Çıplak İsa, Nâsıra'da marangoz çırağı idi; Zeytindağı'nın üstünden geçtiği zaman, altında, kendi malı bir eşeği vardı. Biz Kudüs'te kirada oturuyoruz. Halep'ten buntarafa geçemeyen şey, yalnızca Türk kâğıdı değil, ne Türkçe ne de Türk geçiyor.
Floransa ne kadar bizden değilse, Kudüs de o kadar bizim değildi. Sokaklarda turist gibi dolaşıyoruz.
Kamame Kilisesi'nin Hristiyan milletler arasında bölünmüş olduğunu bilirsiniz. İçerisinin her parçası ve kilisenin her hizmeti bir başka cemaatindir. Bu cemaatler yalnız anahtarı pay edememişlerdir. Anahtar bir hocada durur. Bütün kıtalarda biz işte bu hocanın görevini yapıyoruz. Ticaret, çiftlik, kültür, endüstri, binalar her şey Arapların veya başka devletlerin... Yalnız jandarma bizim idi; jandarmanın esvabı.