Sabah oluyor
Ölümle yaşamın, gerçekle düşün, geçmişle geleceğin birbirine karıştığı
Acının, keskin düşüşün, derin ölümün hazır olduğu saat.
Uzun bir hesaplaşmayı bitiriyorum sanırım.
Erkekler başlarındaki şapkayı çıkarıp dizlerini hafifçe kırarak selam verirlerdi. “Kalispera” diyen de olurdu, “Akşam şerifleriniz hayrolsun” da … Kalabalığın arasından “Bonsoir” diyen Yahudi bir delikanlı da çıkardı, ona “Pari kişer” diye cevap veren Ermeni bir ihtiyar da … Selamlaşmanın dili değil, kendisi kıymetliydi.