10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 225. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 22:37
Kabalığı incelemek aslında nasıl toplumları savunmak istediğimizi sormaktır. Öfkenin bazen gerekli olduğunu unutmamalıyız, silkinip apatiden sıyrılmamızı sağlar neticede. Ama adalet, eşitlik ve özgürlük idealleri -insanları toplumsal değişim mücadelesinde birleştiren bu idealler- olmaksızın öfke daha da şiddete kapı aralayabilir. Bu ideallerle beraber şunu da unutmamak gerek: Toplumu bir arada tutan şey, çoğu zaman fark edilmeyen ama birbirimizin varlığını fark edip tanımamızı sağlayan ufak çaplı hareketlerdir, yani hiçbir piyasada kendi başına üretilemeyecek nezaket davranışları.
Hayata Dair
Kabalık ÇağıRenata Salecl · Metis Yayınları · 20263 okunma
Puan vermedi·16 syf.·
2026 84. kitabı
İstediği anda istediği canlıya dönüşebilen kirpi balığı Kiripiri bu özelliği sayesinde pek çok zor ve can sıkıcı durumdan kurtulur. Hatta bir yunusa dönüşerek yüzme yarışını kazanır ve ödül alır. Ama aldığı ödülü hak etmediğini düşünerek her şeyi ailesine itiraf eder ve bu özelliğin büyükbabasında da olduğunu öğrenir. O da büyükbabası gibi bu özelliği kullanmayı bırakır ve zamanla çalışıp çabalayarak pek çok şeyi başarır. Hakkıyla elde ettiği daha küçük bir başarının haksızca elde ettiği daha büyük başarılardan çok daha kıymetli olduğunu anlar. Güzel bir hikâye. Aşırı kısa değil ama resimli kitap için çok kısa da sayılmaz. 4-6 yaş için uygun. 7-8 yaş çocuklar da kendi okuyabilir. Daha büyük yaşlara hitap etmesi zor ama. Üzerine konuşulabilecek çok detay var. Kreşte, anaokulunda çocuklarla okunup uzun uzun konuşulabilir. Böylece çocukların kendilik bilinci kazanması sağlanırken hak etmedikleri bir şeyi elde etme konusundaki eğilimleri hakkında da fikir edinilebilir. Genel olarak beğendim. Resimleri de kötü sayılmaz. Sadece resim üzerindeki yazıların İngilizce olması dikkatimi çekti ve bence hoş değil, kitap Türkçe neticede. Bir de ana karakterin adı Kiripiri, kirpi balığını andırsa da kitabın hitap ettiği yaş grubu için uzun sayılabilir. Daha kısa bir isim daha uygun olabilirdi. Son olarak kitap ismi de konuyu daha iyi yansıtacak şekilde seçilse daha güzel olabilirmiş. Yine de evde ya da okulda çocuk kitaplığına eklenebilecek nitelikte bir kitap, diyebiliriz.
Yarışı Kim KazanacakE. Murat Yığcı · Caretta Çocuk · 20225 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·96 syf.··
2026 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 11:51
1888 yılında yazılmış bir eser.. yaşadığımız yıl ile yazıldığı yıl arasında uyum farkının olması tabii ki kaçınılmaz.. Kitap; kölelik, cariyelik ve esaret üzerinde duruyor.. ana karakterimiz Dilber; Kafkasya’dan henüz dokuz yaşındayken kaçırılan bir kız çocuğu..Dilber kitap boyunca farklı insanlara satılır ve farklı hayatlar yaşar.. yaşadığı şeyleri okurken onun daha 9-10 yaşlarında bir kız çocuğu olduğunu bilmek beni çok üzdü.. Kitap; romantizmden realizme geçiş olarak tanımlanıyor. Ki benim için de gerçekten öyle! Kitabın trajik sonu ile yazar bunu başarmış.. yazar sadece bunları değil toplumu da irdeliyor. Kendisi bir paşa çocuğu olduğu için kölelik karşıtlığı yapması okurlar tarafından yadırgıyor.. eleştirdiği ek bir konuda yarı aydın insanlar.. kendilerini aydın olarak tanımlayan ama kafalarında tek bir fikir bile olmayan insanlar.. Neticede; kitap kısa, öz ve netti. Oldukça üzücüydü ama bu Üzüntünün içi gerçeklerle doluydu..
