Nehir Besdokuz

Nehir Besdokuz
@neh2easy
Çok havalı, kültürlü söz
Sahip olduğunuz her kötü his, çarpıtılmış olumsuz düşüncelerinizin bir sonucudur.
Duygu ve Düşünce
Reklam
Ölüm Korkusu
"Yaşanmamışlık ne kadar çoksa ölüm korkusunun da o kadar şiddetli olduğuna defalarca şahit oldum."
Sayfa 76·Kitabı okudu
Alıntı
7/10
·128 syf.··
2025 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2025 23:14
. "Otlar eğildi, yaşam sona erdi. Ormanların ve yüksek dağların olmadığı bozkırlarda çok daha engin ve aydınlık görünen gökyüzü, sanki sıkıntıdan uyuşmuş bir hale bürünmüşlerdi." Anton Çehov'un kariyerinin dönüm noktası olduğu söylenen bir eser olan Bozkır, bir durum öyküsüdür. Sıkıcı ve yavan olmaktan ziyade etkileyici doğa betimlemeleriyle mekanın yani bozkırın da bir canlı hatta bir karakter gibi olduğu hissediliyor okunurken. 9 yaşında annesinden ayrılmış, okumaya gönderilen Yegoruşka; bozkırda uzun bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuğunda farklı tip insanlarla karşılaşır. Nefret, özlem, aşk, umut gibi duyguları tadar. Bozkırda hava durumları değişir; ruh dünyaları bozkırla içe içe geçmiş karakterler farklı ruh hallerine bürünürler. "Sonsuza doğru uzanan gökyüzüne gözlerinizi ayırmadan bakarken nedense yalnız olduğunuzu idrak edersiniz. Kendinizi çaresiz bir yalnızlık içinde bulur, daha önce yakın bulduğunuz kişilerden uzaklaştığınızı, değersizleştiğinizi hissedersiniz." Hikayenin net bir başlangıcı ve sonu yok, durum hikayesi tam olarak. Çok yorulmadan, sakince okunabilecek bir hikaye.
Edebiyat
BozkırAnton Çehov · Kapra Yayıncılık · 20234,741 okunma
Hepsi geçmişlerinden coşkuyla bahsediyor fakat bugünden neredeyse nefret ediyorlardı. Zaten Rus insanı yaşamayı değil, hatırlamayı sever.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Alıntı
Martı
7/10
·76 syf.··
2025 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2025 22:35
Bir gölün kıyısında doğup büyüyen, tıpkı sizin gibi bir genç kız... Gölü martılar kadar seviyor, kendisi de tıpkı martılar gibi özgür ve mutlu... Ancak bir gün bir adam çıkageliyor ve tıpkı bu martının mahvolduğu gibi mahvediveriyor kızı. Martılar, özgürlüğün simgesidir; ölü martı ise hayal kırıklığının. Bu tiyatroda iki ana karakterin -Treplev ve Nina- bir martıyken nasıl öldükleri anlatılıyor. Treplev, oyun yazarı olmaya çalışır ancak oyunları hiç beğenilmez. Geleneği reddedip yeni bir sanat anlayışı benimsemeye çalışır. Trigorin bu konuda onun bu çabasını gereksiz görür ve "Sanki sanat hepsini kapsayabilecek kadar geniş değilmiş gibi." ifadesini kullanır. Oyunları her ne kadar beğenilmese de Treplev özgürdür ve Nina yanındadır. Ancak Nina onu terk ettiğinde vurulur ve yazamaz hale gelir. Oyunun sonunda martının doldurulması gibi o da kendi oyunlarının, sanatının içini doldurmaya çalışır ama başaramaz. Nina, şöhret aşığıdır. Ünlü bir aktris olmak ister. Başlarda oyunculuğunu herkes beğenir. O dönemde bir martı gibidir. Sonrasında Trigorin'e vurulur ve bir süre sonra da Trigorin can sıkıntısından Nina'yı bırakır. Aktris olarak hiçbir yetenek belirtisi taşıyamaz. Ruhsuz oyunculuğuyla kendi içini doldurmaya çalışır ancak... Trigorin, sahip olduğu yazarlık şöhreti sayesinde çevresindeki -özellikle- kadınların ilgisini çeker. Kendisi ise şöyle ifade eder: "Şandan, şöhretten, mutluluktan ve anlamlı yazgılardan bahsediyorsunuz ancak tüm bu hoş kelimeler benim için, tabirimi bağışlayın ama, ağzıma sürmediğim şekerlemelerden farksız." Oyunda düşüncelerini ve fikirlerini en çok beğendiğim karakter Trigorin oldu. Nina'ya yaptığından dolayı sevilmeyecek birisi olsa da bu konuda da onu haksız görmüyorum. Nina, onun daha çok şöhretine aşıkken; Trigorin,
Edebiyat
MartıAnton Çehov · Kapra Yayınları · 202026,7bin okunma
Reklam