lavanta kokulu çocukluğum
eski bir tül perdeydim büyüdükçe güneş soldururdu rengimi . zamanla mutfak masasında unutulmuş soğuk bir çay bardağına döndü kalbim kederler birikti içinde annem akşam ezanıyla aynı saatte seslenirdi çocukluğuma koşardım . çocukluğumda annemin kuruttuğu lavantalar gibi kokardım fakat babamın sesi istasyondan yeni kalkan trenler gibi geçerdi içimden . toz kalkardı yoldan ben büyüdüm sanırdı dünya . oysa büyümek gömleğin ilk düğmesini yanlış iliklemekmiş bir gün
Gerçek hayatta. Yolculuklarda. Tek başıma, kalabalıkta, iki kişi... Nerede yaşarsam yaşayayım, benim olan pek çok mutfak olacak.
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ölümün yalnızlığı yoktur ama; ölüm, bir başına yalnızlıktır.
Gece gece yatak yalnızlıkları vardır bu yüzden, masa yalnızlıkları vardır sandalye sandalye, mutfak yalnızlıkları, düş yalnızlıkları ve gülüş ve iş ve bakış ve söyleyiş ve susuş, hatta park, cadde ve duruş, sonra dökülüş, sonra yerlere kadar bükülüş ve gidiş geliş ve yöneliş yalnızlıkları vardır.
Sayfa 84 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Çoğu kez, türlü kurallar ile pişirilip önümüze konulan güzel bir yemeği yerken aldığımız o tadın arkasındaki aşamaları, malzemenin seçimi, hazırlanması, gösterilen özen ve harcanan emeği pek düşünmeyiz. Oysa o tadın ve görünümün yaratıldığı "mutfak", ona "insan"dan bir şeylerin geçtiği, özü "kristalize insan emeği" olan, özen ve yaratıcılığın laboratuvarıdır.
Sayfa 14·Kitabı okuyor
Mutfak kapısının önünde annesiyle göz göze geldi. Binlerce ahı dilinde sıkılamış olan kadının boynu büküktü.
Sayfa 69 - Vacilando Kitap, 2025, I.Basım·Kitabı okudu
Alıntı
O sessizlik…Odanın bir köşesinde duran,üstüne doğru yaklaşan o tuhaf sessizlik…