Umutlarım gibi yarın sen de kaçarsın yanımdan.
Anlaşılıyor ki" dedim, "bu sözler aklında kalan;
İnsaf bilmez felâketin kovaladığı sahibin
Sana bunları bırakmış, tekrarlıyorsun durmadan.
Umutlarına yakılmış bir ağıt gibi durmadan:
Dedi Kuzgun: "Hiçbir zaman."
Yitirilmiş geçmiş zamanın nostaljisi, nevermore'un.Dönememenin ıstırabı, değişimin yarattığı yıkımın reddi, değişimin yıktığının reddi, yıkıcı zamanın karşısındaki güçsüz öfke, yalnızca akıp gitmiyor zaman: Yok ediyor.
Benim köyüm, benim mahallem, benim sokağım eskiden oldukları gibi değil artık. Onları değiştirdiler, her şeyi kırdılar, beni de birlikte. Bu adsız onlar yapacağını yapan acımasız Zaman'dan başka kim olabilir ve yalnızca kendine özgü zamana boyun eğmek isteyen, değişmeyi seven ama bunu kendiliğinden özgürce yapmak isteyen bu "benlik" hangisi? Bir insani zaman.
Edgar Allan Poe'nun "Nevermore" adlı şiirindeki aynı adı taşıyan Kuzgun şöyle der: "Birinin öldüğünü anlamak için onun bir daha asla geri dönmeyeceğini, yüzünü bir daha asla görmeyeceğinizi, sesini bir daha asla duymayacağınızı, en azından bu varoluş düzleminde bir daha asla birlikte olamayacağınızı anlamanız gerek."
Her şey planladığım gibi gitti.
Sonunda sevgili, kuzguna kaybettiği kızı bulup bu lamayacağını sormakta, bunun karşılığında “nevermore” gibi bir cevap almaktaydı. Bu da normal olarak hikâyenin burada noktalandığını gösteriyordu.