Oysa hepimizin içinde, şu kavakta, bulutlarda, şu parça parça siste bir gelişim var. Neyin gelişimi? Nerede? Sonsuz bir gelişim ve mücadele mi? Evet, bir yön ve sonsuzlukta bir mücadele olmalı! En çok bunları düşünmeme karşın yine de hayatın anlamını, arzu ve eğilimlerimin anlamını kavrayamadığıma şaşıyordum. Oysa arzularımın anlamı, hep onlarla yaşadığım için o kadar belliymiş ki, köylünün bana Tanrı için yaşa, maneviyatın için yaşa dediğinde şaşırmış ve sevinmiştim.
Hiçbir şey keşfetmedim. Yalnızca neyi bildiğimi öğrendim. Bana geçmişte yaşamı veren ve şimdi de devam ettiren gücü anladım. Aldatmacadan kurtuldum, sahibini buldum. 
"İnanarak dinlememizi güçleştiriyorlar. İnsan her sözü kuşkuyla karşılıyor artık. Gerçekle düş birbirine karşılıyor; yalanın nerede bittiğini anlayamıyoruz. Tutunacak bir dalımız kalmıyor. Tutunamıyoruz."
Manzaramda bir sürü, bir kayın ormanı ve beyaz bulutlar olsun isterdim oysa.
İsteğimi umursamayan etraf dönmeye, başka bir şeye dönüşmeye başladı.
Seninki de dönüşüyor mu?
Sıcak koltuğunda rahatsın. Nerede okuyorsun bunları?