Acı acıdır, bunun pazarlığa gelecek yanı yoktur. Canını yakar insanın,acı verir. Acıyla bașa çıkabilen güçler vardır. Sen de işte bu gücleri ara bul, hak büyüt onları, onlarla alıstırmalar yap, onlarla silahlan!
Hep böyle acı çekmek, hep böyle acıları sineye çekmek istiyorsan aptalın tekisin o zaman, pısırığın tekisin!
Ey derinlerde saklı yatan sığınak! Hiçbir fırtına ulaşamaz sana, hiçbir ateş yakmaz seni, hiçbir savaș seni yok edemez. İçimdeki küçük odacık, küçük tabut, küçük beşik, sen hedefimsin benim!
Yıllar yılları kovaladı, arada bir başka sesler çarptı kulağıma, yer yer tarafıma yoneltilen bir uyarıyla karşılaştım, kimi seziler yüregimi yalayıp geçti, bunların hepsinin de zararı dokundu düşüme,
o eșsiz guzellikteki renkli yüzünde küçük çatlaklar açtı, içindeki tellerden birinin akordunu bozdu, yapraklarından birini sararıp soldurdu. Ben her seferinde fırlayıp hasara uğrayan yeri onarıyor,yeni sevgiler akıtıyordum içine; baş gösteren aksaklıktan ötürü hayıflanıyor, beslenip kendine gelsin diyerek önüne kanımdan
yeni besinler çıkartıyordum. Bakıyordum, çok geçmeden yine eski güzelligine ve sağlığına kavuşuyordu düșüm. Ve hemen söyleyeyim ki, bugün bile kendini yine toparlayabilir, yine ışıl ışıl parıldar, kaybetiklerini yeniden ele geçirebilirdi.