Puanım: 6 / 10
7/10
·125 syf.··
2026 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 00:00
Orhan Kemal’in alışık olduğumuz o ağır toplumsal dramlarının çok dışında, trajikomik ve absürt bir hiciv denemesiyle geldim. Tersine Dünya, kağıt üzerinde muazzam ve çok çekici bir fikre sahip olsa da, dürüst olmak gerekirse benim beklentimi tam olarak karşılayamadı. Hikaye, kadınlar ile erkeklerin toplumsal rollerinin tamamen yer değiştirdiği bir dünyayı anlatıyor. Kadınların kabadayı olduğu, kahvehaneleri doldurduğu, fabrikalarda çalıştığı; erkeklerin ise evde oturup temizlik yaptığı, namus kaygısı güttüğü tersine dönmüş bir düzen bu. Yazar bu ironi üzerinden dönemin toplumsal cinsiyet rollerini ve kadına yönelik bakış açısını eleştirmek istemiş. Fikir her ne kadar dönemi için çok yenilikçi ve cesur olsa da, kurgunun işlenişi ve karakterlerin karikatürize hali hikayenin içine tamamen girmemi zorlaştırdı. O absürt mizah bir süre sonra kendini tekrar eden bir yapıya bürünüyor ve Orhan Kemal’in o alışık olduğumuz, insanı kalbinden yakalayan derin edebi tadını biraz gölgeliyor. Kötü bir kitap kesinlikle değil, hatta toplumsal bir ayna tutması açısından değerli; fakat yazarın diğer başyapıtlarının yanında benim için biraz zayıf kaldı. Farklı bir Orhan Kemal kalemi görmek ve bu rollerin değişimi üzerine hafif bir hiciv okumak isteyenler göz atabilir, ama beklentiyi çok yüksek tutmamakta fayda var.
Tersine DünyaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,072 okunma
Uyanış
10/10
·142 syf.··
2026 111. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:16
"İnsan vicdanındaki sırları, kalbin en gizli köşelerine ulaşmadıkça bulmak imkansızdır... " Romanımızın kahramanı -ki bence kahraman değil- iyi bir eğitim almış, iyi bir terbiyeyle yetişmiş kalburüstü bir ailesi olan Ali Bey. 20li yaşlarının başında hayata ve aşka karşı tecrübesiz genç bir adam. Babasının ölümünden sonra zorlandığı bir dönem de olan Ali Bey Çamlıca tepesinde tanıştığı -yazarın tabiriyle- hafifmeşref bir kadın olan Mehpeyker'e aşık olmasıyla değişir. Birbirlerinden çok farklı olmaları nedeniyle bu aşk Ali Bey'in hayatına olumsuzluklar getirmiştir. Yanlış yaptığını farkedip bu ilişkiyi sonlandırmasından sonra tanıştığı Dilaşub ismindeki genç kadın ise dürüst, fedakar ona uygun olduğunu düşündüğü bir kadını temsil ediyor. Aşk,ahlak ,namus, kıskançlık, pişmanlık gibi duyguları bu romanda çok iyi geçirmiş Namık Kemal Bazen tek bir kişinin kararları sadece onu etkilemenin çok dışına çıkarmış onu gördüm bu kitapta. Ali Bey'in yanlış bir seçimi annesinin, Dilaşub' un, kendisinin hatta Mehpeyker'in bile hayatını altüst etti. Okurken Ali Bey'i boğmak istediğim zamanlar oldu.:) Yine de keyifli bir kitaptı.
1000Kitap
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Aziz Nesin’in "Bulgaristan’da Türkler ve Türkiye’de Kürtler" Kitabı Üzerine İnceleme Aziz Nesin adını duyduğumda, onun haksızlıklara karşı nasıl bükülmez bir iradeyle mücadele ettiğini, toplumsal çarpıklıklar karşısındaki dik duruşunu zaten biliyordum. Bilmeyen de yoktur sanırım; o, bu toprakların yetiştirdiği en cesur, en yürekli kalemlerden biri. Onun gibisi bir daha zor gelir Türkiye’ye. İşte bu hayranlık ve saygıyla, onun edebi ve düşünsel dünyasına ilk adımı "Bulgaristan’da Türkler ve Türkiye’de Kürtler"* kitabıyla attım. Ve ilk Aziz Nesin deneyimim, beni yanıltmadı; tam aksine, hayranlığımı katbekat artırdı. Bu kitap; özellikle yakın tarihimizin karanlıkta kalmış, halı altına süpürülmüş sayfalarını öğrenmek isteyenler ve toplumsal meselelere derin bir ilgisi olanlar için tam anlamıyla bir başucu kaynağı. İşte benim gözümden, Aziz Nesin’in o cesur kalemiyle şekillenen bu çarpıcı eserin detaylı incelemesi. İki Farklı Coğrafya, Aynı Evrensel Sancak Kitap, adından da anlaşılacağı üzere iki ana eksen üzerine kurulmuş. Aziz Nesin, birbirinden farklı gibi görünen ama özünde aynı insan hakları ihlallerinden beslenen iki büyük trajediyi yan yana getiriyor: 1980’li yıllarda Bulgaristan’daki totaliter rejimin Türk azınlığa uyguladığı asimilasyon politikaları ve Türkiye’nin kendi içindeki Kürt meselesi. Bulgaristan’da Türkler: Nesin, Jivkov rejiminin Türklerin isimlerini zorla değiştirmesini, dillerini ve dinlerini yasaklamasını sert bir dille eleştiriyor. Oradaki soydaşlarımızın uğradığı haksızlıkları, evrensel insan hakları çerçevesinde titizlikle inceliyor. Türkiye’de Kürtler: Yazar, madalyonun diğer yüzünü çevirmekten de korkmuyor. Kendi ülkesindeki tabu sayılan Kürt sorununa değiniyor. "Başkasına yapılınca haksızlık dediğimiz şeye, kendi içimizde göz yumamayız"
Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de KürtlerAziz Nesin · Nesin Yayınları · 2013138 okunma
Kısa olmasına rağmen etkileyici ve düşündürücü bir roman...