SergüzeştSamipaşazade Sezai · İş Bankası Kültür Yayınları · 202356,4bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 36. kitabı
Bir şeyin önemini onu kaybetmeden anlayabilen insan sayısı ne yazık ki çok azdır. O nedenle kendinizi ve değerinizi insanlara hatırlatmayı asla ihmal etmeyin. “İnce düşünen insanların en sık yaptığı hata, kişiliği küçük olan insanlara büyük anlamlar yüklemektir.” (Aldous Huxley) ”Olmayacak tam bir vazgeçiş kelimesi. Olmadı ise emek yüklü.” İşte o emeğin adıdır dopamin. Çabaladınız, denediniz ama olmadı. Sorun yok. İstediğiniz sonucu alamamış olsanız bile elinizden geleni yaptığınızı bilmenin verdiği o huzur hissi de ayrı bir dopamin kaynağıdır. Diğer taraftan. Peki ya olursa! Ya bu tarz yaşamayı başarırsanız. İşte o zaman bize her yer dopamin. Şimdiye kadar usul usul kitaplığımda okunmayı bekledi. Niye beklediğini okuduktan sonra daha iyi anladım. Gerçekten bazı kitapların vakti var. Öncelikle dili çok basit değil. Beynin bölgeleriyle ilgili biraz altyapınız olmalı. Kitapta açıklanmış aslında ama belli bir altyapıyla okursanız daha fazla kitaptan istifade edersiniz. Dopamine dair bildiklerimin ötesinde şeyler öğrendim. Mutsuzluk hâli de normaldir; neticede insanız, dediğimiz şeyin daha bilimsel hâli açıklanmış. Kişisel gelişiminize gerçekten katkı sunmak isterseniz alıp okuyabilirsiniz. Merak etmeyin; şans faktörü atlanarak saçma sapan genellemeler, yapamayacağınız tavsiyeler yok bu kitapta. Bilim var. Kitapla kalın. Serkan Karaismailoğlu Kalk Bi Dopamin Demle
1000Kitap
Kalk Bi Dopamin DemleSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 20246,6bin okunma
9/10
·356 syf.··
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 07:40
Her sayfasında tokat yediğim bir kitap...Kitabı alıp okuduğumda esasında pek de iyi gözle bakmamıştım. Neticede "best seller" kitapların esiri olduğumuz dönemde, farklı ve popülerliği az olan kitapları okuma noktasında sancılar çekmekteyiz... Tarihsel kurgu niteliğinde olan bu roman Sultan II.Abdülhamit devrinin "debdebeli" dönemini tarafsız biçimde anlatmakta olup vükela ricalinin ne kadar ihtiraslı hüviyete büründüğünü görmekteyiz. Nitekim ünü az olan kıymetli yazarımızın kullanmış olduğu Türkçenin lezzeti, takdire şayandır. Benim gibi tarihe meraklıysanız kütüphanenizden eksik etmeyeceğiniz güzide bir roman... Romanın ana izleğini oluşturan karakterlerin gerek psikolojik tahlillerini, gerekse dönemin havasını, çok iyi nakleden yazarımız, bana göre anlaşılmamış dimağdır. 2026 yılında bile akteülliğini koruyacak olan bu kitap düşündürücü ve bir o kadar da geleceğe ışık tutan metin...
Sultan Hamid DüşerkenNahid Sırrı Örik · Everest Yayınları · 2022633 okunma
BU KİTABI SAKİNLEŞTİRİCİ ALMADAN OKUMAYIN!!!
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 10:11
Bir insanın hayatını mahveden gerçekten kötü insanlar mıdır, yoksa o kötülüğü gelenek, terbiye, kader ve namus adı altında normalleştiren toplum mu? Peki, çoğu zaman kadınları her anlamda ezen erkekler midir yoksa erkeklerin kurduğu düzeni sorgulamadan kabul edip bu düzeni onlardan daha çok uygulayan kadınlar mı? Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım! Orhan Kemal ’in El Kızı kitabını bitirdim. Kitabı bitirdikten sonra oturup uzun uzun ne hissettiğimi düşündüm. Çünkü ortada garip bir durum vardı. Bir yandan kitabı sevmiştim, bir yandan da içimde eksik kalan bir şeyler vardı… Sanırım bunun en büyük sebebi beklenti. Bazen bir kitabı okumadan önce o kadar çok övgü duyuyoruz ki daha ilk sayfayı açmadan zihnimizde kusursuz bir eser oluşturuyoruz. El Kızı da benim için biraz böyle oldu. O kadar çok övülüyordu ki kitabı elime aldığımda beni derinden sarsacak, uzun süre etkisinden çıkamayacağım, ağlatacak bir hikâye bekliyordum. Çünkü beni tanıyanlar bilir; kadının toplumdaki yeri, uğradığı haksızlıklar, aile baskısı, görmezden gelinen acılar gibi konular beni fazlasıyla etkiler normalde. Çoğu zaman böyle kitapları okurken karakterlerle birlikte üzülür, ağlar ve günlerce etkisinden çıkamam. Ama El Kızı bende farklı bir duygu bıraktı. Üzmekten çok sinirlendirdi. Hem de öyle böyle değil… Bunun en büyük sebebi de hiç kuşkusuz Hacer Hanım’dı… Uzun zamandır bir roman karakterine bu kadar sinirlendiğimi hatırlamıyorum. ( Masumiyet Müzesi Kemal beni böyle çıldırtmıştı en son :)) ) Kadın her konuştuğunda tansiyonum yükseldi desem abartmış olmam. Ama sonra fark ettim ki beni asıl öfkelendiren şey Hacer Hanım’ın kendisi değildi. Çünkü Hacer Hanım sadece bir karakterdi neticede... Asıl öfkelendiğim şey, onun gerçek hayatta bu kadar çok karşılığının olmasıydı. Belki siz de
Edebiyat
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,3bin okunma