Puan vermedi·328 syf.··
2026 5. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 00:23
Mor Salkımlı Ev, Halide Edib Adıvar’ın yalnızca bir yazar değil; yaşadığı dönemin tanığı, hatta bizzat öznesi olduğunu bir kez daha hatırlatan bir eser. Kitabı okurken bir anı kitabından çok, tarih ile bireysel hafızanın iç içe geçtiği bir zaman yolculuğuna çıktığımı hissettim. Halide Edib, çocukluğunu, ailesini, yetişme tarzını ve özellikle kadın kimliği üzerinden yaşadığı çatışmaları oldukça açık ve samimi bir dille anlatıyor. Anlatım yer yer sade, yer yer derin; ama her zaman sahici. Kendi iç dünyasını aktarırken dönemin sosyal ve kültürel yapısını da arka planda güçlü bir şekilde hissettiriyor. Bu yönüyle kitap, hem edebi hem de tarihsel bir değer taşıyor. Beni en çok etkileyen tarafı, yazarın kendini yüceltmeden, zaaflarını ve çelişkilerini de dürüstçe ortaya koyması oldu. Okurken sadece Halide Edib’i değil, onunla birlikte büyüyen, düşünen ve değişen bir dönemi de tanımış oldum. Özellikle kadın olmanın getirdiği sınırlar ve bu sınırlara karşı verilen sessiz ya da açık mücadeleler oldukça düşündürücüydü. Mor Salkımlı Ev, hızlı okunacak bir kitap değil; sindirerek, satır aralarında durarak okunması gereken bir eser. Halide Edib’i ve yaşadığı dönemi daha yakından tanımak isteyenler için kesinlikle özel bir okuma deneyimi sunuyor.
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20253,696 okunma
Keşke Dörtpeşe Olsaymış!
7/10
·682 syf.··
2026 4. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 20:34
Elif Şafak Severleri Rahatsız Edecek İnceleme: Elif Şafak'ın yerine başkası yazsaydı çok iyi daha olacak bir kitap. Şafak'ın dilindeki sahte romantizm ve kitabın akışını bozan anarşizmi beni çok rahatsız etti. Normalinde üç günde bitecek bir kitap; ama Şafak'ın bölümünü okumak on gün sürdü. Ağdalı, muğlak dili ağır ilerliyor. Bu sebeple hikâyeye anlamsız bir durak yaptırıyor. Hikâyeye getirisi olmadığı gibi götürüsü de çok. Kendileri ayrı bir kitap girişi yazmaktan da geri kalmamış. Bu giriş o kadar anlamsız ve kopuk ki, önceki bölümler eline ulaşmadan yazmış olma ihtimali çok olası. Kitabı iyi yazar ile kötü yazar nasıldır? Bunu bir arada görmek isteyenler mutlaka okumalıdır. Murathan Mungan ve Pınar Kür hikâyeyi anlamlı kılan değerli kalemler. Mükemmel başlayıp şahane bitiyor. Diğer iki yazarımız da olabildiğince dile ve hikâyeye bağlı kalarak ama kendi anlatım dillerini de sunarak romanın hikâyesine önemli katkıları olmuştur. Okumanız ve özellikle özel bir baskı tekniğiyle basılmış olan ilk baskısını (mor kapaklı, şirazeli) edinmeniz tavsiye edilir. Beşpeşe Murathan Mungan Pınar Kür Celil Oker #y:435elif Faruk Ulay Elif Şafak
Edebiyat & Roman
BeşpeşeElif Şafak · Metis Yayınları · 2019793 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kara Kitap, Kara Kutu, Kara İçsellik …
10/10
·460 syf.··
2026 2. kitabı
