İnanç mı gerçekliği yaratır, yoksa gerçeklik mi inancı doğurur?
8/10
·189 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 22:40
"Böylece İsa, başındaki dikenli taç ve üzerindeki mor kaftanla dışarı çıktı. Pilatus onlara, 'İşte o adam!' dedi." Yuhanna 19:5 İsmini, bu İncil ayetinden alan bu kitap, Karl Glogauer adında bir adamın, Hz. İsa dönemine gitmesiyle başlar. Karl, burada Essenliler adında bir tarikatla ve Hz. Yahya (Hıristiyanlık'taki adıyla Vaftizci Yahyâ) ile karşılaşır. Aramice bildiği için onlarla anlaşabilir. Karl'ı kitabın başında tanımayız. Çocukluğundan bir psikiyatrist olana ve zaman makinesine girene kadar olan anılarını; zaman makinesiyle gittiği geçmiş çağda yaşadıklarıyla paralel olarak okuruz. Karl, Jung ekolüne bağlıdır. Bir agnostiktir ancak dinin insan ruhunun gizemini açıkladığını düşünür. Karl'ın Monica adında bir kız arkadaşı vardır. Monica ise Karl'ın aksine gerçek bir ateisttir, bilimin her şeyi açıkladığına ve din kavramına gerek kalmadığına inanır. Aralarındaki çatışma, onları birbirlerine çeker. Karl'ın zaman makinesine girme sebebi de budur aslında. MS 29.'a, Filistin'e gitmek... Hristiyanlığın doğuşunu kendi gözleriyle görmek. Ancak, kutsal kitaplarda anlatılan masum Meryem'i, beşikte konuşan İsa'yı bulamaz. Hiç ummadığı durumlarla karşılaşır. Bunlar, onu kendinden büyük bir role bürünmeye zorlayacak, inandığı hikâyeyi kendi eliyle oluşturmaya teşvik edecek, seyirci olmak yerine başrol yapacaktır. İnanç mı gerçekliği yaratır, yoksa gerçeklik mi inancı doğurur? Psikolojik, felsefi ve tarihsel yanı güçlü bir kitap. Beni bu kitapta içine çeken, Karl'ın arayışını ve ruhsal açmazlarını işlemesi oldu.
İşte O AdamMichael Moorcock · Phoenix Yayınevi · 20021,853 okunma
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2019 73. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2019 17:54
Romanın kalbi, düğün gecesinin sabahında sevdiği kadının kanlar içinde cesedini bulan Kara Şahin’in göğsünde atıyor. O ilk anda yaşanan şok, çaresizlik ve çığlık… Şahin’in Nakşıgül’ü kaybettiği o an, sadece bireysel bir trajedi değil; aynı zamanda bir devrin, bir medeniyetin, masumiyetin ve saflığın kaybedilişinin simgesi haline geliyor. İskender Pala burada aşkı öyle bir yerden yakalıyor ki: Kavuşulduğu anda kaybedilen aşkın acısı, en yakıcı olanı. Düğün yatağında başlayan hikâye, tomruklarda, külhanlarda, lalezarlarda ve saray entrikalarında devam ederken, her adımda Şahin’in içindeki yangın büyüyor. Ama en acısı ne biliyor musun? O yangının küllerinde bile hâlâ bir umut kırıntısı taşıması.. belki bir yanlış anlama, belki bir sır, belki de sadece kaderin zalim bir oyunu. Kitabın en dokunaklı yanı, matem damlası metaforu üzerinden işlenen yas duygusu. Katre-i Matem, sadece bir lale çeşidi değil; mor rengiyle hüznü, damla damla akan gözyaşını, bir devrin çöküşünü temsil ediyor. Lâle Devri’nin savurganlığı, Batı taklidi, lale soğanlarına ödenen servetler… Hepsi fonda akarken, asıl matem bireysel kayıplarda, kırılan güvenlerde, bozulan adalette tutuluyor. Okurken fark ediyorsunuz: Bu sadece Şahin ile Nakşıgül’ün aşkı değil; kaybedilen değerlerin, yitirilen masumiyetin matemidir. Üslup ise tam bir İskender Pala klasiği: Divan edebiyatının naif zarafetiyle modern romanın gerilimini harmanlıyor. Osmanlıca kelimeler, şiirsel cümleler, derkenar açıklamalar… Okurken kendinizi 18. yüzyıl İstanbul’unda, bir lale bahçesinde ya da zindanın nemli taşlarında hissediyorsunuz. Ama bu zarif dil, acıyı daha da derinleştiriyor; çünkü hüzün ne kadar süslü anlatılırsa anlatılsın, yine de yakıyor. Bazı okuyucular karmaşık bulabilir, olay örgüsünün dallanıp budaklanmasını yorucu