10/10
·107 syf.··
Beğendi
·
2026 90. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 13:25
Kırmızı Pazartesi, işleneceği önceden bilinen bir cinayetin hikâyesini anlatır. Kırmızı Pazartesi, herkesin önceden bildiği fakat kimsenin engelleyemediği bir cinayet üzerinden toplumun ortak sorumluluğunu sorgulayan bir romandır. Kasabada yaşayan Santiago Nasar, bir sabah öldürülecektir. İkiz kardeşler Pedro ve Pablo Vicario, kız kardeşleri Angela Vicario'nun namusunu kirlettiğini düşündükleri Santiago'yu öldürmeye karar verirler. Bu kararı neredeyse bütün kasaba önceden öğrenir. Herkes cinayeti engellemeye çalıştığını düşünür ya da bir başkasının engelleyeceğine inanır; ancak çeşitli yanlış anlamalar ve ihmaller yüzünden kimse başarılı olamaz... Roman, yıllar sonra olayın tanıklarıyla yapılan görüşmeler üzerinden ilerler. Okuyucu daha ilk sayfalarda Santiago'nun öleceğini öğrenir; merak unsuru "katil kim?" değil, "Bu cinayet neden engellenemedi?" sorusudur... Gabriel Garcia Marquez, bu romanda bir cinayeti gazeteci titizliğiyle anlatırken toplumun sessizliğini eleştirir. Akıcı dili ve farklı tanıkların anlatımları sayesinde olayın birçok yönü ortaya çıkar...
Alıntı
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
Puan vermedi·107 syf.··
2026 44. kitabı
Kırmızı Pazartesi, herkesin işleneceğini bildiği ancak kimsenin engel olmak için parmağını bile oynatmadığı bir namus cinayetinin anatomisini anlatıyor. Gabriel García Márquez, Santiago Nasar'ın adım adım yaklaşan ölümünü toplumsal bir vurdumduymazlık, kadercilik ve kolektif suçluluk psikolojisi üzerinden işleyerek, adeta sonu baştan ilan edilmiş bir trajedinin sarsıcı bir portresini çiziyor.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
9/10
·283 syf.··
2025 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2025 00:00
Mustafaİnan Bu kitap bir biyografi değil. Sessizliğin, çalışkanlığın ve ahlâkın romanı. Mustafa İnan “büyük” olmaya çalışmıyor, sadece işini ciddiye alıyor. Gösteriş yok, vitrin yok, slogan yok. Bilgiyle yaşamak var, bilgiyi namus gibi taşımak var. Oğuz Atay burada bağırmıyor. Sakin, saygılı ve derin konuşuyor. Ve insan ister istemez şunu soruyor: Bu ülkede neden en dürüst olanlar en az görünür? Kitabı bitirdiğimde içimde bir mahcubiyet kaldı. Çok konuşup az derinleştiğimiz için. Çok görünüp az emek verdiğimiz için. Bu roman, gürültüsüz insanların hikâyesi. Ve belki de en çok onlara ihtiyacımız var. oğuzatay Bence Oğuz Atay bu kitabı yazar gibi değil, tanık gibi yazmış. Süslememiş, edebiyat yapmaya kalkmamış. Kendini geri çekmiş, Mustafa İnan’ı öne almış. Cümleler gösterişli değil ama dürüst. Duygu var ama ajitasyon yok. En çarpıcı tarafı da şu bence: Hiç kahramanlaştırmadan, kahraman yaratmış. Abartmadan, büyütmeden, insanı utandıracak kadar temiz bir hayat anlatmış. Kısacası Atay bu kitabı yüksek sesle değil, başını eğerek yazmış. Ve o yüzden çok etkili.
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma