10/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Herkese merhaba Bugün sizlere benim gibi öykü okumayı sevenler için şahane bir tavsiye ile geldim. Ben her zaman söylerim, bazı kitapların ruhu vardır diye, sayfaları çevirdikçe karakterlerin hikayeleri sarıp sarmalar okuru ve her bir satırda kendimizden bir parça buluruz, bazen karşımıza çıkan bir cümle ile hem hayatı hemde kendimizi sorgularken, bazen de gün yüzüne çıkmasını istemediğimiz duyguları kimse görmesin diye bir maskenin ardına saklayıp hiç olmamış gibi gösterirken, hayatımız boyunca bizi etkisi altına alan olaylar ile yüzleşip sessiz bir kabullenişe geçtiğimiz zamanların acımasız hissini hatırlarız yeniden. Bulutuyla dolaşan kadın içinde birbirinden güzel ve etkileyici on dört tane öykünün olduğu çok güzel bir eser. Öykülerin hepsi çok kıymetli ama benim favorilerim Erguvan zamanı, İri bir sinopsis"uzaklarda", Maske, kitaba ismini veren Bulutuyla dolaşan kadın ve Kız saçı öyküsü oldu çünkü, Kız saçı öyküsünde karakterimiz dolabın bir köşesinde anneannesinin bir bezin içinde sakladığı saç örgüsünü bulunca geçmişine yaptığı yolculuğu ve saç örmenin hatta saçı uzatmanın ve kesmenin ne anlama geldiğini anlatıyor. Bu güzel eseri herkesin okumasını tavsiye ederim, ben yazarın diğer eserlerini de en kısa zamanda temin edip okuyacağım
Bulutuyla Dolaşan KadınMuazzez Çörtelek · Yitik Ülke Yayınları · 202511 okunma
“Dönüşüm” için ne kadar dirençliyiz?
Puan vermedi·74 syf.··
2026 10. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 06:44
“Dönüşüm” bir adamın yalnızca böceğe dönüşmesini anlatan tuhaf bir hikaye değil. Aynı zamanda yabancılaşma, bireyin kimlik kaybı, aile ilişkileri, toplumun insanı faydası kadar sevmesi, değersizlik hissi üzerine düşünmeye sevk eden oldukça güçlü bir metin. İlginç olan Grego bir böcek olarak uyandığında ilk tepkisinin “Bana ne oldu?” değil “İşe nasıl gideceğim?” Olmasıdır. Kafka bize insanın çalışma düzeni içinde nasıl makineleştiğini daha ilk sayfalarda sorgulatıyor. Ailenin geçimini sağlayan tek kişi olduğu için artık çalışamayacak olması aile üyelerinin ilgilerinin ve sevgilerinin giderek azalmasına neden olur. Yani aslında insan yalnızca ürettiği kadar değerlidir. Kafka, Grego ’nun fiziksel dönüşümünü bir metafor olarak kullanarak, insanın yaşadığı içsel değişimlerin başta en yakınları olmak üzere çevresi tarafından her zaman kabul görmediğini gösterir. Çünkü çoğu zaman insanlar bizi olduğumuz kişi için değil, kendi hayatlarındaki rolümüz ve onlara sağladığımız fayda kadar sever ya da reddederler. Bu nedenle dönüşüm çoğu zaman sancılıdır. İnsan değiştikçe yalnızca kendisiyle değil, onu belirli bir kalıba yerleştirmiş olan çevresiyle de yüzleşmek zorunda kalır. Değişim; direnç, çatışma ve hatta kayıplar getirebilir. Belki de bu yüzden Dönüşüm, bir adamın böceğe dönüşmesinden çok, insanın kendisi olmaya çalışırken ödemek zorunda kaldığı bedeli anlatır. Kafka, Grego Samsa’nın hikâyesi üzerinden bize rahatsız edici ama önemli bir soru bırakıyor: “Bizi gerçekten kim olduğumuz için mi seviyorlar, yoksa hayatlarındaki işlevimiz kadar mı?”
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,8bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
​ VAKA DOSYASI NO: 11 | Buz Gibi Soğuk
9/10
·276 syf.··
2022 15. kitabı
Suç Mahalli: Wyoming'in dondurucu karlarının ortasında, akşam yemekleri masada bırakılmış ama tek bir insanın bile yaşamadığı hayalet tarikat kasabası: Juliet. Kurbanlar/Kayıplar: Kasabadan aniden silinen onlarca insan ve karların arasında izi kaybedilen Dr. Maura Isles. Soruşturma Ekibi: Arkadaşının öldüğüne dair gelen bir ihbarla yıkılan ama dondurucu soğuğa meydan okuyarak gerçeğin peşine düşen Dedektif Jane Rizzoli. ​Edebi Dedektif Raporu: Soğuk sadece bedeni değil, gerçeği de dondurur. Tess Gerritsen bu sekizinci dosyada bizi alışılmış Boston laboratuvarlarından ve adli tıp konforundan çıkarıp, medeniyetin tamamen bittiği, karlar altında kalmış klostrofobik bir kabusun ortasına bırakıyor. Buz Gibi Soğuk, serinin hayatta kalma (survival) ve psikolojik gerilim dozajı en yüksek halkalarından biri. ​Hikaye, Maura’nın gözünden tam bir hayalet kasaba gizemiyle başlıyor. Evlerdeki tabaklarda çürüyen yemekler, garajlarda duran arabalar ama ortalıkta olmayan bir halk... Gerritsen, kapalı dini tarikatların karanlık yüzünü, körü körüne itaatin getirdiği tehlikeleri ve insan doğasının en ilkel korkularını kurguya muazzam yedirmiş. Jane’in Maura’yı bulmak için vahşi doğaya ve zamana karşı verdiği o çırpınış, ikilinin arasındaki dostluk bağının ne kadar köklü olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. ​Karar: Polisiye formülünün dışına çıkan, gizemli bir tarikat arka planıyla okuru sürekli paranoya içinde tutan, atmosferiyle kelimenin tam anlamıyla "buz gibi soğuk" hissettiren bir başyapıt. ​ ​ Juliet kasabasının o sessiz ve terk edilmiş sokaklarındaki gizemi çözebilen oldu mu? Maura ve Jane'in bu dondurucu kış sınavı hakkındaki düşünceleriniz neler?
