O da ona mukabil; tasdik ile, iman ile, tevhid ile, iz'an ile, şehadet ile, ubudiyet ile mukabele eder.
O da iman ile, marifet ile mukabele eder.
Reklam
Ben kim bilir nerdeydim, başka bir başlangıç istiyordum, başka yerde, başka şekilde, birdenbire başlamış, hiç haber vermeden, hiç hazırlamadan, neyi nasıl karşılayacağımı, neyle mukabele ve mukavemet edeceğimi bilemeden, istemeden...
Sayfa 142 - İletişim Yayıncılık
Bugün böyle düşünenlere saf, hatta enayi derler.
Dünyada hayatın bir tek manası var o da "sevmektir". Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek. Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır.
Kitap Alıntısı
Görüyor ki bir Vâhid-i Ehad, şu kâinat sarayında taklit edilmez sikkeleriyle, ona mahsus hâtemleriyle, ona münhasır turralarıyla, ona has fermanlarıyla bütün mevcudata damga-i vahdet koyuyor ve tevhidin âyâtını nakşediyor. Ve âfak-ı âlemin aktarında vahdaniyetin bayrağını dikiyor ve rububiyetini ilan ediyor. O da ona mukabil, tasdik ile iman ile tevhid ile iz'an ile şehadet ile ubudiyet ile mukabele eder.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Dünyanın meşakkatleri madem sevab verir, geçerler; o musibetlere karşı sabır içinde şükür ile, metanetle mukabele edilmek gerektir.
Alıntı
Reklam
Reklam