6/10
·64 syf.··
2026 7. kitabı
kitabın başı karanlıkta adamla oturduğunu hissetmesi ve içini kaplayan huzursuzluk hissi çok tanıdıktı başta daha önce okuduğum bir kitabı okuyorum gibi hissettim. zweig’ın kitaplarında son cümleler benim bi içimi titretiyormuş gibi hissediyorum. kitabın son 5 sayfasında benim için her şey değişti resmen. başlarda doktorun yaşadıklarıyla bir şekilde empati kuramadım ve anlattıkları çok basit şeylermiş gibi hissettirdi. bir türlü dokunmadı bana. tam olmayacak bu derken son sayfalar beni gerçekten şaşırttı. aynı gemide olmaları ve sadece ikisinin ölmesi. ve sonda adamın gazete haberini okurken doktorun gözlükleriyle karşısında oturuyormuş gibi hissetmesi.. o cümle işte.. kitaba başlarken konusunu okuduğumda , bana kitapta asıl ön planda tutulması gereken şey doktorun kadına olan hayranlığı, şevheti arzusu gibi gelmemişti ama öyleydi genel anlamda. yani doktorun kadının en sonki kötü durumdaki halini gördüğünde daha önce hissettiği şeyleri bir anda unutup karşısında insan hayatı olması ve onun için kurtarılması gereken bir hayattan başka bir şey olmaması kısmı yani normal bi adamken doktorluğa geçtiği kısım çok hızlı işlenmiş gibi geldi tabiki bu kadar kısa bir kitapta bu kadar şeyin bir şekilde sonda toparlanıp inanılmaz bir son yazabilmek ayrı bir konu ama orası hemen geçiştirilmiş gibi mi bilmiyorum ama bana dokunmadı işte. “anlıyordum…daha çok sırrı için, onuru için mücadele veriyordu…hayatı için değil…” bu kısım… ve kadının çektiği onca acı içimi yaktı resmen bu cümle ara ara beni düşündürdü kadının tavrı ve kişiliği o kadar ilmek ilmek işlenmiş ki kadını tanıyor gibi hissediyorum. zweig okuyalı bi süre olmuştu ihtiyacım varmış.
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,9bin okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
Ayşe Övür / Botter Apartmanı Nesiller boyu taşınan sırlar, üstlenilen günahlar ve söylenemeyen gerçekler ile Botter Apartmanı’nın her köşesine sinen ağırlık, yalnızca binayı değil içinde yaşayan insanların hayatlarını da şekillendiriyor. Bir yandan Botter Apartmanı’nın tarihini ve yapılış sürecinde yaşananları öğrenirken bir yandan da yıllar sonra apartmana dönen psikiyatrist Kaan ile geçmişin izlerini takip ediyoruz. Yazar, geçmişle yüzleşmenin zorluklarını karakterlerin psikolojileri üzerinden başarılı bir şekilde aktarmış. Her karakter farklı yaralar taşıyor ve bunlarla kendi yöntemleriyle mücadele ediyor. Okurken, geçmişlerinin peşlerini bırakmadığı bu insanların hayatlarında huzurun ve mutluluğun neden hep eksik kaldığını derinden hissettiğim bir döngünün içinde buldum kendimi. Kaan ve Kerem kardeşlerin geç gelen itirafları, Zehra’nın kayıplarına rağmen yaşama tutunma çabası, Hamza’nın sorumluluklarının altında ezilişi ve Esta’nın eksik kalan parçaları tamamlama isteği… Hepsi farklı hikâyelere sahip olsalar da aynı noktada buluşuyorlardı. Geçmişin yüküyle sınanıyor ve içlerindeki eksiklik hissiyle yaşamaya çalışıyorlardı. Kitap akıcı olmasına rağmen bu duygu bana da geçti. Karakterlerin ve duyguların tam anlamıyla bir sonuca ulaşamaması hayatın gerçeklerine yakın dursa da, okur olarak bazı düğümlerin çözülmesini istemiş olabilirim. Atmosferi, tarihî arka planı ve karakterlerin iç dünyalarına yaptığı yolculukla keyifle okuduğum bir kitap oldu. Her ne kadar bende küçük bir eksiklik hissi bırakmış olsa da Botter Apartmanı’nın duvarları arasında saklanan hikâyeleri keşfetmekten hoşlandım. Keyifli okumalar…
Botter ApartmanıAyşe Övür · Remzi Kitabevi · 20191,532 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·500 syf.··
2026 53. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 19:31
"Uğultulu Tepeler" bir aşk hikayesi olarak bilinse de kesinlikle romantik bir aşk beklemeyin. Aşk, hırs ve intikamı harmanlayan metin, aşkın ne kadar karanlık olabileceğini gözler önüne seriyor.. Romanda hikayeyi iki anlatıcıdan dinliyoruz. Hikaye birlikte büyüyen Heathcliff ve Catherine'in ilişkilerinin arkadaşlıktan aşka dönüşmesini okuyoruz. Ancak bu aşk, intikam duygusuyla sarıp sarmalanmış yıkıcı bir aşk. Heathcliff o kadar bencil bir karakter ki, kendi huzursuzluğunun, yoksayılmışlığının ve ötelenmesinin intikamını almak için sevdiği kadınla bile mücadele ediyor. Catherine ise çok şımarık, statüye önem veren ve bencil bir karakter.. Bu ikilinin aşkı ve sonrasında olanlar, beni çok sinir etti ve okumakta çok zorlandım. Etrafındaki herkesi ve her şeyi yıkan geçen bir duygu, gerçekten aşk olabilir mi?
