• İşlevsel ama içi boş evlilik. “Şirketleşmiş ilişki”
“ Aslında kocasıyla konuşamıyor, ona aklındaki hiçbir şeyi soramıyor, aralarında iletişim yok, sevgi bağı yok, güven bağı yok, ikisi de karşılıklı bir strateji güdüyor, bir planı uzun erimli yürütmeyi hedefliyor ve ne yazık ki ikisi de bu evlilik/ilişki planının tıkır tıkır işleyebiliyor olmasını başarılı bir evlilik/sağlıklı bir ilişki olarak kabul ediyor. Evliliklerinde bir sorun yaşanmıyor olması, kendilerini başarılı ve iyi hissettiriyor. İyi sevgililer, iyi eşler olduklarına, mutlu-mesut yaşadıklarına inanıyorlar. Oysa her şey farkındaysanız pamuk ipliğine bağlı. Ortada güven, sevgi, aşk, samimiyet, içtenlik, paylaşım, dürüstlük, gerçek bir sadakat olmadığı için bu evliliğin dinamiklerinin her an değişebileceği sizce de aşikâr değil mi? (Tıpkı çağımızdaki sayısız çiftin, sayısız ilişkinin içinde yaşanan tedirginlik, değişkenlik, korku ve endişe, bu ilişkinin da orta yerinde patlamaya hazır bir bomba olarak bekliyor.) ”
Öyle ki, giderek derinleşen ve artan bir mutluluk içinde yaşadıklarını rahatlıkla teyit edebilirdim.
Sayfa 131·Kitabı okuyor
1000Kitap
Reklam
Şu insanların görüşünden daha aptalca bir şey olabilir mi, hani şu kendi basiretiyle övünenlerin? Daha iyi yaşayabilmek için sürekli bir şeyle meşguller, yaşamlarını harcayarak yaşam inşa ediyorlar! Uzun vadeli planlar yapıyorlar, oysa bu tür bir erteleme en büyük yaşam israfıdır, bu erteleme öncelikle onlardan günü çalar, daha sonrasını vadederken bugünün yaşantısını koparıp alır. En büyük yaşam engeli, yarına dayanıp bugünü tüketen beklentidir. Talihin elindeki şeyin planını yapıyor, kendi elindeki şeyden vazgeçiyorsun. Ne umut ediyorsun? Amacın ne? Gelecek olan her şey tam bir belirsizlik içinde, sadece yaşa!
Sayfa 60·Kitabı okudu
Alıntı
Biz olmasaydık,diyorum,tanrı nasıl sevecekti kendini. Biz olmasaydık,insan bu kadar güzel olur muydu.
Sayfa 31 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Hayatta kalıplar var… Ritimler.
Bir hayatta kendimizi köşeye kısılmış hissettiğimizde, hüznün, trajedinin, başarısızlığın ya da korkunun, tek bir varoluşun ürünü olduğunu düşünmek çok kolay. Yalnızca yaşamanın değil, belli bir şekilde yaşamanın sonucu olduğunu düşünmek. Demek istediğim, acıya karşı bağışıklık kazanmamızı sağlayacak bir yaşam tarzı olmadığını anlasak, her şey çok daha kolay olurdu. Mutluluğun doğasında acının da olduğunu. Biri olmadan öbürünün de olamayacağını. Tabii ki farklı düzeylerde ve miktarlarda. Ama hiçbir hayatta sonsuza kadar saf bir mutluluk içinde olamayız. Öyle bir hayat olabileceğini düşünmek ancak yaşadığımız hayattaki mutsuzluğumuzu büyütmeye yarar.
Sayfa 177
Kendinin olmayan düşüncelere hayran, ama kendininkine değil. Bir şeyi ne denli az kavrıyorsa, o denli sıkı inanıyor ona. Sana diyorum ki: Kendi kurtarıcın, yalnızca sen kendin olabilirsin! Sen kendini aşağıladığın için, Küçük Adam, onlar da seni aşağılıyorlar, seni sevmiyorlar Onlar seni çok iyi tanıyorlar. Yalnızca kendinin bileceği, en berbat zaaflarını biliyorlar senin. Seni bir sembole kurban ettiler, sen de onları kendi sırtında iktidara taşıyorsun. Büyük adam yaşamın amacını senin gibi zengin olmakta, kızlarının kurallara göre evlenmelerinde, politik kariyerde, profesör süslerinde görmüyor. Senin gibi olmadığı için onu ‘dahi’ ya da ‘tuhaf’ olarak adlandırıyorsun. Ama o senin boş gevezelik toplantıların yerine kendi düşünceleriyle yalnız kalmayı tercih ettiğinde onun toplumsal olmadığını söylüyorsun. Sen Küçük Adam, bu sıradan dürüst adamın karşısında yozlaşmışlığın içinde kendini ‘normalliğin’ prototipi olarak çıkarıyor ve ona ‘anormal’ diyorsun. Onu küçücük ölçülerinle ölçüyorsun ve senin normallik ölçülerine uymadığını düşünüyorsun. Hedefe ulaşmak için her türlü aracın, adi ve alçakça aracın da mubah olduğunu sanıyorsun. Hedef, ona ulaştığın yoldur. Bugün atacağın her adım, yarınki yaşamındır. Yaşamın ne zaman iyi ve güvende olacak, diye soruyorsun Küçük Adam. Hayat dolu olmak güvenlikten, sevgi paradan, özgürlük parti ya da kamu görüşünden daha önemli olduğu zaman yaşamın iyi ve güvende olacak. Varlığının derininde düşüncen, duygularınla çelişki halinde değil de uyum için etkili olduğu zaman, yaşamın iyi ve güvende olacak. yeteneklerini vaktinde kavrayıp, yaşlandığını vaktinde anladığın zaman; artık büyük savaşçıların cürümlerini değil büyük bilgelerin düşüncelerini yaşayacağın zaman…yaşamın iyi olacak. Sen yönlendirme ve akıl istiyorsun, Küçük
Duygu ve Düşünce
Reklam
Reklam