Namus sanılanın aksine bacak arasında dolanacak kadar ilkel bir hâl içinde değil, insanın önce beynine, sonra kalbine dokunmalıdır. Bu olduğu vakit, öğretmen talebesini iyi yetiştirir, hekim hastasına iyi bakar, esnaf müşterisine hain olmaz, çiftçi bozuk tohumu memleketinin toprağına yaklaştırmaz, çöpçü görünmeyen yerde çöp bırakmaz ve siyasetçi eksik kaldığı, istenmediği, meşrutiyetini yitirdiğini hissettiği an sine-i millete döner.