eski bir tül perdeydim
büyüdükçe
güneş soldururdu rengimi
.
zamanla
mutfak masasında unutulmuş
soğuk bir çay bardağına döndü kalbim
kederler birikti içinde
annem
akşam ezanıyla aynı saatte
seslenirdi çocukluğuma
koşardım
.
çocukluğumda
annemin kuruttuğu lavantalar gibi
kokardım
fakat babamın sesi
istasyondan yeni kalkan trenler gibi
geçerdi içimden
.
toz kalkardı yoldan
ben büyüdüm sanırdı dünya
.
oysa büyümek
gömleğin ilk düğmesini
yanlış iliklemekmiş
bir gün
Gece gece yatak yalnızlıkları vardır bu yüzden,
masa yalnızlıkları vardır sandalye sandalye,
mutfak yalnızlıkları,
düş yalnızlıkları
ve gülüş
ve iş
ve bakış
ve söyleyiş
ve susuş,
hatta park, cadde ve duruş,
sonra dökülüş,
sonra yerlere kadar bükülüş
ve gidiş geliş
ve yöneliş yalnızlıkları vardır.
Sayfa 84 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Çoğu kez, türlü kurallar ile pişirilip önümüze konulan güzel bir yemeği yerken aldığımız o tadın arkasındaki aşamaları, malzemenin seçimi, hazırlanması, gösterilen özen ve harcanan emeği pek düşünmeyiz. Oysa o tadın ve görünümün yaratıldığı "mutfak", ona "insan"dan bir şeylerin geçtiği, özü "kristalize insan emeği" olan, özen ve yaratıcılığın laboratuvarıdır.