Adı:
İşte O Adam
Baskı tarihi:
Mart 2002
Sayfa sayısı:
189
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756565131
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Behold The Man
Çeviri:
Kadir Yiğit Us
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Phoenix Yayınevi
Günümüzde nevrotik denen insanların çoğu başka bir çağda yaşasalardı, nevrotik, yani kendilerine karşı bölünmüş olmazlardı. İnsanların, atalarının mitlerinden kopmadığı, doğanın yalnızca bakılacak bir şey olmadığı ve gerçekten yaşandığı bir dönemde yaşasalardı, bölünmeleri engellenmiş olurdu. Mitlerin yok olmasını hazmedemeyen ve ne yalnızca dış dünyayla, yani bilimin gördüğüyle ne de bilgelikle hiçbir ilgisi olmayan entelektüel laf salatalarıyla yetinemeyen insanlardan söz ediyorum.
-Carl Gustav Jung-

Zaman makinesi, sütümsü bir sıvıyla dolu bir küredir; yolcu, makinenin duvarına giden hortuma takılı bir maskeyle nefes alıp, kauçuk bir koruma giysisi kuşanmış olarak içinde asılı durur.Yere düşmesiyle küre yarılır ve dökülen sıvı toz tarafından emilir. Küre, çorak toprak ve kayalar üzerinde çarpa çarpa yuvarlanmaya başlar.’Büyük bir din bu kadar basitçe başlamış olamaz.’
‘İhtiyaçları olunca, insanlar en olanaksız gözüken başlangıçlardan büyük bir din yaratırlar.’

‘Bu da benim belirttiğim nokta. Monica.’ Konuşurken şiddetli el kol hareketleri yapmaya başladı ve Monica bir parça geriye çekildi. ‘Düşünce, Mesih’in gerçekliğinden önce geldi.’

Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim.
-Matta 9;50 / Luka 14; 34-35-
189 syf.
·Beğendi·10/10
Ben inanca karşıt olarak dinden bahsediyorum.Onun yerine koymak üzere ondan çok daha üstün nitelikte bilimsel törenler varken, kim dinin törenlerine ihtiyaç duyar ki?
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İşte O Adam
Baskı tarihi:
Mart 2002
Sayfa sayısı:
189
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756565131
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Behold The Man
Çeviri:
Kadir Yiğit Us
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Phoenix Yayınevi
Günümüzde nevrotik denen insanların çoğu başka bir çağda yaşasalardı, nevrotik, yani kendilerine karşı bölünmüş olmazlardı. İnsanların, atalarının mitlerinden kopmadığı, doğanın yalnızca bakılacak bir şey olmadığı ve gerçekten yaşandığı bir dönemde yaşasalardı, bölünmeleri engellenmiş olurdu. Mitlerin yok olmasını hazmedemeyen ve ne yalnızca dış dünyayla, yani bilimin gördüğüyle ne de bilgelikle hiçbir ilgisi olmayan entelektüel laf salatalarıyla yetinemeyen insanlardan söz ediyorum.
-Carl Gustav Jung-

Zaman makinesi, sütümsü bir sıvıyla dolu bir küredir; yolcu, makinenin duvarına giden hortuma takılı bir maskeyle nefes alıp, kauçuk bir koruma giysisi kuşanmış olarak içinde asılı durur.Yere düşmesiyle küre yarılır ve dökülen sıvı toz tarafından emilir. Küre, çorak toprak ve kayalar üzerinde çarpa çarpa yuvarlanmaya başlar.’Büyük bir din bu kadar basitçe başlamış olamaz.’
‘İhtiyaçları olunca, insanlar en olanaksız gözüken başlangıçlardan büyük bir din yaratırlar.’

‘Bu da benim belirttiğim nokta. Monica.’ Konuşurken şiddetli el kol hareketleri yapmaya başladı ve Monica bir parça geriye çekildi. ‘Düşünce, Mesih’in gerçekliğinden önce geldi.’

Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim.
-Matta 9;50 / Luka 14; 34-35-

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Elif
  • Sly
  • Ser Bronn
  • Tansel Diplikaya
  • özgür sütçüoğlu
  • Korhan Özalpagut
  • Mehmet

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%33.3 (1)
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0