Işığın savaşçısı, amacın araçları haklı kılmadığını bilir. Çünkü amaç diye bir şey yoktur, yalnızca araçlar var
dır. Hayat insanı bilinmezden bilinmeze sürüklder. Her an, bu heyecan verici muammayla doludur: Savaşçı ne ner den geldiğini bilir ne de nereye gittiğini.
Ama onu bulunduğu noktaya tesadüfler getirmemiştir. Sürprizler onu neşelendirir, daha önce görmediği manzaralar heyecanlandırır. Korktuğu da çok olur, ama bir savaşçı için olağandır bu.
Savaşçı yalnızca amacı düşünürse yolunun üzerindeki işaretlere dikkat edemez. Yalnızca bir tek soru üzerinde yoğunlaşırsa yanı başındaki çeşitli yanıtları göremez.
İşte bu yüzden kendini olayların akışına burakr savaşçı.
Allah senden razı olsun. Git şu Gemiler Sokağı’na
orada iskender kebapcısı var, ayrıca lahmacun da satılıyor.
Otuzbeş lahmacunla onsekiz ayran ısmarla gel.
İşçilerden biri sordu:
- Ağabey niçin o kadar uzağa gönderiyorsun? Burnu-
muzun dibinde kebapçı var ya.
- Evet var, ama o içki satıyor. Üstelik içki satmasa bile
dinî inancını ve dolayısıyla parasını nerede kullandığını
bilmiyorum.
- Dinî inancını bilmesen ne olur ağabey, bilmek şart
mı?
- Dini inancı olmasa da, paranın nereye gittiğini bil-
mem elbette şart. Bir Yahudi ölmek üzere iken bile ilaç
aldırsa yine Yahudi eczanesini aratır. Katiyyen parasını
başkasına vermezmiş. Ben niçin din kardeşimi gözetme-
yeyim? Bakın size bir şey anlatayım. Yahudinin biri oğ-
lunu bir malzeme aldırmak için bir yere yollamış. Çocuk
bir türlü gelmek bilmemiş. Öte yandan müşteri bir yandan
bekler, bir yandan da sorarmış. “Çocuk çok geç kaldı. Ner-
de bu gönderdiğiniz yer?” “Hemen şurası kuzum.” dermiş,
Yahudi. Ve çocuk gelmiş. Babası çocuğa “Nerde kaldın?”
diye sorunca, “Baba. Agop amcama gittim, onda yoktu.
Sonra da Beyazıt’a Brahman amcaya gittim, onda buldum,
çok aradım” demiş. İşte bak, Yahudinin çocuğu bile parası-
nı Yahudiden başkasına kaptırmıyor. Ben neden kaptıra-
yım. Mecbur kalmadıkça verdiğim para ülkemde kalacak
şekilde alışveriş yapıyorum. Kadın etiyle reklamı yapılan
ürünleri de asla almıyorum. Mekke’de bile olsa aldığım
malın hangi ülkenin malı olduğuna bakarak alıyorum.
Yakın geçmişte bir baba, ilkokul çağındaki kızının kendisine yönelttiği bir soruyu nakletti: "Baba hayat ner'de öğrenilir? Okulda bize öğretmiyorlar da."