Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Nisâ Suresi, 123. Ayet
Ne sizin kuruntularınız, ne de kitap ehlinin kuruntuları belirleyici değildir! Kötülük yapan kim olursa olsun, kötülüğünün cezasını çeker. O kimse Allah'tan başka ne dost ne de yardımcı bulamaz.
Nisa suresi 123. ayetin tefsirinden
"Uğruna çekilen sıkıntı ve çile ölçüsünde yüksek şeyler elde edilir. Kim izzet isterse geceleri uykusuz kalır (amel, ibadet yapar). Sen hem izzet istiyorsun hem de gece boyunca uyuyorsun. Böyle izzet ve yücelik elde edilmez. İnciye ulaşmak isteyen kimse denize dalar."
Sayfa 532 - Semerkand yayınlarıKitabı okudu
Reklam
Nisa Suresi'nden 123 ve 124'üncü ayetler.
123. Cennet ne sizin kuruntularınızla, ne de önceki çağlarda kitap verilenle­rin kuruntularıyla kazanılacak bir yer değildir. Kim bir kötülük yaparsa ceza­sını çeker ve Allah'tan başka da ne bir yâr, ne de bir yardımcı bulabilir. 124. Erkek olsun kadın olsun, kim inanmış olarak iyilik, güzellik ve doğ­ruluk için çalışırsa, işte bunlar cennete girerler ve zerrece hakları yenmez.
Sayfa 894 - İnşa Yayınları: 10, Onuncu Baskı Kasım 2018, [ISBN 978-605-88003-0-4]Kitabı okudu
Sübhanallah
“Gerçek ne sizin boş temennileriniz ne de Ehli kitabın asılsız kuruntularına bağlıdır. Gerçek şudur ki; kim kötülük yaparsa onun cezasını görecek ve Allah’tan başka da ne bir dost bulabilecek ne de bir yardımcı.” Nisa Suresi/123
CENNET CENNET DEDİKLERİ..
Erkek veya kadın olsun her kim mümin olur da iyi işler yaparsa, Cennete girerler ve zerre kadar gadre uğramazlar. (Nisa Suresi, 123. ayet) Ne var ki, cennet mekânının düzenlenişi bu "eşitliği” yadsıyacak niteliktedir, zaman zaman içinde yaşadığı toplumun sınırlarının ötesine geçebilen Muhammed'in düşüncesinin ütopyacı niteliği bu noktada, ister istemez, kendisinin de bir parçası olduğu ataerkil Arap toplumunun "erkek fantazileri" tarafından reel alana çekilir: Cennet, yalnızca erkek müminlerin doyuma ulaşmalarını sağlayacak koşulların hüküm sürdüğü bir mekân olarak betimlenir: Orada bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş (öyle) kadınlar vardır ki, bunlardan önce kendilerine ne bir insan ne bir cin dokunmuştur... sanki onlar yakut ve mercan gibidirler... [...] Orada, huyları güzel, yüzleri güzel kadınlar vardır... Otağlar içinde korunmuş huri-kadınlar... Bunlardan önce kendilerine ne bir insan ne bir cin dokunmuştur. (Rahman Suresi, 46-78. ayetler; Ali Bulaç çevirisi)
Sayfa 185
ÜMNİYE
ŞEYTANIN KULLANDIGI EN YIKICI OYUN: ÜMNİYE Kur'an bize bildiriyor ki, şeytan, insanları saptırmada temel araç olarak ümniyeyi kullanacaktır. Ümniyenin anlamlarından biri de ne dediğini anlamadan okumaktır. Şeytan, insanı nasıl saptıracağını, hem de Cenabı Hakk'ın huzurunda ifadeye koyarken şöyle konuşuyor: "Yemin olsun, onları mutlaka saptıracağım, kuruntulara/hurafelere/anlamını bilmeden okumaya iteceğim ... " (Nisa, 119) Şeytana yaptırılan bu konuşma, anlamını bilmeden okumanın bir şeytancılık, şeytana teslimiyet olduğunu göstermekte ve böyle bir teslimiyeti sapıklık olarak nitelemektedir. Anlamadan okumanın bir şeytancılık olduğunu biz, 'Kur'an Açısından Şeytancılık' adlı eserimizde genişçe açıkladık. Şeytancılığın en büyük silahlarından biri de ümniyedir. Kur'an bu kavramı, kitap kavramına karşı bir olumsuzluğu ifade için kullanmaktadır. Karşıtlık şöyle verilmektedir: Kitabı bilmezler, sadece emani bilirler ... (Bakara, 78) Ehlikitap dediğimiz Yahudi ve Hristiyanlarla müslüman kitlelerin emanisinden şikayet edilmekte, sorunların bu emanilerin hiçbirisiyle çözülemeyeceği belirtilmektedir. Çözüm, kitap-bilgi ve eylem ile olacaktır. (Nisa, 123) Unutmayalım ki, şeytanın tarih içindeki en büyük saltanat dönemi olan engizisyon devrinin temel özelliklerinden biri de İncil'in, halkın bildiği dillere tercümesinin yasaklanmasıdır. Yani engizisyon, bizzat Kur'an'ın tanıklığıyla, bir 'anlamadan okuma musibeti' olarak da kayda geçirilmelidir.
Sayfa 139Kitabı okudu
23 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.