Buz Gibi SoğukTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20124,227 okunma
4/10
·172 syf.··
2026 1. kitabı
Karakter derinliğinin olmadığı karakterlerin birden iyiden kötüye , kötüden iyiye geçiş yaptığı bir kitap. Yazar şiddet öğelerini ne kadar açık ve rahatsız edici şekilde betimlerse o kadar vurucu olacağını düşünmüş belli ki ama bence böyle bir korelasyon yok. Kitabın üzerine inşa edildiği ikilem çok ilgi çekici ama maalesef bunun hakkını verememiş.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,1bin okunma
Puan vermedi·139 syf.··
2026 42. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
Oğlumla iki farklı çocuk kitabına başladık. Bitirince değiştireceğiz. Ben dayanamadım 3-4 saatte bitirdim. Oğluma öyle bir anlatmışım ki yavrum elindekini bitirmek için uğraşıyor. İlk 20-30 sayfadan sonra olaylar büyük bir hızla başlıyor. Çocuklar için hayal gücünü, teknolojiyi, yapay zekayı çok ilginç hale getirmesini aşırı sevdim. Verdiği mesajları ayrı beğendim. Zorluklarla boşa çıkma, yeniden başlama, barış, dostluk, güven, aile bağları gibi temaları çok güzel işlemiş. Çaktırmadan hikâyenin içine yerleştirilmiş her biri. Ablanın kardeşi için hissettikleri, çocukların güçlü yanlarını fark etmeleri, kendinden küçüklerde var olan güçleri kabul etme, ekip çalışması, dikkat de olay örgüsüne çok güzel yerleştirilmiş. Her zaman her yerde olduğu gibi bir kötü çıkıp bütün ülkenin hatta bütün gezegenin barış içinde yaşamasını mahvediyor hikâyede. Neyse ki Galaktik Barış Elçileri var. Kraliçe Serapha'nın ülkesinde halkı için geniş yaşam alanları açması, kütüphanenin kutsal sayılması sanırım benim için en özel kısımlardı. Kral Vor-An' ın ülkesinde teknoloji savaş için kullanılmayınca, teknolojinin doğru kullanıldığında nelerin icat edilebileceğinin vurgulanması ise çocuklar için hayati önemli bence. ( Sadece bu mesaj için bile çocuklar bu kitabı okumalı.) Hikâyede tek sevmediğim şey (bu da sanırım benim özel durumumdan kaynaklanıyor.) çocukların annelerinin bir hastalık sonucu ölmesi. Bu yaş çocukların kitapta ölümlerle tanışmasını sevemedim. Bakalım Göktuğ, Gökçe, Atilla ve Şüheda galaksiden dünyaya dönebilecek mi? Ne dersiniz?
Nyrathos SerüveniMuhammed Selman Anasal · Kent Kardeş Yayınları · 20263 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 227. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 07:56
VARLIK: Doğrudan, mektup, mektuplaşma üzerine kitaplarınız var. Yazınsal hayatınızda nereye kadar eşlik etti mektup? Bilge Bey'den önce de mektuplaştığınız yazarlar, entelektüeller kimlerdi? Bu kitapla birlikte, Bilge Karasu'nun mektupları da okurla buluşmuş olacak. Okurla buluşmayı bekleyen başka mektup dosyaları var mı? BATUR: Karasu'dan önce İlhan Berk'in, Ece Ayhan'ın bana yazdığı mektupları kitaplaştırdığımı biliyorsunuz. Bunlar buzdağının görünen kısmı! 800'ü aşkın yazar-sanatçı-düşünce insanı mektubunu Bursa Nilüfer Kütüphanesi'ne teslim ettim birkaç yıl önce, orada araştırmacılara açık biçimde korunuyorlar. Ama bir mektup seçkisini “Gönderilen: EB” olarak kitaplaştırılacak bir biçimde ayırdım: Abidin Dino'dan Mustafa Irgat'a, Leyla Erbil'den Edip Cansever'e, İlhan Usmanbaş'tan Metin And'a pek değerli parçalar. İkinci bir seçki dosyasında ise “yabancıların mektuplarını topladım: Lévi-Strauss'dan Manguel'e, Ashbery' den Bonnefoy'ya örnekler. Belki de son “postaneyim ben!
Hayata Dair
Enis Batur’a MektuplarBilge Karasu · Metis Yayınları · 202439 okunma