Muhammed

10/10
·312 syf.··
2022 23. kitabı
Peygamberimizﷺ 'in hayatını, içine edebi bir hava katarak aktarmayı başarmış bir eser. Yaptığı betimlemelerle olayları zihinde tam olarak canlandırmayı sağlıyor. Tabii bunu yaparken yazar, olayları kendi kurgusuna göre değil yine bir siyer akışıyla, hadis ve Kur'an eksenine uygun aktarıyor. Uzun bir siyere başlamaktan çekinenler peygamberimiz ﷺ 'in hayatının genel hatlarıyla, duyguyu da içine katarak, muhteşem bir şekilde aktarıldığı bu eseri okuyabilirler.
Din
Peygamber'in İzindeTarık Ramazan · Zeplin Kitap · 20193 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·92 syf.··
2022 13. kitabı
Sürekli mutlu olmak zorunda olduğumuza dair masalsı telkinlere rasyonel fikirlerle karşı koyan bu kitap, mutsuzluğun aslında insanı harekete geçiren bir yanı olduğunu söylüyor. Ayrıca mutlu olma arzusundaki bu bitmez tükenmez hırsın aslında mutsuzluğu da beraberinde getirdiğini sürekli hatırlatıyor. Peki biz ne yapmalıyız? Mutlu olmaya mı mutsuz olmaya mı çaba sarf etmeliyiz? İşte benim bu kitabın mesajından anladığım kadarıyla insan her şeyden önce anlamı bulmalıdır. Çünkü "mutluluğa erişme çabasındaki ısrar, anlam yoksunluğunun yol açtığı çaresizliğin bir işaretidir sadece." Modern insan bu anlam yoksunluğunu iliklerine kadar hissediyor. Üst-anlamı bulan dindar kişileri alaycı bir üslupla yerle bir ettiğini zanneden bu dipte yaşayan mutsuz insan, anlamı sürekli maddede arıyor. Peki onu maddede bulabiliyor mu? Mutluluğu sağlığa bağlasa ölene kadar kim bilir kaç kez hastalanacak, paraya bağlasa onun peşinde koşarken ne cefalar çekecek, cinsel zevke bağlasa onu birkaç dakika içinde kaybedecek, sevgiye bağlasa sevdiklerini kaç kez kaybedecek? Buradaki sorun nedir? Şöyle ki insandaki sonsuz istekleri sonlu hiçbir varlık karşılayamaz. Evet, buna mutluluk ve anlam da dahil. Nitekim Kant'a göre insanın mutluluk kavramının belirsizliğinden kurtulabilmesi mümkün değildir çünkü onu neyin gerçekten mutlu edeceğini bilebilmesi için her şeyi bilebilen bir varlık olması gerektiğini söyler. İnsan binlerce defa arayıp maddede bulamadığı anlamı bu defa kendi uydurduğu bir pozitiflik dininde aramaya başlar. Çünkü artık bunun maddeden bağımsız bir şey olduğu fikrini kavramıştır. Hep olumlu düşünmeyle ve olumsuz şeylerin görmezden gelinmesiyle elde edilebilecek huzuru vaat eden bu mit, nihayetinde insanı hayal kırıklığına uğratır ve onu daha daha da huzursuz eder. Anlamı ve
Psikoloji
Mutsuz OlmakWilhelm Schmid · İletişim Yayınevi · 20206,3bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2022 12. kitabı
Her ne kadar, kitaptaki örneklerin büyük çoğunluğu yeni-ateist akımını temsil eden biri üzerinden gitse de aslında vermek istediği mesajı doğrudan yüzümüze çarpıyor. Kitap boyunca bir çok öznel inancın topluma bilim diye nasıl yutturulduğunu ve bu inançların aslında bilimle alakası olmadığını ve dahası temelinde bu problemlerin "bilim yapıcıları" olarak nitelendirdiğimiz bilim adamları tarafından ideolojik bir dayatma haline geldiğini görüyoruz. Pekala bilim nedir? Khun'a göre: "Bilim dediğimiz şey, bilim adamlarının kabul ettiği şeydir." Öyleyse bu kadar öznelliğin olduğu bir sahada önce bilimin ne olduğundan ziyade ne olmadığını açıklayarak onun sınırlarını belirlemeliyiz. İşte bu kitapta tam da bunun yapıldığını söyleyebilirim.
Felsefe
Bilim Ne Değildir?Alper Bilgili · Doğu Kitabevi · 2017462 okunma
Yer Altından Notlar
Puan vermedi·140 syf.··
2022 5. kitabı
Anlaşılması zor bir kitap olduğu için genelde yarım bırakılan bu eseri çok kısa bir özetle incelemeye çalışacağım. Öncelikle kitap en başında "ben hasta bir adamım" cümlesiyle başlıyor. Gerçekten de kitabi okudukça bu karakter normal olamaz diyorsunuz. Tüm kitap boyunca -özellikle ilk bölümünde- karakterin iç çatışmalarıyla boğuşuyoruz. Ancak bu öyle böyle bir iç çatışma değil. Normal bir insanda meydana gelenden çok daha fazlası... Ancak karakter yalnızca tek bir şey, evet yüzlerce konu hakkında çatışma yaşamasına rağmen tek bir şey hakkında kendinden emin konuşuyor ve daha sonra bu konuda çatışma gözlemlemiyoruz: determinizmi eleştirdiği kısımlar. Dostoyevski bu kitabı yazdığı dönemde sığ determinist bir bilimsel yaklaşım doğmuştu(pozitivizm). O da kitabında, inançları tümüyle reddeden ancak inşa ettiği yapı gereği bir inanç yığınından oluşmak zorunda olan bu çelişki dolu bilimsel yaklaşımı eleştirmekten çekinmemiş. Kitabın ikinci bölümü daha çok akışı olan bir kurgu üzerine ilerliyor ve orada bile bu eleştirisini yapmaktan kaçınmıyor. (Spoiler geliyor) Örneğin karakter, hayat kadının yanına gittiği zaman ona ölümü ve yok oluşu hatırlatıyor. Pis bir şekilde ölüp çamurlu toprağın altına gömülmesinin ne kadar kötü olacağını kadına söylüyor. Karakterimiz, kadının "ne fark eder ki" şeklindeki cevabına "ya fark ediyorsa" diye karşılık vererek yine katı determinizmin karşısında olduğunu belirtiyor. Tabii ki kitap tek bundan ibaret değil. Mesela ara ara komünizm eleştirileri de görüyoruz. Dostoyevski, dönemin içinde bulunduğu bir çok çarpık görüşe karşı inceden inceye taş attığı bir eser yazmak istemiş gibi aslında. Ayrıca bu karakterin dostoyevskinin kendisi olduğunu söyleyenler de var. Elbette bilemiyorum ancak yeni oluşturulmuş her karakter aslında gerçekte var olan
Edebiyat
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,8bin okunma
Puan vermedi·470 syf.··
2022 2. kitabı
Çevirisi kötü olan bir ders kitabı. Yine de bir giriş eseri olarak okunabilir çünkü konuları fazla uzatmadan gerektiği kadarıyla anlatabiliyor. Eğer bir gün farklı baskılarında çevirisi düzeltilirse kitap daha tatmin edici hale gelebilir.
Psikoloji
Klinik PsikolojiWolfgang Linden · Nobel Akademik Yayıncılık · 201349 okunma