hipermorik

hipermorik
@mutsuzpunk
sonunda usumun düzensizliğini kutsal buldum,, rimbaud
düşünür
marmara ünv
50 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
“Sevdiğimizi öldürürüz. Gerisi zaten hiç yaşanmamıştır. Kimse bu kadar yakın değil, başka kimse kimseyi bu denli yaralamaz. Unutkanlık, yokluk, hiçlik... Sevdiğimizi öldürürüz.. başkasının ciğeriyle boğulmaya verdiğimiz sondur bu. Ne tek bir nefes yeter ikimize de ne de toprak kabul eder iç içe geçmiş bedenlerimizi. Yaşıyorum işte küçük bir umut ve paylaşılmaz bir kederle. Cam gibi gözlerimde o rehavet, o durgunluk.. Her hareketimde hem sükunet hem telaş. Su içmeye uzanırken ceylan buluşur gözleri kaplanın yansımasıyla. Aşk adına, intihar... Klişelerden nefret ederim ama söyleyeceklerimi en iyi böyle ifade edebiliyorum. Parmaklarıma dolanan saçlarım, bileğimden çıkarıp saçımı topladığım tokam, ensemdeki tüyler, soğuk suyun altına girince üşüyen ruhum... sen bunları okurken ceylanın gözleri kaplanın yansımasıyla buluşacak.. kendimden ve tüm dünyadan kaçmak istiyorum, evet aşkım. Benim için ağlama, çiçekte getirme.. sevmiyorum çiçekleri.. zaman algılandıkça hisleri değiştirir, o yüzden ağlama. Biliyorsun zaten... Sana ne dediğimi hatırlıyor musun? Ceylanı yaralamadan tek seferde öldüreceksin.. Var ya ben bıktım yaralı olmaktan.. Sevilmemekten bıktım.. yalnızlık insanın ruhuna işler, hor görülmek büyük yara açar... çok mu klişe aşkım? hayat böyle işte. Biz böyleyiz. Melodramatik... Tutku öldürür kaybetmesi bulmasından daha zor olduğu için. Sevdiğimizi öldürürüz kolay olmasından çok zor olmasını isteriz. Yaşıyorum işte... zor olmasaydın seni bu kadar tutkulu yaşamazdım.(seninde dediğin gibi) Ah o tutku yok mu her şeyi haklı çıkaran önce aşkı önüne sereserpe serip yoksullaştıran tutku.. başka bir bedene dokunmadan benim bedenimde tutkun olduğunu anlamayacaksın.. dokunabilir misin? çünkü sevdiğini öldürürsün bir cami avlusunda, bir klisede ya da bir sinagogta... bütün
hipermorik
Kimin bu
Reklam
Annem 13 yaşında evlendirilmiş.Derdi ki: "Ahırda yeni doğmuş buzağıyla oynuyordum. Alnında bir tutam saç vardı hiç unutmuyorum... Kemik tarağını çalmıştım yengemin, buzağının saçlarını tarıyordum. Abim geldi bir küfür etti sonra ensemden tuttu. Koca kadın oldun oyun mu oynuyorsun hala? Yürü seni verdik dedi. Verilecek bir şey miydim ben? Yengemden tarağını istesem vermezdi. Ben neden bu kadar kolay verildim...?" 30 koyun,1 hamile at.. 11 Reşadiye karşılığı verilmiş.. Anneannemin tek kızı üstelik 8 erkekten sonra... 7 yaşına kadar emzirdiği kızı. Eski Ford minibüse bindirdiklerinde aklında kalan tek şey arabanın önünde süsledikleri oyuncak bebekmiş. Dönüp arkaya baktığında yerde baygın annesini görmüş. 11 kisilik bir ailenin en buyuk oğlu ile evlenmiş. Büyük derken lise 2 öğrencisi. Kazanla yemek pişermiş. Derki:"benle görümcem kazana girip denizcilik oynardık. Bursa'da deniz var üzerinde gemiler var diye üzerine de hayal gücümden ekleyerek tuhaf hikayeler anlatırdım benden küçük görümcelerime". Bir suç işlense evde sıra dayağından geçermiş. Çocuklar bardak kırdı onuda döverlermiş.. Evdeki küçük bebeler ona anne dermiş... Çok sevinirmiş. Evcilik oynadığını düşünürmüş. Karnı büyümüş... Karnında bir şey varmış... Demet ablam. Sonra 6 aylıkken kucağında bir burun deliğinden kan gelen ardından "çok şükür uyudu" dediği ama hiç uyanmayacak olan maviş kızı Demet. Yaş 14... Artık farkında, bir evlat ve bir çocukluk kaybettiğinin. Yaş 15... Artık farkında tekrar hamile olduğunun ve bakımsızlıktan böbreklerini kaybetme raddesine geldiğinin. Yaş 16... Artık farkında cılız ve sürekli hasta bir kızının olduğunun... Adı Özlem... Çünkü kocası asker, çekiyor dibine kadar özlem... Ve karnında ben... Yaş 18...
hipermorik
Ama hala hamile bırakılıyor, hala hala..
