Puan vermedi·184 syf.··
2026 96. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 09:10
Eskiler kemâle erme sürecini kısaca füsûn, cünûn ve sükûn olarak formüle ederlermiş. Yani önce etkilenir insan, sonra bu etkiyle sahip olduğu aklı terk eder/değiştirir...son olarak Yeşilçam filmlerinden bildiğimiz deliliğin ardından gelen sessizlik. Kemal'in sonu suskunluk/sessizliktir. Çünkü kemal'de her şey yerli yerindedir... yerini bulmuştur, arayışın sesleri kesilmiştir... Baş karakterimiz Füsun sanırım böyle bir güzergâhın koşucusu olarak bu isimle hikayeye konu olmuş. Kitabın gelişme bölümünde ibn Arabi ve Mevlana'dan bunca dem vurulması sanırım bu düşüncemi destekliyor. Nereden nereye'si bu idi kitabın. İntihara giderken Meryem ile karşılaşır Efsun. Meryem bir oğul sahibi. Çocuğun adı Ali. (Neredeyse İsa olacakmış diye düşünmedim değil. Her iki isim de üç harfli ve a-i harflerini içeriyor) Yeni bir hayata tutunur Efsun bu karşılaşmanın ardından. Ali'ye kısmî annelik yapar. Çok sevdiği eski erkek arkadaşından ayrılır. Yeni yaralar edinir kendine ve ilk olarak 'terk etme'yi hedefler. İlk yerli eski sevgilisine dairdir. Sonra işi. Sonra evi... Katmanlarına ayırarak okunduğunda derinleştirilebilecek bir kitap olduğunu hissettim ben. Tasavvuf çerçevesinde okunursa daha bir lezzet alabileceğini düşünüyorum okuyucunun. Diger yandan dikkat çekici bir karakter kurgulamayi başarmış yazar. Çok konuşan, çok düşünen ve çok hisseden bir karakter. Biraz uç boyutlarda olmuş sanki. Ahmet Mithat efendi gibi kitapta didaktik yerleştirmeler çoktu ki yazar da aynen yazmış bunu kitaba. Bir özeleştiri olarak okudum bunu. Çok uzadı. Buralarda bu kadar uzun yazılar okunmuyor. Bu kitap okunsun bence. Ama doğru ana fikri vermedik. Feminizm nedir? Niçin karşı çıkmalı?
SağanakManolya Gürocak · İz Yayıncılık · 202025 okunma
Bir kuşu özgür olduğuna inandırmak…
Puan vermedi·96 syf.·
2026 44. kitabı
"Jon, sen sürüden dışlanmış birisin. Niçin şimdi o martılardan herhangi birinin seni dinleyeceğini düsünüyorsun? Doğru olan bir atasözünü sen de biliyorsun: En yüksekten uçan martı, en uzağı görendir. Geldiğin yerdeki martılar sahilde pinekleyen, acı acı bağırıp kendi aralarında dönüşen martılar. Onlar, cennetten bin mil uzaktalar ve sen onlara, bulundukları yerden cenneti gösterebileceğini söylüyorsun. Jon, onlar kanatlarının ucunu bile göremezler! Burada kal ve senin öğreteceklerini anlayabilecek yeterlilikteki yeni martılara yardımcı ol." Sanırım benim konuya giriş şeklimde genelde bu oluyor, olayları değil de alt bilincine bakmak isteyen herkes için can alıcı giriş bu. Evet, şu konuda anlaşabiliriz bence: -Kurtulmak istemeyen kimseyi kurtaramıyoruz. Bunu kabullenmek bir şekilde oluyor ama kabullenemediğimiz kısım genelde nasıl göremezler oluyor. Göremezler çünkü zihnen bulundukları yer o noktaya çok uzak. Martı Jonathan Livingston Kiraz Ağacı serisininde o kadar çok alt metin olarak geçti ki meraktan okumaya karar verdim. İyi ki de okumuşum. Günümüzde bireyin sınırlarını, toplumu ve yönetim şekillerini, inancın nasıl şekillendirildiğini martılar üzerinden çok güzel anlatmış pek çok cümlenin altı çizildi. Pek çok açıdan hak verildi. Sonuç olarak ise alınacak çok ders var.. “Bir kuşu özgür olduğuna ikna edebilmek niye dünyanın en zor işi?” —Çok çarpıcı bir bakış açısı. Evet zihnimizin sınırları bazen o kadar belirğin ki gözümüzün önündekini göremiyoruz. “Kin, nefret ve düşmanlığı sevmekten söz etmiyorum ben. Gerçek martıları, onların her birinin içindeki güzellikleri görmeye çalışmalı, bunu onların da görmesine yardımcı olmalısın. Sevgiden kastettiğim sey bu benim. Bu işin sırrını çözdün mü, gerçekten sevebilirsin.” —Peki biz gerçekten sevmeyi biliyor muyuz yoksa ilk kusurda ilk
