Neredeyse bütün hayatını onunla birlikte geçirmişti. Şimdiden sonra tek başına ne yapardı? Mutlaka bu meselenin bir çözümü olmalıydı. Şöyle mırıldandı: "Allah'ım, şikâyetimi sana arz ediyorum!"
Allah Teâlâ, uğradığı haksızlığı giderme ve yuvasını kurtarma mücadelesi veren bu kadının ilticasına cevap vermiş ve "mücadele eden kadın" anlamına gelen Mücâdile Sûresi'ni vahy etmişti.⁵ "Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir,hakkıyla bilendir."⁶ diye başlıyordu sûre. İlâhî rahmet, kadınların gururunu kıran, onları derinden yaralayıp mağdur eden çirkin bir geleneği reddediyordu: "İçinizden kadınlarına zıhâr yapanlar bilsinler ki o kadınlar onların anaları değildir. Onların anaları ancak, kendilerini doğuran kadınlardır..."⁷
⁵ Ebû Dâvûd, Talâk, 16-17; Nesâî, Talâk, 33; İbn Mâce, Talâk, 25.
6 Mücadele,58/1.
7 Mücadele,58/2.
Sayfa 33 - Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları,5.Baskı,2023,İstanbul.