insan güdülerini ve arzularını manipüle ederek toplumun
Dichter, reklamcılığın amacı konusunda da gayet net ve dobraydı. Onun anlayışına göre reklamcılık yalnızca bir ürün hakkında bilgi vermek için değil, “insan güdülerini ve arzularını manipüle ederek toplumun bir zamanlar aşina bile olmadığı, hatta belki de satın almaktan kaçındığı ürünlerle ilgili ihtiyaç yaratmak” için vardı.
Sayfa 160·Kitabı okudu
Pazarlama - Marka - Dijital Strateji
Werner Heisenberg, doğanın mikro dünyada bize asla tam bilgi vermediğini keşfetti. Bir parçacığın nerede olduğunu (konumunu) çok net bilirseniz, onun nereye ne hızla gittiğini (hızını) asla tam bilemezsiniz. Doğa bir taraftan netlik verirken diğer taraftan bütçeyi kısar. Bu belirsizlik enerji ve zaman arasında da vardır. Çok kısa bir zaman dilimi içinde, evrendeki enerji yasaları esneyebilir. Bir parçacık, önündeki aşılmaz bir duvarı geçmek için evrenin kurallarından geçici olarak "borç enerji" alabilir. Enerjiyi çok hızlı geri ödemek şartıyla, normalde asla geçemeyeceği o sağlam duvarın içinden hayalet gibi geçip diğer tarafta belirebilir. Buna Kuantum Tünelleme denir. Günlük hayatta bir duvarın içinden geçme şansımız neredeyse sıfırdır çünkü vücudumuzdaki katrilyonlarca parçacığın hepsinin aynı anda bu borçlanma şansını yakalaması imkansıza yakındır; ama tek bir elektron için bu sıradan bir durumdur.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"EĞİTİMDE REFORM HER ŞEYDEN ÖNCE ÖĞRETMENIN KAFASINDA BAŞLAR" Bence, sayfalar dolusu anlatılabilecek bir eğitim sistemi sadece bir cümleyle ancak bu kadar net anlatılabilirdi. İşte öğretmenin vazifesinin ne kadar değerli ve önemli olduğunu ifade eden bu sözünü her öğretmenler odasının duvarında görmek dileğiyle... Söz iyi de ya çözüm? İşte dünyada ilk örnek Köy Enstitüleri. Ve Milli Eğitimin nasıl olması gerektiğine her yüzyıl ve her dönem için geçerli önerisi: Atatürk 1923'te Eskişehir'de yaptığı bir toplantıda geleneksel eğitimi şöyle eleştirir: "Bundan önce her milli eğitim bakanının birer programı vardı. Memleketin eğitiminde çeşitli programların uygulanması yüzünden öğretim ber-bat hale geldi. Efendiler! Bu seyahatim sırasında görüştüğüm 25 yıllık bir milli eğitim müdürü memleketin çeşitli yerlerini dolaşmış. Dediğine göre, birbirine zıt birçok programlar almış, uygulamış ve uygulattırmış. Çünkü hükümetin başına gelen her bakan kendine göre bir program yapıyor, onu uygulatıyor. Bir müddet sonra başka bir bakan geliyor, onu beğenmiyor, başka bir program uygulatıyordu. Bu ne gaflet! Eğitimimizin amacı kendini, hayatı bilmeyen, her konuda yüzeysel bilgi sahibi, tüketici insan yetiştirmek olmuştur. Bütün bu uygulama ve programlar ne veriyordu. Çok bilmiş, çok öğrenmiş birtakım insanlar. Amma neyi bilmiş, efendiler! Birtakım teorileri, birtakım nazariyatı sadece ezberlemiş kişiler. Amma neyi bilmemiş efendiler! Kendini bilmemiş, yaşamak için lazım gelen hiçbir şeyi bilmemiş ve aç kalmış insanlar. İşte bu devamlı program değişmesinin uğursuz neticesi olarak denilebilir ki; memlekette aydın olmak demek çok okumuş olmak demektir. Sefalete ve fakirliğe mahkûm olmak demektir. Bundan sonra eğitimde izlenecek yol her an değişmeyen, belirli çizgisi olan eğitimdir. Bu eğitimden
Sayfa 226·Kitabı okuyor
giriş
Yerli yersiz bilgi yağmuruna tutulan bir dünyada net olmak güç demektir.
Sayfa 13·Kitabı okuyor
Çok açık görünüyor ki, hesap günü Allah’ın karşısına çıkıncaya kadar kimsenin net bir cevabı olmayacak. Allah da merhametiyle bizi cennetine soktuğunda ve bizim de öğretmenimiz olan Allah’a sorma fırsatımız olduğunda, “faydası”nedir?” diye sorduğumuzda o zaman bile yararı olacaktır.
Alıntı
Bilen anlatır, net!..
Malûmatfuruş, dağınık bilgiyi dinleyiciye boca eder ve kendisinin anlaşılmadığını iddia eder. Oysa bilen anlatır. Âlim bilgisini kullanır. Kullanamadığın şey senin değildir.
Sayfa 23 - Tin Yayınları·Kitabı okudu