1000Kitap
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,1bin okunma
Reklam
10/10
·280 syf.··
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 18:27
Öncelikle çevirmen Muhsin Kızılkaya'nın eline emeğine sağlık. Her ne kadar Kürtçe dilinin zenginliğini bilsek de özellikle Mehmed Uzun'un dili, betimlemeleri kitabı bir solukta okumaya değer kılıyor. Çeviri kitap olduğunu önsözden bildiğim için orjinalini mi okusam dedim lakin kürtçemin yeterli gelmeyeceğinin de bir o kadar farkındayım maalesef. Dilimize hakim olanlar kesinlikle orjinalini okumalı. Nasip olursa okuyacağım bende. Roman Memduh Selim Bey'in hayatını, aşkını ve vatan sevgisini ele almış. Çerkez kadına olan aşkı, onsuz geçen yıllarını, Agiri yıllarını, İhsan Nuri Paşa ile olan anılarına da yer yer verilmiş. Memduh Selim Bey'in bıraktığı ufak notla bitirmek istiyorum. "Kürtler dünya yüzünde Niçin her şeyden mahrum? Her şeye niçin oldular mahkum?"
Kurdî
Yitik Bir Aşkın GölgesindeMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20207,6bin okunma
8/10
·584 syf.··
Beğendi
·
2026 71. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 22:13
KIZIL KARMA-JEAN-CHRISTOPHE GRANGE,584 sayfa, Roman,1968 Mayıs'ındaki Paris öğrenci ayaklanmalarının gölgesinde başlar ve Hindistan'ın karanlık, mistik atmosferine uzanan bir dizi ritüelistik cinayeti konu alır. Gezi olaylarına benzeyen çatışmalarla 1968 Mayıs’ındaki Paris öğrenci ayaklanmalarının gölgesinde başlayan, sokak aralarına,caddelerine taşınan olaylar ,korkunç bir şekilde işlenen iki cinayet ve Hindistan’ın gizemli,karanlık, topraklarına,mistik atmosferine uzanan bir dizi ritüeli andıran cinayetleri konu alıyor kitap…tabiri caizse sürek avı…Katil durmuyor…Neden ve niçin öldürüyor?Cinayetlerinde kurbanlarına uyguladığı işkence bir ritüel mi?Hint felsefesi,budizm ve tüm o mezheplerle ne ilgisi var?… Yıl 1968… Paris sokakları alev alev… çatışmalar,gösteriler,sağ sol olayları … Ve bu karmaşa içinde korkunç bir şekilde işlenen bir cinayet…sanki bir ritüel uygulanmış gibi…Paris'te vücudu yoga pozisyonuna sokulmuş ve organları çıkarılmış genç bir kadının vahşice öldürülmesiyle soruşturma başlar. Polis dedektifi Jean-Louis Mersch, maktulün arkadaşları Hervé (aynı zamanda polisin aynı anne ,farklı babadan kardeşi) ve Nicole, ardı arkası kesilmeyen cinayetleri çözmek için bir araya gelir.Aynı ritüelle bir başka kadın arkadaşları daha öldürülünce,katilin sıradaki kurbanının kendilerinden biri olduğunu anlarlar ve bu cinayetlerin Hindistan’la bağlantılı olduğunu fark ettiklerinde Kalküta’dan Varanasi’ye uzanan bir maceraya atılırlar. Onları Hindistan’ın karanlık ve gizemli yüzü,mezhepler,tarikatlar, muson yağmurları, Hinduizm, Doğu mistisizmi, Sadhular, tantrik ritüeller ve daha pek çok olaylar beklemektedir… Hikaye sadece bir cinayet romanı değil;Grange ,aynı zamanda 68 döneminin siyasi atmosferini,gençlik hareketlerini
