandır o; ama kalbini bir anne şefkatiyle korur. Arkadaş, sahicidir. O, şiirini kağıda değil, kendi ömrüne yazmıştır. Zekai Özger öldü mü? diye soranlara, Hayır, o Sevdadır oldu cevabını veren bir efsun bırakmıştır geride. Onun şiirini okurken, kelimeleri değil, bir insanın kalp atışlarını duyarsınız. O kalp, adaletsizliğe çarparken hızlanır, bir çiçeğe bakarken durulur. Onun sevdasında mülkiyet yoktur. Sadece adanmışlık ve bir başkasının acısında erime hali vardır. Şiirlerinde ölümü bir son değil, bir eve dönüş gibi anlatır. Sanki gideceği yeri hep önceden biliyormuş gibi... "Ne zaman yolda bir çocuk görsem, karnı acıkmış bir çocuk, baksa gözlerimin içine içine, çıkarıp kalbimi veresim gelir."
1000Kitap
SevdadırArkadaş Zekai Özger · Mayıs Yayınları · 20012,040 okunma
Reklam
Reklam