9/10
·368 syf.··
2026 65. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 00:54
Güleceğim diye başladığım kitaba bolca ağlayarak veda ettim. Bu da pek iyi olmadı. Feyza üniversite sınavında tek hayali olan doktorluğu kazanmak için çabalıyordu. Lakin yine olmamıştı. Eğitim sistemine olan sinirini bir video çekerek duyurdu. Lakin e duyurmak ülke gündemine ulaştı. Ona burs vermek isteyen bir adam onunla iletişime geçti ve kendisine özel bir üniversitede tıp okuması için destek olacağını söyledi. Bunun hayaliyle neşesi yerine gelsede hiç beklemediği yerden babasından bir darbe aldı. Tercihleri değiştirilmişti ve hemşirelik bölümünü kazanmıştı. O gün o evden çıkmaya karar verdi. Yeni bir şehir. Yeni bir iş. Yeni bir hayat. Şimdilerde hayatı çok cafcaflı görünse de o aslında çok büyük acılardan geçmişti. Gencecik bir kızdı ve istanbul gibi bir şehirde hayatta kalmaya çalışıyordu. Sosyal medya fenomeni olmuştu ve bir şekilde toparlanmıştı ama kalbi hala o evden çıkarken dur demeyen, aramayan sormayan ailesini özlüyordu. Tavsiye üstüne gittiği hastanede göründüğü kalp ve damar cerrahı Merthan Özkan ile girdiği münakaşa sonucunda bir video daha çekti. Bu sefer atışmaları sosyal medya üzerinden başladı. Hemşirelik için stajida aynı hastanede olunca birbirlerine katlanmaları aralarındaki çekime galip gelemedi. Merthan bekar bir babaydı. Poyraz seni tam sevemedim yalan yok. Çocuk dediğin çocuk gibi olmalı ya! Arabalarla oynamalı, tabletten video çekmeye çalışan sosyal medyanın kötü yanlarını ilke edinen cocuk mu olur? Babası kendisinden beter. Zaten ayrılacağım diye kıza tek kelime kendisiyle alakalı bir şey anlatmıyor. Alev alev yandığını görmek istiyorum. Erkekler kapatılsın! Durun yine damarım attı.. Bu karakteri seven kördür. Bana sevdirmeye çalışmayın. Feyza tüm yaralarını yara aldığı yerleri anlatmıştı ona! O hayvan da tam oradan vurdu. Hani okurken
1000k
Asalak FenomenMerve Güner · Lapis Kitap · 202654 okunma
8/10
·576 syf.·
2026 36. kitabı
Bu kitap hem çok keyifle hem de çok üzücüydü. Geçti gitti resmen üstümden. Ner de gülüp nerde ağlamaklı olduğum bile şaştı. Timur’un içini görmek, Ahu’ya açılması, Rize’deki hayatları hepsi çok iyiydi. Timur’un Ahu’yla en duygusal anda bile kendi konuşma karakterinden asla vazgeçmemesi :) Sayesinde pek çok küfür öğrendim resmen. Bu kitapta Adem için tekrar tekrar üzüldüm :( Aknene ne güzel bir kadınmış. Her karakter ayrı ayrı çok güzel işlenmiş resmen. Kötü bile gerçekten kötü. Kralşan’ın Irmak’ı bile gözden çıkarması kesinlikle beklenmedikti ama sonrasında kendini suçlamak yerine Ahu’yu suçlaması tam bir delilikti.
Edebiyat
Bülbül Kapanı IIILoresima · Ephesus Yayınları · 20251,460 okunma
Reklam
7/10
·142 syf.··
2026 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 00:00
“Bahar erişince toprağın her tarafı baştan ayağa tazelik kesilerek ‘Yuhyil arza ba’de mevtiha’ sırrı ortaya çıkar.” (s.1) diyerek başlamış Namık Kemal. Kitabın başında baharı ve İstanbul’u betimlemesi her ne kadar o dönemde yaygınlaşan romantizmin bir eseri olsa da ben de baharın aşığı olduğumdan başlangıç beni kitaptan itmedi. Belki de beklentim düşük olarak kitabı elime aldığımdan ama ben beğendim. Beğeneceğimi de düşünmemiştim aslında, ama ne zaman yazılmasının üzerinden 150 yıl geçmiş bir kitabı okusam ve beğensem yazara olan saygım artıyor. İntibah edebiyatımızın ilk edebi romanı kabul edilir. Belki de bundandır, Namık Kemal önsözünde isyan ediyor: “İnsan öyle kuru kuruya öğüt dinlemeyle yetinmiyor. Eğlenerek istifade etmek istiyor. Ne yapalım? Dünyayı değiştirmek elimizden gelir mi? Acizane inancıma göre hikaye, hakikaten insanlar arasında itibara değerdir. İnsan, eğlencesinde de yarar görecek birtakım öğütler bulursa zarar mı etmiş olur?” Ve daha sonrasında da içindeki öğütleri takdir etmekle birlikte ‘Ahlak-ı Alai’yi okumaktansa okunması için gereken zaman kadar hapiste kalmayı tercih edeceğini, hatta birçok yazar arkadaşının da bu görüşüne katıldığını belirtiyor. Burada da aslında bu romanı kaleme alma amacını açıklamış oluyor. “Yolumuzun doğruluğunu göstermeye, görülen genel rağbet yeterlidir.” Demiş. Haklıydı. :) - “İnsan her adımını mezardan uzaklaştırmak için atar, yine her adımda mezara bir adım daha yaklaşır. (Nitekim her nefesini hayatını uzatmak için alır. Yine ner nefeste hayatından bir nefeslik zaman azalır.)” -s.15 “İnsan garip bir hayvandır, her şeye alışır, alışmadığı şeyden korkar. …(Kuvettle olasıdır, ölüm korkusunun bütün insanlığı kaplaması da ölümün bir kişiye bir kez gelmesi bakımından alışkanlığa olanak vermemesindendir.)”
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,1bin okunma
6/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
#DoğalRoman Bulgar yazar #GeorgiGospodinov ‘dan okuduğum ikinci kitap (ilki son dönemde popülerlik kazanan #BahçıvanVeÖlüm ). Yazarın kalemini iyice anlamak ve aslında sevip sevmediğim konusunda çok arada kaldığım için pekiştirmek amaçlı elimdeki ikinci kitabını da hemen okumak istedim ki ner bir karar verebileyim. Açıkçası çok ısınamadım ve elimde bir hafta süründü kitap. Akıcı olmamakla birlikte yorucu buldum. Roman içinde roman yazma çabası ve kısa kısa birçok öykü ile harmanlanması dikkatimi toplamakta zorladı. Bir ana hikaye var ve akabinde deneme tarzında küçük küçük öyküler serpiştirilmiş araya. Konudan sıkça sapmış. Roman yazma fikriyle de açıkça alay etmiş. Hadi gelin inceleyelim! Umumi tuvalete prosedür, evdekine ise tören olarak girildiğinin konuşulduğu bir yemek masası, neden olmasın? Ya da bir sineği konuşturabilsek ortaya nasıl bir roman çıkar? Bir öykü nereden başlar? Başında neler söylenir? Bir romanda nelerden bahsedilmesi gerekir? Tuvaletlerden, sineklerde , bitkilerin üreme biçimlerinden, gündelik hayatın en sıradan detaylarından.. Bunlar aslında her ne kadar ‘doğal’ şeyler olsa da özellikle romanlarda konu edilmeli mi? İşte Gospodinov alışılmışın dışında bir şey yapmış. Bütün bu üzerine düşülmeyen, bahsi bile geçmeyen, dışlanmış konulara kucak açtı ve ‘muzip’ bir roman çıkardı ortaya. Kitabın ana kahramanı olan isimsiz yazar da aynı teşebbüste. Yazar olarak geçinen kaçık bir tip, yazma niyetinde olduğu kitabın fikrinden, boşanmak üzere olduğu ‘başkasından hamile’ karısı Ema’dan bahsediyor ve birtakım sıradan hikayelerden. Hepsi birbirine paralel devam ediyor. Evlilikleri aslında dışarıdan bakıldığında sorunsuz görünse de aralarında iletişim kopukluğu var, odaları ayırmışlar ve hiçbir şekilde birlikte bağ kurmuyorlar. Bir gün karısı hamile
Doğal RomanGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 2018862 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 12:53
Yazar azmi, “uzun süreli hedeflerimize duyduğumuz tutku ve kararlılık” olarak tanımlıyor. Azim neden önemlidir, geliştirilebilir mi, geliştirilebilir ise nasıl? sorularına hem kendi yaptığı hem de diğer araştırmacıların yaptığı araştırmalardan örneklerle detaylıca açıklıyor. Kitapta yer alan “azim ölçeği” ile kendinizin ne kadar azimli olduğunuzu da test edebiliyorsunuz. Kısaca özetlemek gerekirse, uzun süreli hedeflere ulaşmada ve başarıda azim yetenekten daha önemlidir. Yetenekli olmanın yükselmeye giden yolda neredeyse hiç etkisi yoktur. Başarı da çabanın etkisi yetenekten 2 kat fazladır. Çaba, beceriyi üretken hale getirir.. Tutkuyu arayış süreci, ruhun derinliklerindeki cevheri yüzeye çıkarma süreci ve aktif yapılanma süreci ile azim geliştirilebilir. Sınırları belirlenmiş ner bir hedef + Tam konsantrasyon ve çaba ile tutku, günlük ritüeller belirleyerek alışkanlık haline getirmek uygulama sonucunda değişim gözle görülür hale gelmektedir. Son söz yerine “ Güçlü yanlarınla yarış, zayıf yanlarını geliştir” Okuyunuz
Azim-Sabır, Tutku ve Kararlılığın GücüAngela Duckworth · Pegasus Yayınları · 2018342 okunma
10/10
·364 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 23:22
Herkese merhaba. Bugün sizlere çok ama çok severek okuduğum bir kitaptan bahsedeceğim. Zaten Nermin Yıldırım'ı ne kadar çok sevdiğini bilmeyen kalmamıştır diye düşünüyorum. Dokunmadan, Ev, Misafir şimdi de Saklı Bahçeler Haritası... Bir yayınecinde müdür olarak çalışan Rıdvan'a gelen mektupla başlıyor kitabımız. Tıpkı Kürk Mantolu Madonna gibi. O romanı da çok severdim. Bunu da çok sevdim. İki kardeşin uzun yıllar önce birbirlerine yazdığı mektupları anlatıyor. Kitabın kısaca özeti bu. Eğer bir kelime daha edersem spoi vermekten kendimi alamam. Okurken kendimi hep Suad'a yakın hissetmiştim. Finali okuyunca neden olduğunu anladım. Kardeşlerin hep Rıdvan ile bir ilgisi olduğunu düşünmüştüm. Öyle olsa benim açımdan daha anlamlı olurdu. İçimden hep öyle olsun istemiştim. Aynı zamanda Eliz'in başına gelenlere çok üzüldüm. Kızının tüm bu olanlara şahit olması da işin cabası oldu. Bu kitabı gerçekten çok sevdim. Hani bazı kitaplar olur ya. Nereye giderseniz gidin, nerede olursanız olun hep sizin yanınızda gider. Sanırım bu kitap da o kitaplardan biri. Nermin Yıldırım hanımefendiye de buradan çok teşekkür ediyorum... Ner Nermin Yıldırım Saklı Bahçeler Haritası
Duygu ve Düşünce
Saklı Bahçeler HaritasıNermin Yıldırım · Hep Kitap Yayınevi · 20183,986 okunma
Reklam
Reklam