"Dünyaya bir başkasının gözlerinden bakabilmeyi bilmek gerek, demişler. Asıl o zaman dünyanın ve insanların esrarını kavramaya başlarmış insan.” Giden midir hep beklenen? Yoksa gidenin ardında bıraktığı izlerden yeniden bir varoluş mudur bu durum insan için ? Yoksa gidene mi zordur hayat, kalana mı ? Orhan Pamuk okunması, anlaması ve sindirilmesi en zor yazarlardan biri benim için. Ama bir o kadar da okumaktan en zevk aldığım yazarlardan.. Orhan Pamuk benim için çok katmanlı, çok zeki, kültür patlaması yaşayan ve adına daha birçok nitelik ekleyebileceğim muhteşem bir yazar, kalem. Kara Kitap okuduğum 4. ve en zorlandığım eseriydi ki zaten 2. okuyuşumda tam anlamıyla anlamlandırdım eserin her bir bölümünü, satırını.. Eserlerini anlamak, insanın kendine, kendi hayatına da katması çok zor. Kafa karıştırıcı, aklı-mantığı zorlayan ve ciddi anlamda sabır gerektiren eserlerinden biriydi “Kara Kitap” ama ben onun eserlerini zaten tekrar tekrar okumak isteyen biri olarak bundan çokta bahsetmek istemiyorum. Çünkü her okuyuşumda bana ekstra bir şeyler katmıştır kendisi. Bu yönüyle Pamuk bence açık ara Dünya edebiyatında yer edinmiş ve devam da etmeli. Bana kalırsa da aldığı tüm ödülleri fazlasıyla hak ediyor. Esere değinecek olursam, yazım tekniği, olay örgüsü, karakter seçimi ve karakterlerin eser boyunca gelişimi muazzam.. Bu şekilde bir eser ortaya koymak şunu gösteriyor; ciddi bir ön çalışma, yıllar süren emek ve tabii ki deneyim, kültür ve sivri bir zeka.. Karakterlerin yani temel 3 karakter Avukat Galip, Kayıp Rüya ve Köşe Yazarı Celâl… 3’ü de eser boyunca bir o yana bir bu yana gidip geldi anladığım kadarıyla. Eseri Celâl’in köşe yazıları, Rüya’nın ani bir terki ve Avukat Galibin onu can hıraş arayışı üzerinden okuyoruz ancak Celâl’in her bir köşe yazısını büyük bir
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma
8/10
·109 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Diana... Asıl adı Marina Sabatier. Alexandre Seurat, bu ilk romanında okuru konfor alanından çıkarıp modern dünyanın en karanlık köşelerinden birine; aile içi şiddetin ve sistemin körlüğünün ortasına bırakıyor. Kitabı elinize aldığınızda kapaktaki o mor/pembe tonların yarattığı masumiyet algısı, içeriğe girdiğiniz anda yerini ağır bir yumruya bırakıyor. Roman, Diana adındaki küçük bir kızın 6 sene boyunca taciz ve işkenceye maruz kalmış trajik yaşamına odaklanıyor. Ancak yazar bunu tek bir ağızdan anlatmak yerine, çok sesli bir tanıklık yöntemiyle yapıyor. Öğretmenler, sosyal hizmet görevlileri, doktorlar ve akrabalar... Her biri Diana’yı gördü, her biri bir şeylerin "yanlış" olduğunu fark etti. Kitabın asıl vurduğu nokta tam olarak burası: Herkesin bir şeyler bildiği ama kimsenin tek başına çocuğu kurtaramadığı o devasa bürokratik ve toplumsal eylemsizlik. Kitabın adı olan "Sakar", aslında çocuğun vücudundaki morlukları, kırıkları ve yaraları açıklamak için ailenin kullandığı o korkunç bahaneye bir atıf. Okur olarak, o küçük bedendeki her izin bir "sakarlık" sonucu değil, bir zulüm sonucu olduğunu bilmek, metni okumayı duygusal anlamda oldukça zorlaştırıyor. Yazarın dili oldukça mesafeli, soğuk ve raporvari. Bu yalınlık, anlatılan olayın dehşetiyle birleşince ortaya çarpıcı bir kontrast çıkıyor; duygusallığa yer vermeyen bu dil, okurun kendi duygularıyla baş başa kalmasına neden oluyor."Sakar" sadece bir aile trajedisi değil, aynı zamanda modern toplumun koruma mekanizmalarının nasıl paslandığının da bir belgesi. Kitabı bitirdiğinizde kendinizi bir suç ortağı gibi hissedebilirsiniz. Yazarın amacı da tam olarak bu: Görmezden gelmenin sessiz suç ortaklığını yüzümüze çarpmak. Diana’nın o sessiz çığlığı, kitabın son sayfasını kapatsanız bile zihninizde yankılanmaya devam
