"neyse ki evde beni bekleyen, benim yokluğumda, ben evde değilken ışıkları söndürebilecek biri yoktu.
Kimsede anahtarım yoktu ve o evde hiçbir zaman beni bekleyen biri yoktu."
Her neyse beni ilgilendirmiyor zaten, ben yalnızca bir milleti miadı dolmuş bir tarzda yöneten, yirmi milyon insanın
kaderlerine hükmeden bu kişilerin davranışları ile ilgileniyorum.
“Gerçekten sevmek, birini her neyse tam da öyle kabullenmek, başka türlüsünü hayal bile etmemek değil mi? Onu, daha iyisini, eksiksizini düşlemeden bağrına basma yetisi. Olduğu gibi.”