Dramanın sonunda iki âşığın söylediği düet: “Aşk ölümü yener! Aşk ölümsüzdür" çok dokunaklıydı. Orkestra, dramatizmi doruğa çıkardı ve Verdi'nin müziği salonu doldurdu; utkulu, taşkın, coşkulu...Perde kapandığında seyirciler Aida ve Radames rollerindeki, Hristina Morfova ve Stefan Makedonski'yi coşkuyla alkışlıyorlardı.
(Mustafa Kemal peygamber efendimiz hakkında konuşuyor) "O, Allah'ın birinci ve en büyük kuludur. O'nun izinde bugün milyonlarca insan yürüyor. Benim, senin adın silinir; fakat sonuca kadar O, ölümsüzdür. Tarih, hakikatleri tahrif eden bir sanat değil, belirten bir ilim olmalıdır. Bu küçük harpte bile askeri dehası kadar siyasi görüşüyle de yükselen bir insanı, cezbeli bir derviş gibi tasvire yeltenen cahil serseriler, bizim tarih çalışmamıza katılamazlar. Hz. Muhammed bu harp sonunda çevresindekilerin direnmelerini yenerek ve kendisinin yaralı olmasına bakmayarak, Galip düşmanı takibe kalkışmamış olsaydı, bugün yeryüzünde Müslümanlık diye bir varlık görülemezdi."
Sayfa 9
Reklam
536 syf.
·
Puan vermedi
·
23 günde okudu
ATATÜRK HAKKINDA HATIRALAR VE BELGELER - AFET İNAN (Alıntılar) Bize güneş aydınlığı veren Türklüğün karşısında tazim ile eğilirim. Beseriyetin ilk yüksek ve medeni kavmi, vatanı Altaylar ve Orta Asya olan Türklerdir. Türk medeniyettir. Türk tarihtir! Atatürk'ü büyük yapan ve onu başarılı kılan iki unsur mevcuttur: Vatan Kavramı ve Ulus
Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler
Atatürk Hakkında Hatıralar ve BelgelerAfet İnan · İş Bankası Kültür Yayınları · 2011670 okunma
Tarihe mal olmuş bir ismi ölümle hatırlamak… D. Mehmet Doğan: 10 Kasım Meselesi İşte bu “10 Kasım”ı mesele haline getiriyor! Türkiye’de bir günlüğüne hayat duraklıyor, ülke yas modunageçiyor, devlet erkânı Anıtkabir’e sürükleniyor; belediyeler, resmî kurumlar binlerce insanı otobüslerle bu kült merkezine taşıyor. Kaç bin yıllık tarihimiz var,
Savaş demek taarruz demektir. Savaşın bir bilim ve sanat olarak tanınması yalnız taarruz uygulaması ile olmuştur. Savaştan verim ve sonuç da ancak taarruzla elde edilebilir. Taarruz eden veya hiç olmazsa bu düşünceyi koruyarak fırsat bulduğunda uygulamaya girişen, daima kazanır. Savunma olumsuzdur. Savunmanın en büyük yararı olsa olsa kaybetmemek olur. Fakat bu da geçicidir. Savaştan amaç ise düşmanı imha etmek ve dağıtmaktır ki bu da yalnız taarruzla olur.
BİR DOSTUNA MEKTUBU (17 EYLÜL 1914)
Bundan başka birtakım insanlar vardır ki, benimle gayet samimi arkadaş gibi göründükleri halde, bilmem geçmişin bazı yanlış anlaşılmalarından mı, yoksa bazı anlayış ve huy ihtilaflarından mı nedir, hakkımdaki fikirleri daima olumsuzdur. Mesela, (...)'ın beni biraz övmesi üzerine, bu övgünün aleyhimde ne şekilde yorumlandığını sen pekâlâ bilirsin. Ve ben zannediyorum ki, bazı kimseler -bugün ve gelecekte herhangi bir anlaşmazlık zemini kalmamak ve bu suretle vatan ve millete hizmet (!) edilmiş olmak inancıyla benim, her ne şekilde olursa olsun vücudumun ortadan kaldırılmasını dahi doğru görebiliyorlar. Bu şekilde düşünmekte ne kadar haksız olduklarını izaha lüzum görmem. Çünkü siz benim fikir ve hislerime değil, kalp ve vicdanıma nüfuz edensiniz.
Sayfa 200Kitabı okudu
Reklam
“Bundan başka birtakım insanlar vardır ki, benimle gayet samimi arkadaş gibi göründükleri halde, bilmem geçmişin bazı yanlış anlaşılmalarından mı, yoksa bazı anlayış ve huy ihtilaflarından mı nedir, hakkımdaki fikirleri daima olumsuzdur. Mesela, (...)'ın beni biraz övmesi üzerine, bu övgünün aleyhimde ne şekilde yorumlandığını sen pekâlâ bilirsin. Ve ben zannediyorum ki, bazı kimseler -bugün ve gelecekte herhangi bir anlaşmazlık zemini kalmamak ve bu suretle vatan ve millete hizmet (!) edilmiş olmak inancıyla- benim, her ne şekilde olursa olsun vücudumun ortadan kaldırılmasını dahi doğru görebiliyorlar. Bu şekilde düşünmekte ne kadar haksız olduklarını izaha lüzum görmem. Çünkü siz benim fikir ve hislerime değil, kalp ve vicdanıma nüfuz edensiniz. Pekâlâ bilirsiniz ki, benim bütün hayatımda, bu ana kadar takip ettiğim gaye hiçbir vakit şahsi olmamıştır. Her ne düşünmüş ve her ne teşebbüs etmiş isem, daima memleketin, milletin ve ordunun adına ve menfaatine olmuştur. Hiçbir zaman şahsımın öne çıkmasını ve sivrilmeyi dikkate almamışımdır.” Mustafa Kemal Atatürk
Sayfa 200Kitabı okudu
Peygamber hakkında 1926 yılında şöyle diyordu: -O, Allah' ın birinci ve en büyük kuludur.Onun izinde milyonlarca insan yürüyor. Benim, senin adın silinir, fakat sonuna kadar o ölümsüzdür. (Mustafa Kemal Atatürk)
Sayfa 166Kitabı okudu
Birtakım insanlar vardır ki hakkımdaki fikirleri daima olumsuzdur. ... Benim, her ne şekilde olursa olsun vücudumun ortadan kaldırılmasını bile doğru görebiliyorlar... ... Pekala bilirsiniz ki, benim hayatımda, bu ana kadar takip ettiğim gaye hiçbir vakit şahsi olmamıştır. Her ne düşünmüş ve her ne teşebbüs etmiş isem, daima memleketin, milletin ve ordunun adına ve menfaatine olmuştur. Hiçbir zaman şahsımın öne çıkmasını ve sivrilmeyi dikkate almamışımdır... Eğer o yaratılışta olsaydım, yazık ki maceracılığa pek müsait olan muhit ve ortamlarda fırsatlar eksik değildir.
Sayfa 26 - 17 Eylül 1914'te Mustafa Kemal'in Sofya'dan Tevfik Rüştü (Aras) Bey'e gönderdiği mektuptan.Kitabı okudu
75 öğeden 51 ile 60 arasındakiler gösteriliyor.