Bugün ev dediğimizde sadece etrafımızdaki dört duvarı ve (şansımız varsa) çekirdek ailemizi kastediyoruz. Oysa bizden önceki insanlar için evin anlamı hiçbir zaman bu değildi. Onlar için ev demek topluluk demekti, etrafımızdaki insanların oluşturduğu sıkı ağ, bir kabile. Ama bu büyük ölçüde kaybolmuş durumda. Ev hissimiz öylesine hızla zayıfladıki artık aidiyet ihtiyacımızı karşılamıyor. O yüzden evimizdeyken bile ev özlemi çekiyoruz.
Şu dünya uykusunda söylediğin güzel sözlerin ve çirkin sözlerin; meyveler suretinde uyanık âlemi olan âlem-i âhirette yersin ve yemesini istib'ad etmemelisin.
Gelgelelim insan doğası öyle küstahtır ki, kişiye ne kadar verilirse verilsin, daha fazlasını alabilmesi olanaklıysa yine de haksızlığa uğradığını düşünür.
Yalnızlık bugün kalın bir sis tabakası gibi kültürümüzün etrafını kaplamış durumda. Hiç bu kadar yalnızlık hissetmediğini söyleyen insanların sayısı artıyor.