1000Kitap
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Martı Yayınları · 201258bin okunma
Âcizâne bir inceleme
Puan vermedi·256 syf.··
2026 11. kitabı
·
70 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 19:00
Nerden başlayayım bilmiyorum ama şunu biliyorum ki bu kitap bambaşka, okurken sizi kendinizle baş başa bırakan ve bazi yerlerde ağlatan türden,kitapta yazar nefsin konuşmasıyla anlatıyor tüm olanları yani sanki nefsinizle sizi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri vesilesiyle baş başa bırakıyor. Vakit buldukça özellikle de sabah erken saatlerde okudum ve okurken şunu hissettim. Biz yaşıyoruz ama bizimle birlikte nefsimizde yaşıyor ve daima bize şerri telkin ediyor. Hani muhtaç birini görüyorsun ve içinden yardim etmek geliyor işte o esnada" boşver belki de muhtaç değil kendini acındırmak için böyle yapıyor" diye bi ses geliyor, işte o nefsin, namaza durunca aklına bin türlü şeyi getiren de nefsin, hangisini sayayım, saymakla bitmez. Ama ne diyor nefs" Mahmud benimle olan cengini kazandı, o benimleyken bensiz oldu" sahi nefs her daim bizimle mi? Hiç mi hayra sürüklemez bizleri? Ama şunu biliyorum ki nefsine boyun eğdiren Rabbine daha da yaklaşıyor tıpkı Hüdayi Hazretleri gibi. O vakit selam olsun nefsiyle olan cengi kazanana. Selam olsun nefsine boyun eğdirene. Selam olsun nefsi bilipte en azindan onunla mücadele edene. Vesselam...
Tasavvuf
Ene 'Sus Ey Nefsim'Fatih Duman · Nesil Yayınları · 20228,6bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 53. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 18:19
#okudumbitti YAZAR: RUTH WARE YAYIN: THE KİTAP ÇEVİRİ: İREM REYHAN Herkese merhabalar bugün sizlere Ruth Ware'nin kalemin çıkan mükemmel çift kitabıyla geldim. Her bir sayfası heyecan doluydu ada içinde yaşananlarla. O yüzden lafı çok uzatmadan bu adı gibi mükemmel kitabın yorumuna geçelim. İlk bakışta masmavi denizi ve huzur dolu atmosferiyle kusursuz görünen bu ada, aslında karakterlerin hem fiziksel hem de ruhsal olarak sınanacağı bir tuzağa dönüşüyor. Bir reality şov için başlayan macera, beklenmedik bir fırtınayla birlikte ölüm kalım savaşına evriliyor. Adada mahsur kalan beş çift, zaman geçtikçe sadece açlık ve susuzlukla değil, korkularıyla, öfkeleriyle ve birbirlerine duydukları güvensizlikle de mücadele etmek zorunda kalıyor. Her geçen gün artan gerilim, insanın en zor anlarda nasıl değişebileceğini etkileyici bir şekilde gözler önüne seriyor. Yazar, sadece bir hayatta kalma hikâyesi anlatmıyor; aynı zamanda insan psikolojisini, çaresizliği ve umudun tükenmeye başladığı anlarda verilen kararların ağırlığını da başarılı bir şekilde hissettiriyor. Olay örgüsü merakı sürekli canlı tutarken, her bölümde "Şimdi ne olacak?" sorusunu aklınızdan çıkaramıyorsunuz. Gerilim ve gizemi bir arada sevenler için, temposu hiç düşmeyen, sürükleyici ve son sayfasına kadar heyecanını koruyan bir kitaptı. Gökhan Ülgerli Serap Asya Seferoğlu @keskeherkes_gulse @leyla.akot ile birlikte okuduk ve şahane bir okuma oldu diyebilirim. #ALINTILAR "birini sevdiğinde yaptığın şey de onları desteklemektir." Ancak insan beyni riskleri değerlendirmede kötüdür, çevremizdeki gerçek tehlikeleri değerlendirmedeyse daha da kötüdür. Yanlış insanlara güvenmiş, yanlış kararlar vermiştim. İçgüdülerimin önündeki kanıtları bastırmasına izin vermiştim.
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202681 okunma
6/10
·208 syf.··
2026 35. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 17:57
Kitabin zamanlaması babalar gününde yaptigim mezarlık ziyaretinden sonraya denk geldi. Demekki onun vakti de bu anmis. Özellikle ebeveyn kaybi yasayan yada ailesinde kanser rahatsızlığı ile mücadele edenler icin hassas , travmatik olabilecek bir kitap . Bu nedenle okuma kulüplerinde bu kadar rahat tavsiye edilmesini pek doğru bulmuyorum. Yazar babasının hastalığının son günlerinde geçirdiği zamanları, yas sürecini son derece içten yazmış. Yas günlüğü gibi değerlendirebiliriz. Bu bakış açısı ile okunmasında bence fayda var. Edebi değeri daha zayif bir kitap. Bu kadar popüler olmasını açıkçası pek anlayamadım.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma