“Bazen düşünürüm, ne kadar garip mahluklarız? Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?”
"On bir yaşımda verdiğim bütün mücadeleleri bilirdi. Bakılıp büyütülsün diye oğlu olmayan bir zenginin yanına verilmiş yoksul bir çocuğun öyküsüydü bu. Güneşin, özgürlüğün, yaramazlıkların efendisi bir sokak çocuğunun yeni bir ailenin içinde yersiz yurtsuz kalmasının, bir daha geri gelmemek üzere kayboluşunun, görmezden gelinmesinin, unutulmasının öyküsü."
Bütün bu olanlar bitenler şaşırtıyordu onu. Bu insanlar, ne insanlar böyle? Faydalarının dışında gözleri dünyayı görmüyor. Görmüyor değil, bir kuruş için bir insana kıyabiliyorlar.