Sâhî

Sâhî
@muhammedkadan
Kendimle uzlaştığım an, öldürürüm kendimi. Dünyanız kalır size, allıgüllü dünyanız. Çığlık çığlığa giderim. Ama bir başıma, ama yankısız… Ahmet Erhan
Mezun
PAÜ - Türk Dili ve Edebiyatı
Manisa
497 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
10/10
·78 syf.··
2020 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2020 22:10
Bir direnişin şiirle öğütülmüş hali şüphesiz bu kitap. Açıkçası yine bitirmek istemediğim ve içinde duygularımı, fikirlerimi, düşüncelerimi; yani kendimi bulduğum bir kitap oldu. Kitabın adının ne kadar doğru ve güzel seçilmiş olduğunu okuyunca muhakkak anlayacaksınız. İnsana dair neredeyse tüm öğelerin; umutların, kavgaların, hayallerin; bunun yanında doğanın, doğanın özünü oluşturan öğelerin ve elbette insanın ve tabiatın direnişi tüm satırlarına işlemiş. 78 sayfanın tümü anlam derinliğiyle bezenmiş. Üslub bir o kadar akıcı gerçekten. İnsana dair her şeye rastlıyorsunuz bu şiirde. Çok beğendim ve inanılmaz keyif aldım okumaktan ki sizin de zevkle okuyacağınız ve hayata ve kendinize dair birçok öğe bulacağınız bir kitap. Şahsen ben kendimi bulduğum kitaplara ve yazarlarına inanılmaz sevgi ve saygı besliyorum. Şair ustam oluyor, şiiri benim şiirim sanki. Adnan Yücel ustayı da sevgi ve saygılarımla anıyorum. Vesselâm.
Şiir
Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya DekAdnan Yücel · Yurt Kitap Yayın · 20102,762 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·200 syf.··
2020 7. kitabı
·
108 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2020 00:39
Rintlerin en güzel temsilcilerinden Hayyam ve rintliğin en güzel şiir kitaplarından biri olduğunu düşündüğüm şiir kitabı. Öncelikle şunu söylemeliyim ki sindirerek okuduğum ve bitmesini istemediğim bir kitaptı. Kitap son sayfasında bulunan nispeten uzunca bir şiir dışında dörtlüklerden oluşuyor. Şiirlerde Hayyam’ın adeta fikirlerinin anlatıldığını görüyorsunuz. Ama kitabı okumadan önce rint ve zahid tipine dair bir temel edinmeniz gerekiyor. Aksi halde bu konularda ve Hayyam hakkında bilgisi olmayan her insan gibi bir ayyaşın yazmış olduğu şiirlerin bulunduğu bir kitap olarak düşünürsünüz. Halbulki içinde evrensel pek çok konuya değinen ve bu konular hakkında öğüt verici şiirler var. İnançlı ama sorgulayıcı bir adamın fikirlerinin tezahür ettiği birçok şiire tanıklık ediyorsunuz okurken. Şiirlerin çoğu birbirine çok benziyor ama sorun etmeyeceğinize inanıyorum ben. Farsça bilmediğim için bu konu hakkında yorum yapmıyorum, çünkü çeviri de buna yol açmış olabilir diye düşünüyorum. Bunun yanında genel olarak çok akıcı şiirler. Telmih sanatı çok kullanılmış, geçmişe dair önemli kişiler çokça anılmış ve onlar üzerinden öğütlere yer verilmiş. Ben kitabı okurken kendi fikirlerimin neredeyse birebir yansımalarını gördüm, inanç açısından da diğer konular açısından da tabi ki. Ha “sen kendini Hayyam ile bir mi tutuyorsun” diyenler muhakkak olacaktır. Estağfurullah tabi ki, haddime değil böyle bir şey. Ama düşünebilen bir insan olarak benim de fikirlerim var ve büyük ölçüde bu düşünceler Ömer Hayyam’ın düşünceleri ile uyuşuyor. Hatta neredeyse birebir diyebilirim... Tabi bir diğer önemli tavsiyem; katı bir zahid tipiyseniz okumamanız herkes için iyi olur. Aksi halde “şeytan işi bu” deyip cânım kitabı yakmaya kalkarsınız. Çok büyük bir saygısızlık etmiş olursunuz. :) Selam
Şiir
RubailerÖmer Hayyam · Dokuz Yayınları · 201927,9bin okunma
10/10
·140 syf.··
2020 1. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2020 01:25
Kağnı - Ses - Esirler, Yeni Dünya, Sırça Köşk’ün ardından bitirmiş olduğum dördüncü(sıralamaya uyarak) Sabahattin Ali hikaye kitabı. Hepsi için tek tek inceleme yapmanın muhakkak gereksiz olduğunu düşündüğüm için ilk ve son olarak okuduğum iki hikaye kitabına inceleme yapmak istedim. Nitekim Sabahattin Ali öykülerine dair fikrim değişmedi ve hatta daha da sağlamlaştı belki de. Gerçekten müthiş bir hikaye yazarı olduğunu düşünüyorum, özellikle Anadolu’da baş gösteren sıkıntıları daha önceki incelememde söylemiş olduğum gibi bir sosyolog edasıyla analiz edip öyküleştirmiştir adeta. Kimimizin dede ve ninelerinden, kimimizin anne ve babalarından duymuş olduğu Anadolu'da çekilen sıkıntıların bir yazar kaleminden öyküleştirilmiş halidir sanki. Saymış olduğum bu eserlerin hacim olarak birbirinden farkı yok. Birbirine benzer hikayelerin olması mutlak suretle hikayelerinde ana konunun “ezilenler ve ezenler” olmasından kaynaklanıyor ki okurken bu benzerlikleri