“Peki ama hanımefendi, bu sisten kurtulmak istediğinizden bu kadar emin misiniz? Bazı şeylerin zihnimize görünmeyip gizli kalması daha iyi değil midir?”
“Bazıları için öyle olabilir Peder, ama bizim için değil. Axl’la ben paylaştığımız mutlu anlara tekrar sahip olmak istiyoruz. Onların bizden alınması, sanki gece bir hırsızın gelip bizim için en değerli ne varsa alıp götürmesi gibi bir şey.”
“Ne var ki sis bütün anıların üstünü örtüyor, iyilerin yanı sıra kötülerin de. Öyle değil mi hanımcığım?”
“Biz kötü anıları da geri almaya hazırız, bizi ağlatsalar yada öfkeden tir tir titretseler bile. Çünkü paylaştığımız hayat bu, öyle değil mi?”
“Demek ki kötü anılardan korkmuyorsunuz, öyle mi hanımcığım?”
“Korkulacak ne var ki Peder? Axl’la benim bugün kalbimizde birbirimize hissettiklerimiz, şu anda sis onu gözlerden gizlese de tuttuğumuz yolda bizim için bir tehlike olmadığını söylüyor bize. Mutlu sonla biten bir masal gibi; bir çocuk bile sona varıncaya kadar ki iniş çıkışlardan korkmamayı bilir. Axl’la ben, şekli ne olursa olsun birlikte yaşadığımız hayatı hatırlamak istiyoruz, çünkü o bizim bağrımıza bastığımız bir şey.”