vatana, millete, milli mücadeleye ihanet edenler; 150likler..
Puan vermedi·160 syf.··
2024 60. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2024 20:31
-ön bilgi- - osmanlı devleti 1914 yılında dahil olduğu I. dünya savaşını 1918 yılında mağlup olan devletler arasında yer alarak tamamlar. -osmanlı devleti itilaf devletleri ile 30 ekim 1918de mondros mütarekesini imzalar. -ocak 1919da başlayan paris barış konferansında osmanlı devletinin toprakları itilaf devletlerince pay edilir. -19 mayıs 1919 anadolu coğrafyasında Mustafa Kemal önderliğinde işgallere karşı organize direniş hareketleri başlar. -1919-1922 yılları arasında türk milletinin bir bütün olarak emperyalist ülkelerin ordularına karşı verdiği mücadele devam eder. türk milleti yaşadığı her türlü zorluğa rağmen pes etmez, diz çökmez, teslim olmaz. -türk milletinin verdiği bu mücadele türk milletinin ve onun ordusunun kazandığı başkomutanlık meydan muharebesi ile askeri alanda sona erer. -11 ekim 1922de tbmm hükümetini temsilen ismet inönü itilaf devletleri ile galip sıfatını taşıyan ordu/milletin temsilcisi olarak mudanya ateşkes antlaşmasını imzalar. -1 kasım 1922de saltanat kaldırılır. ---- emperyalist güçlere karşı türk milletinin verdiği milli mücadelenin gittikçe türk milleti lehine dönmesi anadoludaki (özellikle istanbulda bulunan) emperyalist işbirlikçileri gittikçe tedirgin eder. başkomutanlık meydan muharebesinin türk ordularınca kazanılması, itilaf devletlerinin tbmm ordusu ve hükümetini mudanyada galip ordu ve hükümet olarak tanıması ve saltanatın kaldırılması ise bu işbirlikçileri tamamen korku ve endişeye sevk eder. #231670530 zira onlar emperyalist güçlerden sonra sıranın kendilerine geleceğini çok iyi bilmektedirler. işte bu sebepten anadoludaki bu işbirlikçiler daha lozan barış antlaşması imzalanmadan gerek itilaf devletlerinin yardımlarıyla gerekse kendi imkanlarıyla yurtdışına kaçarlar. kimi yunanistana
Türk Tarihi
150'liklerİlhami Soysal · Gür Yayınları · 19855 okunma
9/10
·152 syf.··
2023 346. kitabı
sessizin payı 5 büyük romancı üzerinden 5 kavramı sorgulayan denemelerden oluşmuş ve birbirinden ne kadar ayrık dursa da her bir denemenin bir diğer denemenin eksiklerini kapattığı bir kitap. dostoyevskinin raskolnikov karakteri üzerinden adaleti tolstoyun hem yazdıkları hem de kendi karakteri üzerinden vicdanı orhan kemalin yazdıklarıyla şefkati. kitap kapağında yazıldığı gibi merhameti değil ki bu kavramı kemalettin tuğcu ile açıklamaktadır. peyami safanın fatih-harbiye romanıyla kutuplaşmayı j. m. coetzeenin kitapları üzerinden utancı anlatır. kitap esas itibariyle son bölümde coetzee'nin üzerinden utancı anlattığı orpheus çıkmazı bölümüyle sessizin payı adını almış gibidir. fakat yazarın adalet, vicdan, şefkat, ayrışma ve utanç üzerine anlattıkları zaten bütünüyle sessiz olanın sesini anlatmasından dolayıdır. özellikle bu sessiz olanın sesini anlatma meselesi üzerine oldukça kafa yorar. bununla ilgili en önemli sorular şunlar: +edebiyatın ve edebiyatçının işi sessizin sesi olmak mıdır? +edebiyat sessiz olanı konuşturabilir mi? +edebiyatçıya sessiz olanın sesi olma hakkını ve görevini kim, nasıl verdi? +edebiyat sessizin sesini ne kadar aktarabilir? kitapta yazarın sessizin sesini anlatan yazarlara yönelik şu tespitleri de önemlidir: "konuşanlar anlatamaz; anlatılan onların öyküsü değildir. sessizler de anlatamaz; onlara yapılan, öykülerini anlatma imkanını ortadan kaldırmıştır." "yazarlar konuşamayanlar için de konuştuklarına inanmak ister" kitabın son bölümü yazarın hem tüm yazarlarla hem de kendisiyle bir hesaplaşma gibidir. çünkü anlattığı her şey sessizin payına düşenlerdir. yazılar sessizdir. bağıranlarsa meydanlarda, mitinglerde kılıçlarını çekmiş ortada başka sesler de varsa bile onları sindirmiş, adeta sessizleştirmiştir. nurdan gürbilek sadece
Sessizin PayıNurdan Gürbilek · Metis Yayıncılık · 2015435 okunma
Reklam
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2022 147. kitabı
JACK LONDON’IN ROMANA BÜRÜNMÜŞ HALİ: Martin Eden Yarı-otobiyografik roman türünde bir başyapıt. Martin Eden KİMDİR? Basit ifadesiyle; Kaba saba bir denizcinin sevdiği kıza duyduğu aşkı için giriştiği rafine bir yazarlığa uzanan bir yontulma hikayesi. Ancak bu basit ifade yeterli kalmayacaktır. Lakin kaba-saba konuşan/davranan sınıfına has bir karakter olsa da Martin Eden, kendi sınıfının insanları arasında karizmatik yapıya sahip, sevilen dikkat çeken bir karakter, eylemler zinciri içerisindeki gerçek bir aksiyon adamıdır. Özü itibari ile üstün yaratılışlı, türünün insanlarının ortalamasından bir adım önde gözükmektedir. Sürünün peşine takılmak/herkesin yaptığı şeyleri yapmak yerine ideal insan olmanın peşinden gider. Onun yolu, kalabalıkların takip ettiği yol değil, kendi yoldur. Yol ayrımından kendini onlardan ayırmıştır. Bu özelliğini mücadeleci tarzı, kendine olan özgüveni, başarma ve sürekli yeni bilgiler öğrenme arzusuna borçludur. Lakin içine girmeye çalıştığı Aristokrat Sınıfı her ne kadar kendi sınıflarına ait bir birey olarak M.Eden’ı görmese de Aristokratların dahi içten içe dikkatini çekmeyi başarmıştır. Şeytan tüyü veya doğal karizma denilen şey de ayrıca Martin’de bolca mevcuttur. Martin Eden KARAKTERİ NEYİ ANLATIR? Hayata meydan okumak, kaderine boyun eğmemek, sınıfsal hiyerarşiye başkaldırı ve sarsılmaz bir irade göstererek bir insanın, kendi kendisinin inşa eden - kendi inşaatını kendi başına yapan -bir inşaatçıya nasıl dönüştüğünü aşama aşama okuyacaksınız… Kendi Kendini İnşa Eden Bir Adam Portresi: Martin Eden… Bu, sadece bir roman değil açıkça bir ‘’Hayata Meydan Okuma’’dır… BU ESERİ OKUMAYA BAŞLAMADAN ÖNCE NE YAPILMALIDIR? a. Yaşadığı dönemin özellikleri (sosyo-ekonomik durum, döneme etki eden düşünsel akımlar) b. Ünlü düşünür Herbert Spencer ve o dönemin
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
KUYUCAKLI YUSUF ROMANI ÜZERİNDEN BOZUK TOPLUM TEMASI ÜZERİNE BİR İNCELEME
Puan vermedi·222 syf.··
2022 1. kitabı
Kuyucaklı Yusuf 1903 senesi sonbaharında ve yağmurlu bir gecede Aydın’ın Nazilli ilçesinde Kuyucaklı köyünde başlayıp Balıkesir’in Edremit kasabasında kötü bir olayla sona ermiştir. Romanın çok geniş konuları vardır ve dönemini eleştirebilen çok cesur bir romandır. Roman Kuyucaklı köyünde bir karı kocanın öldürülmesi ile başlar. Olay erkek kahramanlarından biri olan Yusuf’un gözleri önünde gerçekleştirilmiştir Yusuf son derece soğukkanlı davranır aynı şekilde olay yerine gelen kaymakamın sorularına da aynı soğukkanlılıkla cevap verir. Yusuf’u büyütecek kimse kalmadığı için erkek çocuğu olmayan Kaymakam Yusuf’u oracıkta evlat edinir. Daha sonra Edremit’e yerleşirler. Yusuf buraya adapte olmaya çalışmakla birlikte yaşadığı travmatik olay sayesinde bunaltı içinde büyüyen bir kişiliğe sahip olmaktadır. Yusuf’un çaresiz olması, bireysel kararlar verememesi onun kararsız kişiliğini de oluşturmaktadır. Ayrıca yetişkinliğe adım attığı kasabanın ataerkil yapıda olması da Yusuf’un karakterinin oluşumunu etkileyecektir. Yusuf’un evlatlık olduğu ailede kendinden başkasını düşünmeyen Şahinde, huysuzluğu ile kocasına gün yüzü göstermeyen bir kadın olarak tanıtılır. Salahattin bey ile şahinde arasında ki yaş ve eğitim farkı anlatıcıya göre bu evlilikteki huzursuzluğun en önemli nedenlerindendir. Gençliğini doyasıya yaşadığını düşünen Salahattin Bey artık gençlik zamanlarından nasibini almış, gençliğe dair yapmak istediği ne varsa hemen hepsini yapmış ve biraz hayatının sakinleşmesini, evlilik vaktinin geldiğini düşünerekten şahinde ile evlenir Şahinde’nin çok güzel ve uysal olduğunu sanan Salahattin Bey’in artık şahinde hakkında düşünceleri değişmeye başlar. “Gene pek az zaman içinde tespit etti ki bu güzel kedinin çok sivri tırnakları, bu kuzunun sert boynuzları vardır. Şahinde,
Edebiyat
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,6bin okunma
Puan vermedi·504 syf.··
2021 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2021 00:17
Modern bir Oblomov gibi çıktı karşıma Ayfer Tunç'un Osman'i. Daha önce Yeşil Peri Gecesi'ni okumuş ama çok sevmemiştim. Bu kitabı o üçlemenin sonuncusu ve yazarlık anlamında kendini çok daha güzel ifade etmiş buldum. . Osman, nev_i şahsına münhasır bir Nişantaşı çocuğu olarak doğup, büyümüş ; hayatla değil ama çevresindeki insanlarla çok mücadele etmiş ve sonunda da mücadelesini hazin bir şekilde kaybetmiş okuyucu olarak üzülseniz mi, kızsaniz mı, söylenseniz mi, sitem mi etseniz bir türlü karar veremeyeceğiniz ama aynı zamanda ona acımaktan da vazgecemeyeceğiniz gerçek hayatta sıkça karşılaşma olasılığı izin yuksek olduğu bir karakter olarak yansıtılmış. . Para ve iktidarı seven bir ailenin iki oğlundan biri olarak rahata alışmış, eğitimi disiplin içinde devam eden ama bir yandan da özgürlüğe hasret karakter o. . Dünyada en çok sevdiği annesini de kaybedince çığırından çıkan bir hayat. Hayallerini hayatı boyunca sevgiyi arayan gönlünde gerçekleştirmeniz müzmin bir hayalperest. . Ne babanın istediği gibi uluslararası bir piyanist, ne kendi istediği gibi bestelerinin yok sattığı bir besteci veya müzisyen... . Aslinda ömrü boyunca çıkarsız sevgiyi arayan adam tam aşkı buldu zannederken yaşadığı ardı arkası kesilmeyen ihanetler... . Kitabın içinde karakterlerin ağzından yazılan argo olmasa çok daha akıcı ve edebi bir anlatıma sahip olacakken niçin sevgili Ayfer Tunç küfür kullanmayi tercih etmiş, inanın anlamış değilim. Belki de daha gerçekçi olmasını istemiştir bilmiyorum ama ben yazının kalitesini düşürdüğü ve daha sıradan bir roman haline getirdiği icin üzüldüm işin açıkçası. Klasik müzik bestesi içinde arabesk çalmak gibi olmuş. Pek hoşuma gitti diyemem. . Onun dışında kurgu, karakterler, olay örgüsü bu kitapta daha öncekilerine göre daha net ve anlaşılır.
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,3bin okunma
Puan vermedi·456 syf.··
2020 146. kitabı
Herkese Merhaba ⁣⁣ Bugün çok tatlış bir kitap ile geldim. ⁣⁣ Abigail Âşıklar Parkı kasabasının müzmin bekarı. Otuz yaşına girmek üzere ve tek dünyası babasından kalan kitapevi. Burası ile ilgili öyle hayalleri vardır ki kendi bulunduğu bölüm harici yan tarafı da alıp işlerini genişletmek ister ama işler kasabaya yeni gelen ve Abigail'in almak için hayaller kurduğu binayı kaşla göz arasında alan doktor ile değişir. Işleri büyütmek isterken, kendi dükkânından da olmak üzere olan Abigail'i zor günler bekler. ⁣⁣ Kitapevini kaybetmemek için mücadele ederken yakışıklı doktor ile aralarında neler olacak sizde okumaktan keyif alacaksınız. ⁣⁣ Kitapevini kurtarmaya çalışırken eline beklemediği anda bir zarf geçer ve içinden çıkan kağıttan kalpler Abigail'in bu kalpleri yazan çifti deli gibi merak etmesini sağlar ve içten içe onları bulmak ister. Çünkü aşka olan inancını kaybeden Abigail bu çiftin aşkına hayran olmuştur. ⁣⁣ •⁣⁣ ❤ Abigail romantizm ile ünlü bu kasabada aşkı bulabilecek midir? ⁣⁣ ❤ Hayallerini kurduğu işi yapmayı başarabilecek midir?⁣⁣ ❤ Ve tüm bunlar için cesaretini toparlayıp kendi hayatının iplerini ele alabilecek midir? ⁣⁣ •⁣⁣ Ben çok keyif alarak okudum ve Abigail'in zor zamanında yanında olan kasaba kadınlarına ve Kağıttan Kalpler fikrine bayıldım ❤⁣⁣ •⁣⁣
Kağıttan KalplerCourtney Walsh · Arkadya Yayınları · 2015283 okunma
Reklam