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,8bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 2. kitabı
·
194 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 01:04
Mor Bulut benim için çok zor bir kitap oldu. Başladıktan ve epey ilerledikten sonra aylarca ara vermem gerekti, sonrasında baştan okumaya başladım ki yine yaklaşık 1 ay gibi uzun bir sürede bitti benim için çünkü her ne kadar ithaki bilimkurgu klasiklerinin müdavimi olsam ve ilk "dünyada kalan son adam" romanlarından olmasıyla konuya girişini fazlasıyla ilgi çekici bulsam da yazarın dili bir türlü akmadı benim için. Günümüzden bakınca bu belki de normal çünkü fazlasıyla kıyamet sonrası oyunu, dizisi, filmj tüketmiş durumdayız lakin o dönemlerde insanların kafasında oluşturabilmek için o ortamı, atmosferi yazarın fazlasıyla betimleme yapması gerekiyor ama uzun uzadıya betimlemelerden fazlasıyla sıkılan biri olarak başlangıçtan sonra son 100 sayfaya kadar kitap asla akmadı benim için. Lakin eserden yazarın ilgilendiği konularda epey bilgili ve gezip görmüş biri olduğu anlaşılıyor. Ana karakterimizin İstanbul'a gelişi ile roman hız kazanıyor ve burada gelişen olaylar ve eski İstanbul/Osmanlı tasvirleri ile bizim için yeniden ilgi çekici bir hal alıyor. Yazarın eserindeki kimi tespitleri de zamanı için vizyoner ve gerçekten bilgili biri olduğunu gösterir nitelikte idi. En basitinden ilk kez 1912 yılında detaylandırılan Pangea teorisine başka ilginç tespitlerle birlikte yer veriyor yazar. Ana karakterimizin motivasyonunu ise benimsemekte ve anlamakta zorlandığımı itiraf etmeliyim. Bu belki hayatımızın içindeki din olgusunun o döneme göre daha farklı bir konumda olmasından, belki koca dünyada tek başıma 20 yıl bir zaman geçirip gittiğim her yerde ölüm görmediğim içindir, belki de ikisi de ve daha pek çok sebep... Sonuç olarak M.P. Shiel kanımca zamanından önce gelmiş bir yazar, okuduğum tek ve en bilinen eseriyle bunu söyleyebilirim.
Mor BulutM. P. Shiel · İthaki Yayınları · 202581 okunma
Puan vermedi·83 syf.··
2026 10. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 06:10
Yollar geçerdi içimden insan sevdikçe Asırlık yorgunluğunda ninniler Dünya nimetinden kırıntılar Asmalarda mor rüyalar ve ağzımda zaman Yol uyanık yıldızlar uzaktı seni bildikçe Bir sancıdır yol kaybı ve taşın konuşması Bir yola kırık kalple gidersin içinde çürüyelim diye Gölgesi içindedir herkesin bu bir bilmece İnsanın hınçla düşürdüğü şeylerle insan düşüyor işte (...) Bu şehir yer tutmazken bende yeterince Bir dağ daha taşırım ben böyle sana gelince 77'
Sadece Şiir - Sayı 23 (Ocak-Mart 2026)Sadece Şiir Dergisi · Kafa Grup Yayınları · 202615 okunma