İnsani olandan nefret edenleri de vardır içlerinden, bu gruptakiler suça meyilli olabiliyorlar zaman zaman.
Bu gruptaki insanlar, daha çok evlilik çağını geçmiş evde kalmış kadın gruplardan, evlenmek isteyip de bir türlü uygun bir aday bulamayan erkeklerden oluşurlar.
Zeki insanların "uyanış" ve "aydınlanma" adı altında gizlemeye çalıştıkları acıyı şimdi hissediyordum. Bu, nisan yağmurları gibi gelip geçen çocuksu bir melankoli değil, gelip geçen ama zihnimde daha derin bir etki, daha derin bir yara bırakan olgun bir acıydı. Kendi ihtiyaçlarım daha büyük, daha ısrarlı bir hâl almıştı ve bu kendi başına yeterince acı vericiydi. Ancak bu ihtiyaçlar için yeterli bir ifade bulmanın imkânsızlığını fark ettiğimde, zaman içinde fiziksel sınırlamalarımın üstesinden nasıl gelirsem geleyim, hayatımın -sonuçta gerçekten önemli olan içimdeki o duygusal hayatımın- asla gerçekten "normal" olmayacağını, olamayacağını gördüğümde acım daha da derinleşti.
Japonlar, ülkelerini her alanda temsil etmek ve başarılarıyla başka toplumlarla rekabet halinde olmak istiyorlar.
*** Japonlar, başarmak ve tanınmak için birlik olup grup halinde mücadele etmeyi, kararlı bir şekilde çalışmayı elden bırakmayan bir vasıftalar. Aykırı ve eleştirel düşünmeyi severler ama aykırı bir eylemde asla bulunmazlar. İleri giden ve geride kalanlar her zaman dikkat çekici olur Japonlar arasında, öne çıkanlar da geride kalanlar da toplum tarafından pek tasvip edilmezler. Fikri alanda ise, icat ve buluş gerçekleştiren düşünce insanları, araştırmacılar her zaman destek görmekte ve gururla karşılanmaktadırlar.
Bir konuda başarı elde edenlerde asla böbürlenme ve övünme söz konusu değildir. Zira fert yoktur, önce millet, vatan ve devlet vardır; sonra cemiyet içinde birey vardır. Birey, cemiyet için var olduğu sürece anlamlı ve değerlidir. Aksi bir durum ise kınanır. Yakın zamanda Nobel Ödülü kazanan bir araştırmacı verilen parayı araştırmasını yürüttüğü merkeze bağışlamıştır. Başarı Japonya'da bireysel bir kazanım değildir, toplumla ve grup içinde elde edilen bir birikimdir. Tekil tekil başarılar yerine grup başarısı teşvik edildiğinden, kabul gördüğünden dolayı.
KADlN
(Kendi kendine konuşuyormuş gibi, yavaşça) Nasıl bir kadın, karın?
ERKEK
(Kadının gözlerinin içine baka baka) Güzel. Karısıyla mutlu olan bir adamım ben.
Sessizlik…