Bu adamın burada neyden bahsettiğini iliklerine kadar hissediyorsan, aramıza hoş geldin kardeşim. Mücadeleyi bırakmadık, beklentiyi azalttık. Beklentiyi azaltmış bir vaziyette bekliyoruz.
İnsan büyüdüğünü küçük şeylerin heyecan vermemesiyle anlıyor. Eskiden plan yapmak bile mutluluktu; şimdi planların gerçekleşmesi bile nötr bir olay gibi. Ne kötü, ne iyi. Sadece olmuş.
Bir şeylerin gerçekleşmesiyle hiçbir şeyin değişmemesi arasında tuhaf bir boşluk var.
İnsan en çok orada şaşırıyor. Orada kalıyor. Orada bocalıyor.
Sonra hayal kırıklığı için önce güçlü bir beklenti gerekiyor. Beklentiler azalınca hayat daha sakin olmuyor, sadece daha düz oluyor. Dalga yok, fırtına yok. Ama deniz de yok gibi. Anlaması pek kolay değil.
Yetişkinlik işte tam olarak bu; büyük mutlulukların değil, inişlerin bile nadirleşmesi.
Nadir olmaktır her insana büyümek. Bir daha tekrarlamayacak kadar nadir.
Sadece orta seviyede geçen uzuuuuun bir hikaye. Arada bir durup “bu muydu?” diye sorduğun. Kimse cevap vermiyor, çünkü herkes aynı soruyu kendine soruyor.
Ve korkuyor cevabı duymaktan.
Düşünsene, sen çocuğunu iyi yetiştirdin ama çocuğunun sınıf arkadaşının ailesi kötü yetiştirdi... Al sana okulda zorbalanma nedeni. O yüzden ileride çocuğum olursa ona gerektiğinde çirkefleşmeyi dahi öğreteceğim.