Stephen King Etkinliği (Bitti)
Heyyooooo! Tam 1 yıl olmuş yaw. Havalar sıcaklaştı, uzun zaman oldu falan derken tekrardan bir Stephen King etkinliği yapalım dedik. Yazın bu sıcağında gerçekten iyi gidiyor. Lafı fazla uzatıp çılgınca boş yapmak istemiyorum, işin o kısmını yorumlarda hallederim diye düşündüğümden şuan burda pas geçiyorum. Geçen yıl katılan herkesi tekrardan beklemekle birlikte yeni okur arkadaşlarımızı da aramıza davet ediyorum ( Gelmezseniz de zaten inanılmaz reklam yeteneklerimle zorla çağırırım gibime geliyor). Daha fazla saçmalamak istemiyor ve hepinizi etkinliğe bekliyorum... Etkinliğin Başlama Tarihi: 01.07.2019 Etkinliğin Bitiş Tarihi: ... Katılımcılar: 1)Mithril / Nobody 2)Hakan 3)Okuma Delisi / Emir 4)Songül 5)Samet Hızır 6)https://1000kitap.com/bookwormizm 7)Elbereth 8)Ged 9)Murat Ç 10)Astrid 11)https://1000kitap.com/ruhubulut 12)Roland Deschain (The
hipermorik
ben de ekleneyim voltran tamamlansın🤟
9/10
·750 syf.·
2020 42. kitabı
“TAK TAK TAK…! İncelemeyi tıklattım açtım girdim! Gece sessiz… Aaa… tren gidiyor. İstasyon yakın Çufçufçuf! Dıııııtttt! Dur bakalım gökyüzüne hava açık mı? Hay Allah! Bacağım masaya çarptı. Morarır şimdi. Eyvah! Kardeşim uyandı. --Abla yatıp zıbarır mısın artık? --Derya kes çeneni işim var sen uyu… “ Diye girdim incelemeye, şimdi biraz ciddiyet. Neden böyle girdim? Çünkü kitap bu şekilde ilerlemekte genel olarak. James Bey çok farklı bir yazım kullandığı için, çevirisi baya zor olmuş başyapıtımızın. Hatta örnek veriyorum bunu aceba hangi kafa ile nasıl çevirdi?: “ Fifofom. Buynuma biy İylandalıyın kan kokusuy geliyoy.”(sayfa 75-YKY) Yorumsuz kaldım. Devam edelim James Joyce ile tanışma kitabımdı. Yanlış bir seçim oldu. Siz ilk bu eserden başlamayın. Ama pişman olmadım. Ön hazırlık yapıp gelmiştim. Nedir bu ön hazırlık? Baya abartanlar var ama bence yapılması gereken ilk başta Kitabı Mukaddes hakkında bilgi edinilmeli, Odysseia ve Hamlet okunmalı. Bunlar yeterli mi? Hayır değil ancak ben şöyle düşünüyorum: Az bilgi ile bu kitap okunup daha sonra okunması gereken kitaplar okunup, araştırılması gereken tüm bilgiler toplanıp, tekrardan okunmalı ki ben, çocukken okuduğum klasikler dışında, başka bir kitabı ikinci kez okumam. Sıkılıyorum çünkü. Ama Ulysses’i ikinci kez okuyacağım. Okunmalı ki tam olarak oturtulabilsin. Peki böyle yapılsa da tamamen anlaşılabilir mi ki? Hayır sanmam. Nitekim buyrunuz kitapla ilgili bazı sözler: Umberto Eco, Ulysses’i ilk defa okumasını “zahmetli” sözcüğü ile tarif ederek, kitabın zor okunduğundan bahsediyor. Ayrıca Eco, Ulysses hakkındaki ilk düşüncelerini şöyle aktarıyor: “Kitabın ilk, zahmetli okumasından sonra, aradan fazla zaman geçmeden hemen söyleyelim, Ulysses bir sanat eseri değil. Joyce romanın uygulamalarında bir tür psikolojik
UlyssesJames Joyce · Norgunk Yayıncılık · 20151,461 okunma
hipermorik
Ullysses e de böyle bir yorum yaraşırdı sevdim, denemek için küçük bir güç arıyordum onu da buldum yola devam edeyim..
Vinteuil'ün Hz. Muhammed olduğunu varsayarsak, onun uğruna en sabit dağları yerinden oynattığımızı söyleyebiliriz.
Sayfa 265 - YKY, 12. baskı·Kitabı okudu
Edebiyat
Oğuz Aktürk isimli okura yanıt verildi
hipermorik
İyi yorum sevdim
Reklam