hissetmiyor ve sıkılmıyorsunuz. Bilakis merak içinde okuyup bir nefeste bitirince bazı hikayelerin vakitsiz bitmesine üzülüp ardınca kendinizi tatmin etmek için bir son kurguluyorsunuz. Dil ve üsluba gelecek olursak farklı bir şey söylemeyeceğim. Dili dönemine göre değerlendirecek olursak gayet akıcı ancak günümüze geldiğimizde Arapça ve Farsça kelimelerin, bunun yanında farklı alanlara ait terimlerin çokça kullanıldığını görüyoruz. Ancak bu Türkçeyi oldukça iyi kullandığı gerçeğini değiştirmiyor. En nihayetinde hikayelerinin muhakkak okunması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle, şayet günümüz Türkiye Türkçesince anlaşılabilir, açıklamalı(ki benim okuduğum baskıda sadece belli başlı kelimeler için açıklama yapılmış) bir şekilde baskısı bulunabilirse veya yapılırsa muhakkak ki yeni nesil gençlere kesin bir suretle
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,9bin okunma
10/10
·184 syf.··
2019 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2019 14:15
Şiirin merdi olur mu, hem de bir insandan daha has, daha derin, daha fevkalâde? Ama nasıl olmaz? Ahmed Arif’in şiiri öyledir işte. Ve hatta şiirden ötedir onun yazdıkları! Burcu burcu yaşam ve yaşanmışlık kokar, memleket kokar. Yuvan sanıp sığınırsın onun şiirlerine... Bayağı, taklitçi şiirlere karşı dimdik duran ve bir insanın dişlerini döker gibi bu şiirlere bir yumruk savuran nevîden şiirdir Ahmed Arif’in şiiri. Ahmed Arif ve şiiri Adnan Binyazar’ın dediği gibi şöyledir: “Ahmed Arif ne yaptığını bilen şairlerdendi. Şiirinin bir ayağı derin acılarda, bir ayağı ‘yokluğun öbür adı olan cehennem’dedir... seçtiği sözcüklerle resim çizmez, her sözcüğü bir resimdir Ahmed Arif’in.” Büyüdüğü topraklardır onun şiirinin menbaı, halkıdır. Halkı için yazar şiirini, halkını anlatır, topraklarını, tarihini anlatır. Arıdır, özgündür. Ataol Behramoğlu’nun ve Metin Demirtaş’ın söylediği gibi -bu alıntılar kitabın ekler kısmında bulunmaktadır- : “Yunus, Pir Sultan, masallar, halk türküleri... İşte Ahmed Arif’in yaslandığı kaya, su içtiği kaynak...” Elbette Ahmed Arif’in şiir karakterinin yıkılmazlığı ve sarsılmazlığı bu menbaın şavkında açıkça aşikâr ve anlaşılır bir hâldedir. Şiir onun için mukaddes ve ihtiram gören, canlı kanlı bir varlıktır sanki. Bunu Metin Demirtaş’ın sözleriyle fâş edeyim: “ ‘Çoğaltmamış, yığmamış’ olması namuslu bir tavrıydı. Şiire duyduğu saygının bir gereğiydi. Çünkü Ahmed Arif’in şiiri, sözcüğün tam anlamıyla ‘Organik bir şiirdi.’ Diyesim, şiirini etinden, kanından, canından sızdırıyordu. ‘Çoğaltmak’ tekrara düşmek tehlikesini de taşır. Sanırım Ahmed Arif’in bilinçaltında bu korku herkesten çok vardı.” Şunu mutlâk sûretle belirtmeliyim ki Ahmed Arif’in şiiri engin bir anlam derinliği taşır. Bir mısraını anlamak için defalarca kez okumak gerekir
Edebiyat
Hasretinden Prangalar EskittimAhmed Arif · Metis Yayınları · 201748,1bin okunma
10/10
·161 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
·
66 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2019 23:46
Nice insanın kulağında yer etmiş bestelerin gufte menbâı olan şairlerden biri: Sabahattin Ali... “Leylim Ley, Çocuklar Gibi, Geçmiyor Günler, Göklerde Kartal Gibiydim” gibi muhakkak herkesin âşinâ olduğu popüler şiirleri olmakla beraber bunu bilmeyen pek çok kişinin olduğunu düşünüyorum. Bestenin ve bestecinin, gufteyi ve guftekârı arka planda bırakması nitekim üzücü bir durum olsa dahi birçok şair için kaçınılmaz bir durum bu. Şiirleri kesin çizgileriyle keder ve hasret, bunun yanında doğrudan veya dolaylı olarak bir isyan barındırır. Türkçe’yi pek iyi kullanan şairlerdendir ve hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerde bunu göstermiştir. Elbette âşinâ olmadığımız kelimeleri bazen mısra aralarına serpiştirmiş olması bu durumu baltalıyormuş gibi görünse de târih ilminin ortaya koyduğu felsefeye göre değerlendirildiğinde nitekim öyle olmadığı kanısına varmak kaçınılmazdır. Aruz ölçüsü ile yazdığı şiirlere gelecek olursak; pek başarılı bulduğumu söylemek isterim. Ancak Eski Edebiyat alanında ortaya koymuş olduğu eserler dil ve muhtevâ olarak ağırdır (yani âşinâ veya ilgisi olmayanlar için sıkıcı olabilir). Elbette haddim değil böyle usta bir şairi eleştirmek. Velhâsıl-ı kelâm; ortaya çok başarılı bir şiir kitabı konulmuş. Hayatındaki müşkil hissiyâtlar şiirlerinde zuhûr etmiş. Okuduğunuzda buna şehâdet edeceksiniz. Vesselâm.
Şiir
Bütün ŞiirleriSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 201927,6bin okunma