Kızıl KarmaJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20241,426 okunma
Puan vermedi·599 syf.··
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 10:33
Bazı kitapların ilk cümleleri, bazı kitapların son cümleleri meşhurdur. Sanırım az sayıda ilk ve son cümlesi meşhur kitaplar vardır. Bu kitaplardan birisi de Nutuk’tur. Samsun’a çıkış ve Gençliğe Hitabe benim için önemli. Nutuk okumadan önce o döneme ilişkin, anı, hatırat, biyografi, roman vb. eserler okumuştum, haliyle konulara vakıftım. Bu nedenle okumamda anlatılan konulara yabancılık çekmedim. Kitapta Atatürk’ün dehası ve silah arkadaşlarının çalışkanlığı ön plana çıkıyor. Kitabın bazı kısımlarında silah arkadaşlarının siyasi amaçlar uğruna ters düşüşlerine de yer verilmiş, Kazım Karabekir, Refet, Rauf Orbay, Nurettin, Ali İhsan Sabis gibi paşalar ve Rıza Nur, Kara Vasıf vb. gibi siyasi kişilerin muhalefeti yer verilmiş, haksız oldukları yerler anlatılmış. Kazım Karabekir dışındakileri açıkçası pek tutmuyorum ama Kazım Karabekir’in anılarını da okumak lazım. Her ne olursa olsun, Atatürk’ün ulusu toplaması ve liderliği takdire şayandır. Bugünlerde dış mihraklar, içerideki bazı aldanmışlara Osmanlı hayali kurduruyor. Atatürk geçmişten onlara bu kitap vasıtasıyla cevap veriyor. Saltanat ve hilafetin niçin kaldırıldığını öğrenenler, zaten böyle temelsiz hayaller içine girmez. Osmanlı bizimdir ancak geçmişte kalmıştır. Kitabı herkese öneririm
NutukMustafa Kemal Atatürk · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202334,4bin okunma
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 77. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Herkese selamlar Bugun size lezzetli mi lezzetli bir kitap olan #hayatintarifleri yorumu ile geldim. Kısacık ama sanki dunyalari içine sigdirmis kadar dolu bir kitapti. Ama kitapta beni en cok şaşırtan ve şapka çıkarmama neden olan durum yazarin kaleminin basarisiydi. Sevgili @acelyaakkoyun un bu kadar harika bir kalemi oldugunu yeni öğrenmiş olmaktan hicap duyuyorum. Tek kelimeyle bayıldım Kadinlari anlatan kitabimin ana karakteri Mumtena'ydi ama sanki ben kendimi okudum. Mumtena ile o kadar hayatın içinden kadinlarin evine konuk oldum ki, her okudugum hikayede ya bir tanıdığa rast geldim ya da kendimi gördüm. Ustelik kırk yil dusunsem yemeklerin birer hikayesi oldugunu da bilmezdim. Belki vardir ama ben bu kitap sayesinde öğrendim. Kitap biraz içsel yolculuk, biraz kişisel gelişim ve hatta biraz da dram iceriyordu. Bu nedenle neresinden bakarsaniz kitabi o sekilde değerlendirmeye almak mümkündü. Mesela ben artik yemeklerin hikayeleri ile yaptigim her yemeği o gün nicin seçtiğimi dusunur oldum. Bir yandan da o yemeğin hayatimiza kattiklarini merak ettim. Mis gibi bir anlatim ile ve betimlemenin tasvirlerle buluştuğu, asla yormayan, betimleme iste boyle yapılmalı dedigim cok severek okudugum bir kitap oldu. Kesinlikle ama kesinlikle herkese tavsiyemdir. Alin okuyun ama tek handikapi ac karnına okunmamasi gerektiği #kitapönerisi #kitapyorum #bookpost #bookannotations Hayatın Tarifleri Açelya Akkoyun
Hayatın TarifleriAçelya Akkoyun · Yediveren Yayınları · 20261 okunma
Reklam
Reklam