Edebiyat
Katre-i Matemİskender Pala · Kapı Yayınları · 202525,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·64 syf.··
2026 65. kitabı
Ayağıma dikenler batsa da Adım atmaya korkmadan Kendi gökyüzümü bulabilmek adına Yaşayarak ,yaşlanmak istiyorum... Bu ay ki şiir okumam Elanur Cezlan imzalı Yankı oldu . Çok anlamlı, insanı içsel bir sorgulamaya iten dizeler okudum. Naif bir anlatımla, duyguları aktarıyor karşı tarafa.Umut dolu dizelerle, vazgeçmeden, yaşamanın güzellikleri ,onları duyumsayabilmek konu edinmiş çoğunda. Sevdigim bir kaç dizeyi bırakıyorum sizlere .. yol kenarlarındaki mor menekşeleri seviyorum Belki de kimsenin ismini bilmediği Kuruluklar arasından tutunup hayata göz açabilenleri Her şeye rağmen sırtını kendine yastayabilenleri seviyorum. Kırgınım mevsimlere sen yokken açmayan nergislere Seni benden alan her şeye ve beni benden çalan her şeye.. Yere göğe sığdıramadığınız Bu Cihanda Gözümüz yoktu fazlasında yaşamak istedik Korkmadan..... Şiirle kalın dostlar...
YankıElanur Cezlan · Ares Kitap · 20267 okunma
7/10
·341 syf.··
2026 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 23:55
Yıllar önce, lisedeyken Ateşten Gömlek kitabını okumuştum. Konusunu sorsanız unuttum derim, kitap okumayı ödev olarak gördüğüm zamanlar da okumuştum. Velhasıl yıllar sonra, tekrardan Halide Edib Adıvar'ın kalemiyle karşılaştım. Bu karşılaşma diğer kitaplarını da okuma isteğini uyandırdı ben de. Gelelim asıl konuya, bu kitaba... Kitabın adından dolayı sadece çocukluğu, gençliği üzerinde duran bir eser olduğunu düşündüm. Sadece anı kitabı gözüyle gördüm. Sadece anı değilmiş, tarihi bir değeri de varmış. Böyle olduğu aslında belli, tarih ve Halide Edib bir bütün! Kitabın ilk sayfaları 3. şahıs ile yazılmış, sanki başka birinin hikâyesi yazılıyor gibi. Bu satırlar en küçüklük haline ait, tam anımsamadığı zamanlara. Sonraki bölümler ise net, benli anlatım var. Kitap iki kısma bölünmüş. İkinci kısım tamamen tarih niteliğinde. Yetim çocuklar için yaptıkları, Arap memleketlerinde yaşadıkları. Mor Salkımlı Ev Halide Edib Adıvar
2026 Okuma Raporları
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20253,695 okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 00:00
Kavim, Başkomser Nevzat’ın ikinci macerası. Bu kitapla Nevzat’ı biraz daha tanıyoruz. Ahmet Ümit’in tarihe merakı bu kitapta da öne çıkıyor. İşlenen bir cinayeti araştırırken hem polis teşkilatının içindeki başına buyruk yapılarla hem de görünürde Süryaniler ve Mor Gabriel kilisesiyle ilgili tarihi eserlerle ilgilenen şaibeli tiplerle mücadele etmesi gerekecektir. Ben kitabın olay örgüsünü sevdim, yeterince karmaşık entrikalarla dolu ve daha sonraki bazı Başkomiser Nevzat kitaplarının basitliğinden uzak bir polisiye.
KavimAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201920,7bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 00:29
Ermeni ve Türk soy tarihi nerede kesişiyordu? Ermeniler Müslüman yetim cocuklari kaçırıp Hristiyanlaştirdi mi? Halide Edip Adivar "Mor Salkımlı Ev" kitabında Ermeni evlatliklardan nasil bahsediyordu ? Tarihin bilinmeyen yönlerine ışık tutan ilginc bir eser. #okudumbi̇tti̇ #okuyalım #okutalım
Soy AğacıSüleyman İzzet Yalçın · Elhamra · 201811 okunma
Reklam
Reklam