Modernlik bir bakıma "babanın ölümü"dür. Gökteki babanın, tahttaki babanın, nihayet evdeki babanın.
Nihayet insanlık da öldü.Haber aldığımıza göre, uzun zamandır amansız bir hastalıkla pençeleşen insanlık,dün hayata gözlerini yummuştur.
Sayfa 255·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsan ihtiyariden sakınılmaza doğru adım adım ve çok mantıki bir yürüyüşle gidiyor. Başta yüzde yüz hürsün; ikinci adımda bu hürriyet bir parça azalıyor, üçüncü, dördüncü adımda biraz daha . . . sonra biraz daha azalıyor, ve nihayet ister istemez yürüyeceğin tek bir yol kalıyor, iradenin şiddetli bir aksülameliyle dönersen ne ala . . .
Sayfa 61 - Dergah Yayınları 10. Baskı Haziran 2023·Kitabı okuyor
İnternet üzerinden kurulan iletişimde, insan kendisini sa­ dece istediği yönüyle tanıtabilir. Geri kalam bu esnada ka­ ranlıkta kalır. Hatta inan kendisini yeniden icat bile edebilir. Birçok internet bağımlısı, bunu "aldatma" olarak bile gör­ mez. Tam aksine, internette nihayet kendilerini aslında ol­ dukları gibi ya da hiç olmazsa olmayı istedikleri gibi göste­rebildikleri duygusuna kapılırlar.
"Hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz bir çare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz. "
Sayfa 250·Kitabı okudu
Alıntı
Türkiye nedir? O her zaman birileri tarafından aranan bir şeydi. Ne olduğunu henüz bilmeden sevenler tarafından, ne olduğunu en başından sezip de sevmeyenler tarafından, ne olduğunu henüz bilmeden sevmeyenler ve ne olduğunu en başından sezip de sevenler tarafından. Ona ait olanlar, ona yaslananlar, ona tapanlar tarafından. Ona itiraz edenler, onunla kavga edenler, onu aşmak isteyenler tarafından. Ona inananlar ve inanmayanlar tarafından. Ona rağmen ve onun için aradılar. Pek çokları aradı onu. Kimileri onu ararken kendini buldu. Kimileri onu ararken kayboldu. Kimse yola çıkarken olduğu halde kalmadı. Mazlumlar zalim, âşıklar hain, mücahitler müteahhit ve gariban galip oldu. Hayaller hüsran, hayatlar berbat oldu. Türkiye beklendiği gibi kendi şartları içinde yürüyüp kendisi oldu ama görüldü ki bu olduğu şey pek sevimli bir şey değildir. Evet bir Türkiye doğdu ama sanki daha doğar doğmaz, büyüyüp gelişemeden, serpilip olgunlaşamadan birdenbire yaşlandı. Bir bebeğin sırasıyla çocukluğa, gençlikten yetişkinliğe, olgunluğa ve nihayet ihtiyarlığa geçişi değil, aniden ihtiyarlamasıydı bu; aşırı duygusallıktan bir gecede saçları ağaran film karakterleri gibi. Duygu patlamaları yaşayan bir sınırda kişilik, bir ihtiyar bebek, tarihin bir anomalisi.
Sayfa 19
Alıntı