Savunulacak bir şeyim yok. Yaşayışımla övünecek halde değilim, param da yok. Özgürüm. O da beni boğuyor. İşte yıllar var ki, bir hiç uğruna özgürüm.
Hiçbir şey olmasa bile, okumak için şüphesiz ki; yaşamaya değer.
1928'de Müslüman Kardeşler Mısır'da Hasan el-Benna tarafından kuruldu. El-Benna din adamı değil, öğretmendi. Babası El-Ezher mezunuydu. Müslüman Kardeşler, II. Dünya Savaşı başladığında hem etki hem de üye sayısı bakımından Mısır'ın en önemli siyasi örgütlerinden biriydi. Hareketin ana stratejisi, var olan örgütlere (spor kulüpleri, düşünce dernekleri ve sendikalar) sızmak ve seçimlere katılmaktı. Müslüman Kardeşler'in hemen göze çarpan en güçlü tarafı devlet memurundan öğrenciye, köylüden işçiye uzanan geniş bir toplumsal çevreden kadro devşirme becerisiydi.
"Vilaya" Allah'la yakın ilişki anlamına gelen bir terimdir. Sufilere göre bu bir hayat tercihi iken Şiilere göre İmamlara doğuştan verilen bir yetenektir. Sufiler ezoterik öğretilerde erginleşme ve bedeni katı, asketik bir disiplinle tabi tutmakla vilayaya sahip olunabileceğine inanırlar.
Emevilerin para pul ve ihtişama sürüklenmesini eleştiren Aliciler, münzeviliği tercih edip tefekkür ve çalışma merkezli bir hayat sürebilmek için toplumdan uzaklaşmıştır. Bazıları lüksten feragatini kanıtlamak için yün kıyafetler giyme alışkanlığı edinmiş ve Arapça yün anlamındaki "suf" kelimesinden türetilen "Sufiler" adıyla anılmıştır.
Alici çevrelerde, Halife Osman devrinde hazırlanan eleştirel Kur'an versiyonunun sansür ürünü olduğuna dair genel bir mutabakat vardı. Buna göre Kur'an'ın kısaltılmamış versiyonu ilahi mesajın ezoterik boyutlarını da içeriyordu ve bir İmam'dan diğerine nakledildikten sonra on ikinci İmam, Kur'an'ın bu versiyonunu kendisiyle birlikte gizlemişti.